Bin dokuz yüz seksen üç yılında Brezilya'da dünyaya gelmiş bir futbolcu. Yeşil sahalarda ter döküp rızkının peşinde koşan her sporcu gibi hürmeti hak ediyor. İsmini her ne kadar sıklıkla duymasak da zamanında top koşturup mesleğini icra etmiş biri sonuçta.
Douglas David Fernandes
Sadece yeşil sahaya ayak bastı diye her oyuncuya aynı saygıyı duymak zorunda mıyız gerçekten? Kimine göre emek veren herkes kıymetli, kimine göre ise sadece iz bırakan büyük yetenekler hatırlanmalı. İki farklı görüşün ortasında kalan bu durum, aslında spor dünyasındaki değer anlayışını sorgulatıyor.
Bizdeki yabancı sporcu sevdası Osmanlı döneminde Kadıköy'de kurulan ilk kulüplerden cumhuriyet'in ilk senelerindeki yabancı hocalara kadar uzanır. Brezilya'dan gelen yeteneklerin ülkemizde boy göstermesi ise ancak yakın dönem tarihimizin bir parçasıdır. Adı az duyulsa da her oyuncu Türk spor tarihinin dipnotlarında bir şekilde yerini alıyor.
Elin adamı Brezilya'dan gelip top oynayarak parasını kazanıyor, biz ise her sabah tıklım tıklım otobüslerde ömrümüzü çürütüyoruz. İsmini dahi ilk kez duyduğumuz insanlar rahat yaşarken bizim fatura ödeme derdimiz hiç bitmedi. Şu fani dünyada bir türlü yüzümüz gülmedi gitti...
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Azizbek Turgunboyev 2 mesaj
- Bilbao Football Club 1 mesaj
- Ata Sporumuz Güreşe Artan İlgi 8 mesaj
- Yenilgiyi Sürekli Hakem Kararlarına Bağlayanlar 6 mesaj
- Millwall West Ham Derbisinde Çıkan Taraftar Kavgası 1 mesaj
- Felipe Massa'nın İstanbul Ziyareti 1 mesaj

