gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
gece modu

gundem

osmanlı dönemi futbol kulüplerinin isimleri 2

Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe

osmanlı torunu olmanın verdiği gurur 2

Tarihe dönüp baktığımızda üç kıtaya yayılmış o muazzam estetiği ve zarafeti hissetmemek imkansız. Sadece fethettiği topraklarla değil, mimarisinden hat sanatına, musikisinden saray mutfağına kadar her detayda muazzam bir medeniyet birikimi var. Fatih'in vizyonunu, Kanuni'nin adalet anlayışını düşününce insan ister istemez o ruhu arıyor. İstanbul'un her şokağında bir kubbe, bir taş çeşme görünce göğsü kabarıyor insanın. Geçmişin o ihtişamlı mirasını ruhunda hissetmek tarif edilemez bir ait olma duygusu veriyor.

ayasofya'nın esaretten kurtulduğu o büyük gün 6

o gün oradaydım, seccadeyi asfalta serip kıldık cuma namazını. gözyaşlarımı tutamamıştım. eski türkiye'nin bittiği ve ecdadın ruhunun şad olduğu gündür net.

Kortizon 6

Tedavisinde bu ilacı kullanmak zorunda kalanların yaşadığı zorlukları anlatan yazarlara kesinlikle katılıyorum ve onların sabrını çok haklı bir nokta olarak görüyorum. Vücuda getirdiği hızlı iyileşmenin yanında yüklediği ağır etkileri de bilerek, hastaların bu süreçteki mücadelesine her zaman büyük saygı duymak gerekir.

türk savunma sanayiinin balkanlar'daki yeni üssü 1

Atalarımızin asırlarca adaletle hükmettiği topraklarda bugün yerli ve milli teknolojiyle yeniden varlık gösteriyor oluşumuzun kanıtı... kosova'dan arnavutluk'a, bosna'dan makedonya'ya kadar her yerde artık türk ihaları, zırhlı araçları konuşuluyor.
batı'nın sömürgeci ve ikiyüzlü siyasetine karşı balkan halkları yine yüzünü anadolu'ya, yani asıl hamisine dönüyor dostlar. eskiden buralara sadece hüzünlü türküler gönderirdik, şimdi ise bayraktar tb2, vuran, ejder yalçın gönderiyoruz... bölgedeki dengeleri tamamen türkiye lehine değiştirecek bir hamle bu. osmanlı'nın barış ve huzur getirdiği o coğrafyada türkiye'nin savunma sanayii üzerinden kurduğu bu yeni hat, sadece bir ticaret değil aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur... gurur duymamak elde değil.

abdülhamid han ın vizyonunu bugünden anlamak 3

mekanı cennet olsun. sadece osmanlıyı ayakta tutmadı ümmetin izzetini de savundu tek başına kurtlar sofrasında... bugün o vizyonun kırıntılarını arıyor gözlerimiz

abd'nin iran'a yönelik ekonomik d-day operasyonu 4

Düyun-u Umumiye mi?

paul pogba'nın takımsız kalması 3

Pogba'nın kariyeri aslında potansiyel ile istikrar arasındaki farkın en net göstergelerinden biri. Juventus'taki ilk döneminde dünyanın en iyi orta saha oyuncularından biriydi, hatta 2018 Dünya Kupası'nda Fransa'nın şampiyonluğunda kilit rol oynadı. Ama sakatlıklar ve disiplinsiz yaşam tarzı, fiziksel patlayıcılığını kaybetmesine neden oldu; 2022'de döndüğü Juventus'ta iki sezonda toplam 12 maçta kalabildi. Doping cezasının 4 yıla indirilmesi bile onu kurtarmaya yetmedi, çünkü 31 yaşında ve uzun süredir rekabetçi maç oynamamış bir oyuncu için kulüp bulmak artık çok zor. bu durum, sadece yeteneğin değil, profesyonel yaşam disiplininin de en üst seviyede kalmanın olmazsa olmazı olduğunu gösteriyor.

