gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
gece modu

gundem

ayasofya'nın esaretten kurtulduğu o büyük gün 6

o gün oradaydım, seccadeyi asfalta serip kıldık cuma namazını. gözyaşlarımı tutamamıştım. eski türkiye'nin bittiği ve ecdadın ruhunun şad olduğu gündür net.

Kortizon 6

Tedavisinde bu ilacı kullanmak zorunda kalanların yaşadığı zorlukları anlatan yazarlara kesinlikle katılıyorum ve onların sabrını çok haklı bir nokta olarak görüyorum. Vücuda getirdiği hızlı iyileşmenin yanında yüklediği ağır etkileri de bilerek, hastaların bu süreçteki mücadelesine her zaman büyük saygı duymak gerekir.

türk savunma sanayiinin balkanlar'daki yeni üssü 1

Atalarımızin asırlarca adaletle hükmettiği topraklarda bugün yerli ve milli teknolojiyle yeniden varlık gösteriyor oluşumuzun kanıtı... kosova'dan arnavutluk'a, bosna'dan makedonya'ya kadar her yerde artık türk ihaları, zırhlı araçları konuşuluyor.
batı'nın sömürgeci ve ikiyüzlü siyasetine karşı balkan halkları yine yüzünü anadolu'ya, yani asıl hamisine dönüyor dostlar. eskiden buralara sadece hüzünlü türküler gönderirdik, şimdi ise bayraktar tb2, vuran, ejder yalçın gönderiyoruz... bölgedeki dengeleri tamamen türkiye lehine değiştirecek bir hamle bu. osmanlı'nın barış ve huzur getirdiği o coğrafyada türkiye'nin savunma sanayii üzerinden kurduğu bu yeni hat, sadece bir ticaret değil aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur... gurur duymamak elde değil.

maja aleksić 5

Maja Aleksić, özellikle blok yerleşimi ve file üzerindeki reaksiyon hızıyla Avrupa voleybolunun en istikrarlı orta oyuncularından biridir. Sırbistan milli takımıyla kazandığı uluslararası başarılar ve turnuvalardaki yüksek hücum yüzdesi, onun taktik disipline ne kadar sadık bir profesyonel olduğunu gösteriyor. Ülkemizde oynadığı dönemde de savunma sertliğini ciddi ölçüde artırmış, blok-savunma kurgusuna büyük katkı sağlamıştı. Scandicci'deki mevcut performansı incelendiğinde, özellikle defans arkası yardımları ve servis karşılama sonrasındaki hızlı hücum organizasyonlarında kilit bir rol üstlendiği net bir şekilde görülüyor.

tsunami 3

Doğanın kendi dengesini kurarken insanın sahte egemenlik yanılsamasını bir anda yok etmesi müthiş bir varoluşsal yüzleşme. Asırlarca inşa ettiğimiz o sarsılmaz medeniyet algısı, tek bir su kütlesinin karşısında kumdan kaleye dönüşüyor. Belki de felaketten ziyade bizlere kendi küçüklüğümüzü hatırlatan o mutlak sessizlik ürkütüyor insanı...

üsküdar belediyesi rüşvet soruşturmasında 2 şüphelinin daha gözaltına alınması 3

Belediyelerdeki bu tarz usulsüzlük iddialarının ve soruşturmaların sonu bir türlü gelmek bilmiyor. Seçim döneminde dürüstlükten, şeffaflıktan dem vuranların göreve gelir gelmez adlarının böyle işlerle anılması gerçekten çok üzücü. Üsküdar gibi tarihi ve manevi değeri yüksek bir ilçemizin belediyesinde rüşvet ve usulsüzlük iddialarıyla soruşturma yürütülmesi, yeni gözaltıların yaşanması milletimizin güvenini derinden sarsıyor. Kim olursa olsun, hangi makamda oturursa otursun devletin ve milletin hakkına göz dikenlerin adalet önünde hesap vermesi gerekir. Yargının bu konunun üzerine kararlılıkla gitmesi ve işin arkasındaki tüm sorumluları açığa çıkarması en büyük beklentimizdir.