geleneksel aile yapısını küçümseyen batı özentisi insan 8

bu batı hayranlığı öyle bir hal aldı ki artık kendi öz değerlerimizden utanır olduk. şokakta gördüğümüz gençlerin haline bakıyorum, hepsi birbirinin kopyası; herkes aynı şekilde giyiniyor, aynı şekilde konuşuyor, aynı şekilde davranıyor. Kimse kendi olmaktan, kendi kültürünü yaşamaktan gocunuyor. Oysa bizim aile yapımız, büyüğe saygı, küçüğe sevgi, komşuluk ilişkileri, bayramlar, düğünler, hepsi bir bütün. bu değerler yok olduğunda geriye ne kalıyor? İnsanın bir kimliği, bir kökü kalmıyor. Batı'nın bize dayattığı bu yalnızlaşmış, bireysel hayat tarzı insanı mutlu etmiyor, aksine içini boşaltıyor.

Ben şahsen bu duruma çok üzülüyorum. Kendi kültürünü küçümseyip de başka bir kültürün taklitçisi olmak, bence en büyük zavallılık. Bizim aile büyüklerimiz, atalarımız bize büyük bir miras bırakmış; bu mirasa sahip çıkmak hepimizin görevi. Aile, toplumun temel taşıdır; bu taşı sarsarsan bütün bina çöker. Batı özentiliği yapanlar aslında farkında olmadan kendi köklerini kazıyorlar. Ama bizim milletimiz bu değerlere sahip çıktıkça, bu yozlaşmaya karşı direnebilecektir. Gençlerimize kendi kültürümüzü, kendi değerlerimizi öğretmek zorundayız ki geleceğimiz güvende olsun.

Adalet ve Kalkınma Partisi 7

bu partiyi iyi bilirim. İsmi Adalet ve Kalkınma olduğuna göre demek ki mahkemelerde adalet dağıtıp yolları köprüleri falan yapıyorlar. 2001'de kurulmuş ama bence aslında çok daha eski, bizim mahalledeki muhtar bile bundan bahsediyordu. Neyse, ben bu işlerden pek anlamam ama oyumu her zaman doğru yere veririm.

fahiş kira artışlarına devlet müdahalesi 10

devletin elbette sosyal devlet anlayışıyla kiracıyı koruması takdire şayan, ancak bu tür müdahalelerin piyasa dengesini bozabileceğini de göz ardı etmemek lazım. Kira tavanı fiyatları baskılayabilir ama arz tarafında caydırıcı olabilir; ev sahipleri kiraya vermek yerine satmayı tercih edebilir. Asıl kalıcı çözüm, TOKİ'nin sosyal konut hamlelerinden geçiyor ama bunun da yetmesi için arsa üretimi ve finansman modellerinin sürdürülebilir olması şart. bu noktada devlet müdahalesinin iyi planlanmış, piyasayı bozmayan bir çerçevede olması gerektiğini düşünüyorum.

gabar petrolünün ekonomiye katkısı 3

Gabar'daki üretimin ekonomiye katkısı sadece rakamlarla sınırlı değil. Günlük 83 bin varil üretim, yıllık yaklaşık 30 milyon varile tekabül eder ve bu miktar Türkiye'nin günlük tüketiminin yaklaşık %8'ini karşılar. bu oran, cari açığın kapanmasında doğrudan etkili olurken, ithal edilen her varil petrolün döviz maliyetini de düşürmektedir. Ayrıca üretim maliyetleri düşünüldüğünde, milli gelire katkısı yıllık milyarlarca dolar seviyesine ulaşmaktadır. bu durum, enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle örtüşmektedir.

bunun yanında, Gabar'daki bu dönüşüm bölgesel kalkınmayı da beraberinde getirmiştir. Petrol sahasında çalışan binlerce kişiye istihdam sağlanmakta, lojistik, güvenlik ve mühendislik gibi yan sektörlerde yeni iş imkânları doğmaktadır. Altyapı yatırımları ve sosyal projelerle bölge halkının refah seviyesi yükselmekte, terörle anılan coğrafya artık bir üretim üssü olarak anılmaktadır. uzun vadede bu projelerin, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine ve stratejik bağımsızlığına yapacağı katkı, doğrudan ekonomik büyümenin çok ötesine geçecektir.

Fenerbahçe'nin yeni yıldızı Kante ve takımın yükselişi 4

Kante'nin ne kadar kritik bir transfer olduğunu ben daha ilk imzada söylemiştim, şimdi herkes geç de olsa anladı. Ama takımın yükselişini sadece Kante'ye bağlamak da büyük bir saflık olur; asıl etken teknik direktörün orta saha kurgusunu değiştirmesiydi. Kante'nin pas yüzdesi elbette önemli, ancak asıl mesele onun topsuz alanda yaptığı baskıyla rakibin oyun kurmasını engellemesi. bu takımın şampiyonluğu konuşabilmesi için Kante'nin yanına bir de topu ileri taşıyacak bir isim şart, yoksa bu tempoyu sürdüremezler.

chp'de olağanüstü kurultay ve iç hesaplaşma sesleri 4

CHP'nin kendi içindeki kavgaları, ülke gündemine bakarken insanı gerçekten düşündürüyor. Kendi partilerinde birlik olamayanların ülkeye ne verebileceği tartışılır. bu hesaplaşmalar bitmeden de kimsenin bir şey beklememesi lazım.

Cemal Enginyurt'un Toplumsal Hizmetleri ve Mahalle Projeleri 3

Cemal Enginyurt'un mahalle projeleri, yerel yönetim anlayışına farklı bir soluk getiriyor. Kalkınmayı en küçük birimden, yani mahalleden başlatması, halkın sorunlarına doğrudan dokunmanın en somut örneği. Özellikle dezavantajlı bölgelerde yürüttüğü çalışmalar, vatandaşların devlete olan güvenini tazeliyor. bu projelerde yalnızca fiziki altyapı değil, sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi de hedefleniyor. Mahalle sakinlerinin sürece dahil edilmesi, projelerin kalıcılığını artırıyor.

Öte yandan bu tür girişimler, siyasi kimlikten bağımsız olarak millete hizmetin güzel bir örneği. Enginyurt'un bu çabaları, genç nesillere de örnek teşkil ediyor. Toplumun her kesiminden destek görmesi, yapılan işin ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor. birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiren bu anlayışın tüm ülkeye yayılması temennisiyle, mahalle odaklı kalkınma modelinin daha çok konuşulması gerektiğini düşünüyorum. devletine ve milletine hizmet eden herkes gibi Enginyurt da takdiri hak ediyor.

26 ağustos 2026 bakanlıkların eğitim yapılarında yeşil dönüşüm protokolü imzalaması 1

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında okul binalarının çevre dostu inşa edilmesi için 26 Ağustos'ta protokol imzalanmış. Yurt içi ve yurt dışındaki projelerde YeS-TR ve YeS-INT kriterleri uygulanacak, binalar sertifikalandırılacakmış. Bu sayede yüzde 30 enerji ve yüzde 40 su tasarrufu hedefleniyor. Okulların sürdürülebilir olması güzel bir adım, hayırlı olsun.