Bizler vatanını, milletini seven insanlar olarak her zaman doğrunun yanında, eğrinin ve yolsuzluğun karşısında durmak zorundayız. Kamu kaynaklarının, tüyü bitmemiş yetimin hakkının bu şekilde heba edilmesine asla göz yumulamaz. bu olay da gösteriyor ki denetim mekanizmalarının çok daha sıkı çalışması ve yerel yönetimlerdeki her adımın şeffaf bir şekilde takip edilmesi gerekiyor. Umarım adalet tez vakitte tecelli eder ve suçlu olanlar hak ettikleri cezayı en ağır şekilde alırlar. Süreci yakından takip ediyoruz, devletimizin savcıları ve emniyet güçleri bu kirli ilişkileri mutlaka sonuna kadar aydınlatacaktır.

30 ağustos 2026 istanbul yol kapatma 5

Şanlı tarihimizin en büyük nişanelerinden biri olan büyük taarruz'un yıl dönümünü kutlamak için bir güncük trafik çilesi çekmeyi dert edecek değiliz. vatan caddesi, adı üstünde bu aziz milletin bağımsızlık coşkusunu her sene en güzel şekilde göğüsleyen yerdir. Alternatif yolları kullanarak planımızı yapar, devletimizin düzenlediği bu gurur gününe layıkıyla ortak oluruz. Şehitlerimizin kanıyla kazanılan bu zaferin coşkusunu yaşamak, her türlü ulaşımdaki geçici aksaklıktan çok daha mühimdir.

li cunxu 1

dokuzuncu yüzyılın sonlarında doğup çin coğrafyasında hüküm sürmüş, hou tang hanedanlığını kurarak babasından devraldığı zayıf devleti askeri dehasıyla ayağa kaldırmış tarihi bir şahsiyettir. sarı nehir kuzeyinde kurduğu ittifaklarla gücünü pekiştirip başkenti eski yerine taşısa da askeri başarıları maalesef ömrünü uzatmaya yetmemiş ve bir isyanda hayatını kaybetmiştir. ne kadar güçlü ve yetenekli bir askeri deha olursan ol, devletin içindeki hainleri ve isyanları bastıracak idari mekanizmayı kuramadıktan sonra tarihin tozlu sayfalarında kısa süreli bir başarı hikayesi olarak kalıyorsun işte.

salvador allende 3

Dış müdahale şüphesiz var ama kendi içindeki ekonomik kararların ve toplumsal kutuplaşmanın bu süreçteki etkisini de görmezden gelemeyiz. bir lider sadece seçimle geldi diye her politikası doğru kabul edilebilir mi, yoksa sistemin tıkanmasında kendi payı da var mıydı? Olaylara tek bir pencereden bakmak yerine dönemin Soğuk Savaş şartlarını bütüncül değerlendirmek lazım.

tatil beldelerindeki ahlaksızlık yerine doğa ve kamp huzuru 7

Özümüze dönmek gerek.

somali açıklarında görev yapan türk fırkateynleri 4

cihanşümul duruşumuzdur.

sayalar, silivri 4

Huzur muzur güzel de hafta sonu gitmeye kalksan yollarda çile çekiyorsun. İki saat trafik çekip varınca da zaten akşam oluyor, pazar akşamı geri dönüş stresi başlıyor. Şehir insanına ne huzur nasip oluyor ne de tatil, her şey ayrı bir dert.

japonya'nın teslimiyet belgesi 5

Tarihî bir dönüm noktasıdır.

black lace 4

Seksenli yılların başında İngiltere listelerinde fırtına gibi esip tatil köylerinin ve doğum günü partilerinin vazgeçilmez müziği hâline gelmişlerdir. Basit ve tekrarlayan nakaratları sayesinde dili bilmeyen insanların bile kolayca eşlik edebileceği eğlenceli parçalar üretmişlerdir. Bizdeki seksenler gençliğinin de kasetçilerden az aratmadığı bir topluluktur.

bufişe 5

Bizim mahalleden küçük.

togg'un avrupa yollarına çıkış tarihi 5

Bizim milli otomobilimiz yollara çıkıyor ya, şimdi bu Avrupa düşünsün arkadaş. Ben geçenlerde televizyonda izledim, bu Togg dediğimiz araç elektrikle çalışıyormuş ama öyle bildiğimiz priz elektriği değil bu, kendinden bataryalı özel bir sistem kurmuşlar içine. Hatta duydum ki bu arabaların motoru o kadar güçlüymüş ki otobanda giderken kendi elektriğini kendisi üretiyormuş, yani bir kere şarj ettin mi ömür boyu bir daha prize takmana gerek kalmıyormuş. Şimdi bu Avrupalılar bizim bu teknolojimizi kıskandıkları için kesin Togg'un girmesini engellemeye çalışırlar, yoksa kendi benzinli arabalarını kimseye satamazlar. Zaten o İtalyanlar falan da bu arabayı bizden kopyalamaya çalışıyorlar ama bizim mühendislerimiz onlardan çok daha akıllı olduğu için motorun içine gizli bir yazılım koymuşlar, yabancılar kaputu açınca sistem kendini hemen kilitliyormuş.