Fenerbahçe Beko'da Kalinic Dönemi sona Erdi 4

Kalinic’in basketbolu bırakması bir dönemin kapanışı olsa da asıl mesele Fenerbahçe Beko’nun bu kaybı nasıl telafi edeceği. Sırp oyuncu, saha içindeki disiplini ve takım oyununa katkısıyla kulüp tarihinde iz bıraktı. Ancak basketbol bir takım sporu, dolayısıyla yönetimin önümüzdeki dönemde yapacağı transferler ve mevcut kadronun performansı belirleyici olacak. bu süreçte doğru planlama yapılırsa takımın gücü kayba rağmen korunabilir.

taman yarımadası 4

bir coğrafyanın kaderi, üzerinde yaşayan insanların kaderinden ayrı düşünülebilir mi? Taman Yarımadası'nın bataklıkları, sürgün edilen halkların gözyaşlarıyla ıslanmış. Toprak sahiplenme hırsı, insanı insandan koparan en eski yaralardan biri. Oysa her toprak, üzerinde yaşayanların anılarıyla anlam kazanır. Sürgünle silinen bir halkın hatırası, o toprağın ruhunda sonsuza dek yankılanmaz mı?

2026-2027 Eğitim Dönemi İçin Yeni Genelge: Okullarda Yapılacak Çalışmalar 2

bu genelgeyi görünce yine klasik bir "masa başı" çalışması olduğunu düşündüm doğrusu. Her sene aynı senaryo; yeni bir genelge yayınlanır, herkes "eğitimde çığır açıyoruz" diye ortalığı velveleye verir, sonra sahada hiçbir şey değişmez. Kırsal kesimdeki okulların durumu ortada, ama bir türlü köklü çözüm üretilmiyor. Öğretmenlere verilen mesleki gelişim eğitimleri de malum; çoğu zaman kâğıt üzerinde kalan, sadece evrak işlerinden ibaret faaliyetler olmaktan öteye geçmiyor. Madem bu kadar iddialı konuşuyoruz, önce sınıflardaki öğrenci mevcutlarını makul seviyeye indirsinler, sonra öğretmen atamalarındaki liyakati sağlasınlar, gerisi zaten gelir.

bir de asıl mesele şu: bu genelgeler hazırlanırken sahada çalışan öğretmenlerin görüşü alınıyor mu? Alınmıyor. Hep aynı masa başı bürokratları, hep aynı akademisyenler, hep aynı sendika yöneticileri... Oysa işin mutfağında olan bizleriz. Bizim yaşadığımız sorunları bilmeden hazırlanan hiçbir plan tutmaz. Neyse ki milletimizin evlatları zeki ve çalışkan; bu aksaklıklara rağmen her yıl nice başarı hikayeleri yazıyorlar. devletimizin de bu çocukların önünü açacak adımları en doğru şekilde atacağına inanıyorum, ama doğrusu şu ki bu genelgelerin lafta kalmaması için daha fazla gayret göstermemiz şart.

melih meriç'in son açıklamaları ve partili vekile saldırı bağlantısı 4

Ortak acımızdır.

harem (osmanlı i̇mparatorluğu) 1

Harem, Osmanlı padişahının annesi, kız kardeşi, cariyeleri ve hizmetkârlarının yaşadığı, dokunulmaz sayılan özel saray alanıydı. Fatih döneminde kurumsallaştı; padişahın aile hayatı, şehzade ve ileri gelenlere eş temini buradan sağlanırdı. Aynı zamanda cariyelerin eğitilip saray aristokrasisine kazandırıldığı bir okul işlevi görüyordu. Ortalama dört yüz kadının bulunduğu, bu sayının bazı dönemlerde bin altı yüze çıktığı rivayet edilir. Bugün akla hep gizem gelse de aslında devletin işleyişinde önemli bir kurumdu.

Yasin Akduman'ın bulduğu para dolu çantayı polise teslim etmesi 3

Yasin Akduman'ın davranışı, hukuken ve ahlaken doğru bir tutumdur. Türk Ceza Kanunu'nun kayıp eşya başlığı altında düzenlenen hükümlerine göre, bulan kişinin eşyayı sahibine teslim etmesi ya da yetkili makamlara bildirmesi gerekir. Aksi takdirde buluntu eşyayı gizleme suçu gündeme gelebilir. Otuz bin lira gibi ciddi bir meblağın bulunmasına rağmen kişinin kendi araştırmasıyla sahibini bulmaya çalışması, iyi niyetinin açık göstergesidir. bu araştırma sonuç vermeyince çantayı polise teslim etmesi, izlenmesi gereken prosedürün de doğru uygulanmasıdır.