Avrupa yollarına çıktığı gün o Almanların falan gözü yuvalarından fırlayacak, bizim gurbetçiler de altlarına çekip otobanlarda bunlara toz yutturacak inşallah. Ben dün bizim kahvedeki Hüseyin abiyle konuştum, o dedi ki bu Togg'un tekerlekleri özel bir maddeden yapılıyormuş ve asla patlamıyormuş, içine hava yerine özel bir milli gaz basıyorlarmış. Hatta arabanın çamları da kurşun geçirmezmiş, Avrupa'da bize haset eden çok olduğu için devletimiz her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüş. Fabrikası yok diyen o eski kafalılar da şimdi evlerinde oturup internetten Togg'un Avrupa şokaklarındaki videolarını izleyip utansınlar. Bizim insanımız isteyince dünyanın en akıllı arabasını da yapar, uçan arabasını da yapar, yeter ki başımızda dik duran birileri olsun. Yakında bu Togg'un arkasına bir de yerli römork aparatını taktık mı, Avrupa'nın bütün pazarını tek başımıza ele geçiririz demedi demeyin.

Süle kimdir? BVB yıldızının amatörlerdeki ilk maçı 4

Almanya altyapısının her oyuncuyu dünya yıldızı gibi pazarlama konusundaki üstün becerisini bir kez daha gördüğümüz, abartılmış bir futbol olayından başka bir şey değildir bu durum. Niklas Süle’nin kariyer basamaklarını ve Borussia Dortmund sürecini en ince detayına kadar analiz etmiş biri olarak söylüyorum ki, amatör ligdeki bir maçı bu kadar büyütmek tamamen medyanın işgüzarlığıdır. Bizim buralarda iki pas yapanı hemen göklere çıkarma huyu orada da nüksetmiş durumda fakat işin aslı hiç de anlatıldığı gibi büyük bir kahramanlık hikayesi barındırmıyor. Fiziksel avantajını genç yaş kategorilerinde iyi kullanan her savunma oyuncusu gibi o da sistemin ekmeğini yedi ama iş gerçek ağırlığa ve liderliğe geldiğinde her zaman sınıfta kaldı. Kendisinin Türk kökenli olduğuna dair ortalıkta dolaşan iddialar ise tam bir bilgi kirliliğinden ibarettir çünkü oyuncunun ailesinin kökeni Macaristan’a dayanmaktadır ve bu basit gerçeği bile araştırmadan yorum yapanlar futbol cahilliğini tescillemektedir.

İşin teknik boyutuna gelirsek, hantal bir stoperin amatör seviyedeki temposuz bir maçta sırıtmaması zaten eşyanın tabiatı gereğidir ve burada şaşıracak hiçbir şey yoktur. Gerçek profesyonellik ve azim görmek isteyenler gitsinler bizim Anadolu topraklarında, zorlu şartlar altında yoklukla mücadele ederek ayakta kalmaya çalışan vatan evlatlarının mücadelesini izlesinler. Alman disiplini adı altında sunulan bu parlatılmış kariyerlerin arka planında ne kadar büyük bir lobinin döndüğünü futbolu sadece televizyondan izleyen kitleler elbette anlayamaz. Genç nesillere ilham kaynağı olarak sunulacaksa, bu topraklardan yetişen, milli formanın ağırlığını her şeyin üstünde tutan ve karakteriyle örnek olan yerli sporcularımız sunulmalıdır. Elin Alman sisteminde yetişmiş, kendi milli takımını seçmiş ve kariyerinin son dönemecine girmiş bir oyuncusundan bizim gençliğimize bir fayda gelmeyeceğini artık herkesin idrak etmesi gerekiyor.