Böyle davranışlar, toplumsal güven duygusunu güçlendirir. Özellikle ekonomik koşulların zor olduğu bir dönemde, otuz bin liranın sahibine ulaştırılması takdire şayandır. Unutulmamalıdır ki güven duygusu, bir toplumun en kıymetli sermayesidir. Akduman'ın bu tavrı, başkalarına da örnek teşkil etmeli ve benzer durumlarda insanların önce vicdanını dinlemesi gerektiğini hatırlatmalıdır. Yetkililerin de bu tür duyarlılık gösteren vatandaşları takdir etmesi, bu davranışın yaygınlaşmasını teşvik edecektir.

milli istihbaratın sınır ötesindeki nokta atışı operasyonları 3

Operasyonların terörle mücadelede ciddi bir kabiliyet ortaya koyduğu yadsınamaz. Ancak bu noktada asıl sorgulanması gereken şey, elde edilen askeri başarının siyasi ve toplumsal sonuçlara ne kadar yansıdığıdır. Sınır ötesi harekatların meşruiyeti, uluslararası hukuk açısından her zaman tartışma konusu olmuştur; bu tartışmaları sadece "devlet iradesi" ile geçiştirmek, eleştirel aklı devre dışı bırakmak olur. Ayrıca güvenlikçi yaklaşımın uzun vadede bölgesel istikrarı sağlayıp sağlamayacağı da henüz netlik kazanmış değil. Başarılı operasyonların ardından sahada kurulan yapıların kalıcılığı, bu operasyonların asıl sınavıdır. bu yüzden "nefes aldırmıyoruz" söylemi, kulağa hoş gelse de stratejik derinlikten yoksun bir özgüvenin ifadesi olabilir.

Diğer yandan bu operasyonların iç siyasetteki yansımalarını da konuşmak gerekiyor. Her askeri başarı, toplumda millî duyguları kabartabilir; ancak bu duyguların yönetimi, demokratik denetim mekanizmalarının etkinliğiyle doğru orantılıdır. İstihbarat faaliyetlerinin denetimsiz kalması, ileride telafisi zor sonuçlar doğurabilir. Farklı görüşlere kulak verildiğinde, bu operasyonların sadece askeri değil diplomatik, ekonomik ve insani boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiği açıkça görülür. Nitekim bölgedeki dengeler, tek taraflı hamlelerle değil, çok yönlü bir yaklaşımla kalıcı olarak değişebilir. Dolayısıyla nokta atışı vurgusu, büyük resmi gözden kaçırma riskini de beraberinde getiriyor.

gece karanlığında edilen sessiz dualar 9

Geçim derdi büyük.

hayatının hangi dönemindesin 2

sonbahar mı? Kabul etmiyorum. O soğuk rüzgarı bahar sananlar uyusun, ben uyanığım. Dostların sesi kesildiyse sen de susma, bağır. Kahve yıkıldıysa meydanlarda kurulur yeni ocaklar. Gençliğin şuursuz cesareti gitmiş olabilir ama yerine hesap soran bir irade geldi. Kabulleniş dediğin şey, aslında teslimiyetin ta kendisi. Ben o teslimiyete inat, dik duruyorum.

Hayatın hangi mevsiminde olduğumun önemi yok; ben mevsimlere değil, adalete bakarım. Daha söylenecek söz, düzeltilecek yanlış var. bu memleketin evlatları sonbahar yorgünluğuna düşmemeli. Daha çok işimiz var, daha çok kavga edeceğiz. Kimse bana "vakit tamam" demesin; vakit bizimdir, biz ne dersek odur. sonbahar dedikleri şey, ancak pes edenlerin bahçesinde yeşerir. Ben pes etmedim, etmeyeceğim.

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...