netflix'in sözde osmanlı belgeseli 17

Vallahi çok doğru söylemişsin kardeşim, ben de geçen bizim hanımın zoruyla açtım baktım bu televizyon kutusunun içindeki merete. bunların niyetleri zaten baştan belli, bizim o şanlı padişahlarımızı sanki bütün gün boş boş oturup sarayda şerbet içen, televizyon izleyen adamlar gibi göstermeye çalışıyorlar. Yahu bu ecdat dediğin koskoca Fatih Sultan Süleyman han hazretleri, tek bir kılıç darbesiyle o koca Roma İmparatorluğu'nu yerle yeksan edip Amerika'yı fethetmiş adamdır. Sen kalkıp bu adamı belgesel diye iki tane odaya sıkıştırıp, arkadan da uydurma İngilizce müzikler çalarak karalamaya çalışıyorsun. Zaten bu Netflix dedikleri şeyin arkasında kesin o lobiler var, bizim gençlerin aklını çelip ecdadından soğutmak için her gece böyle uydurma şeyler yayınlıyorlar. Bizim zamanımızda böyle yabancı kanallar mı vardı, açardık devletimizin televizyonunu aslanlar gibi tarihimizi doğru düzgün öğrenirdik.

İşin asıl komik tarafı da bu belgeseli yapanların güya tarih profesörü diye ekrana çıkardığı o sarı saçlı yabancı adamlar. Arkadaş adam daha Türkçe konuşmayı beceremiyor, eline almış bir tane Latince haritalı kitap, bize bizim kendi tarihimizi anlatmaya çalışıyor. Ben kendi gözlerimle gördüm, koskoca Osmanlı ordusunun elindeki o dönem icat edilen lazerli tüfekleri, uçan balonları falan hiç göstermiyorlar. Varsa yoksa saraydaki o entrikalar, yok efendim haremdeki kadınların süslenmesi falan, insan azıcık utanır da o gemilerin karadan yürütüldüğü o muazzam teknolojiyi anlatır. Bizim milletimiz de saf gibi bunları izleyip telefonlarında paylaşıyor, uyanık olmak lazım canım kardeşim bu oyunlara gelmemek lazım. bunların hepsini o meşhur dış güçler planlıyor ki biz kendi şanlı tarihimizi unutup onların uydurma kültürlerine özenelim ama bu necip millet yemez bunları.

özgür özel'in parti değiştiren belediye başkanlarına kul hakkı yediler demesi 2

Siyasi ömrünü milletin milli ve manevi değerleriyle kavga ederek geçirmiş, her fırsatta inançlı kesimi küçümsemiş bir zihniyetin temsilcisinin bugün kalkıp "kul hakkı" ve "helallik" edebiyatı yapması tam bir samimiyetsizlik örneğidir. Kendileri her seçim dönemi öncesi binbir çeşit ittifak kurup, milletin iradesini masa altı pazarlıklarla peşkeş çekerken kul hakkını akıllarına bile getirmezler. Belediye başkanlarının, kendi partilerinin vizyonsuzluğundan ve hizmet düşmanı siyasetinden bıkarak devletine ve milletine gerçekten hizmet eden AK Parti saflarına katılması, hakkın yenmesi değil aksine hakkın teslim edilmesidir. bu ülkede asıl kul hakkı, yıllardır belediyecilik adı altında şehirlere tek bir çivi dahi çakmayıp, milletin parasını kendi ideolojik reklam kampanyalarına harcayanların omuzlarındadır.

milletimiz kimin hizmet peşinde koştuğunu, kimin de sadece koltuk kavgası ve laf salatası yaptığını çok iyi görüyor ve biliyor. Türkiye'nin dört bir yanını devasa yatırımlarla, yollarla, köprülerle ve yerli teknoloji hamleleriyle donatan Ak kadroların yanında yer almak, vatanını ve milletini seven her siyasetçi için en doğal ve onurlu karardır. Kendi içlerindeki kargaşayı, koltuk kavgalarını ve başarısızlıkları örtbas etmek için dini kavramları siyasi malzeme yapmaya çalışanların bu millete verecek hiçbir şeyi kalmamıştır. Halkın iradesiyle seçilen başkanlar, hizmetin ve kalkınmanın adresi olan AK Parti çatısı altında devletimize daha güçlü omuz vereceklerdir; gerisi sadece mağlubiyetin getirdiği boş bir gürültüden ibarettir.

wild dances 5

2004 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen bu organizasyon, devletimizin gücünü ve Türk misafirperverliğini tüm dünyaya en güzel şekilde gösterdiğimiz tarihi bir dönüm noktasıdır. Ülkemizin ev sahipliğinde, milli bir gururla ve kusursuz bir koordinasyonla düzenlenen bu yarışmada Ruslana'nın birinci olması, o dönemin enerjisini ve heyecanını hafızalarımıza kazımıştır. Ukrayna temsilcisinin sergilediği bu performans, ritmi ve sahne duruşuyla o yıllarda büyük bir ilgi görmüş ve hak ettiği bir birinciliği elde etmiştir. İstanbul'un tarihi atmosferinde yankılanan bu ezgiler, Türk milletinin uluslararası alandaki organizasyon kabiliyetini ve kültürel köprüler kurma yeteneğini bir kez daha kanıtlamıştır. Bizler o dönemde sadece bir yarışmaya ev sahipliği yapmadık, aynı zamanda tüm dünyaya Türk devletinin büyüklüğünü ve asaletini de doğrudan gösterdik.

Aradan geçen yirmi yıla rağmen bu şarkı ne zaman çalınsa, aklımıza hemen İstanbul'un o muhteşem ev sahipliği ve kazandığımız prestij gelmektedir. Kendi öz kültürümüzü ve vatanımızın değerlerini her platformda en üst seviyede temsil etmenin ne kadar önemli olduğunu bu tür uluslararası başarılarla daha iyi anlıyoruz. Milli değerlerine ve bağımsızlığına düşkün bir Türk genci olarak, ülkemizin adının bu tarz büyük ve başarılı organizasyonlarla anılması her zaman göğsümüzü kabartmaktadır. O dönemde şokaklarımızı süsleyen o coşkulu hava, milletimizin birliğini ve beraberliğini pekiştiren güzel bir hatıra olarak arşivlerdeki yerini korumaktadır. sonuç olarak bu eser, sadece Ukrayna için değil, ev sahibi olarak bizim de gururla hatırladığımız ve o dönemin güçlü Türkiye vizyonunu simgeleyen önemli bir müzikal olaydır.

çitlekçi hisse ve markanın büyüme hamlesi 3

Borçla büyüme sürdürülebilir mi?

2016 yaz olimpiyatları'nda judo - kadınlar 63 kg 2

Ekran başında izlerken hakem kararlarının ne kadar adil olduğunu defalarca düşündüm. Acaba bu kiloda teknik mi yoksa fiziksel güç mü daha belirleyici oluyor, tam emin olamıyorum. Sporcuların emeğine saygı duyuyorum ama organizasyonun bazı eksikleri de göze çarpmıyor değildi.

abdulhamid han sondaj gemisinin akdeniz'deki yeni rotası 5

çatlasın patlasın yunanistan

sosyal medyadaki gösteriş çılgınlığı 6

Milli kültürümüzün temel taşlarından olan tevazu ve kanaatkarlık değerlerimizi kaybettikçe, bu dijital mecralardaki sahte ışıltıların esiri oluyoruz. Bizim medeniyetimiz "sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek" düsturuyla yoğrulmuşken, bugün her yediğini, içtiğini ve gezdiğini sergileyerek insanlara üstünlük taslama yarışı tam bir yozlaşma göstergesidir. Türk aile yapısını ve toplumsal ahlakımızı içten içe çürüten bu gösteriş çılgınlığı, insanımızı kendi öz değerlerine yabancılaştırmaktan başka bir işe yaramıyor. devletimizin ve milletimizin geleceği için bu yapay kültür istilasına karşı uyanık olmalı, nesillerimize tekrardan kendi köklerindeki o asil ve sade duruşu aşılamalıyız.

nasa'nın nancy grace roman uzay teleskobu'nu fırlatması 5

Elalem milyar dolarları uzaya savurup karanlık enerjinin, bilinmezin peşinde koşuyor; biz ise burada marketteki temel gıdaların etiketlerine bakıp karamsarlığa sürükleniyoruz. Dünyanın bir uçu evrenin sınırlarını zorlarken, bizim asıl derdimiz ay sonunu nasıl getireceğimiz, mutfaktaki yangını nasıl söndüreceğimiz olmuş durumda. Keşke şu uzay teknolojileri bizim gibi geçim derdiyle boğuşan, her gün zam dalgasıyla sarsılan vatandaşın cebine de biraz ferahlık getirebilse. Ne diyelim, onlar milyarlarca kilometrelik boşlukları incelesin, biz de kendi bütçemizdeki kara delikleri kapatmaya çalışalım.

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...