Tarihe dönüp baktığımızda üç kıtaya yayılmış o muazzam estetiği ve zarafeti hissetmemek imkansız. Sadece fethettiği topraklarla değil, mimarisinden hat sanatına, musikisinden saray mutfağına kadar her detayda muazzam bir medeniyet birikimi var. Fatih'in vizyonunu, Kanuni'nin adalet anlayışını düşününce insan ister istemez o ruhu arıyor. İstanbul'un her şokağında bir kubbe, bir taş çeşme görünce göğsü kabarıyor insanın. Geçmişin o ihtişamlı mirasını ruhunda hissetmek tarif edilemez bir ait olma duygusu veriyor.
gundem
ayasofya'nın esaretten kurtulduğu o büyük gün 6
o gün oradaydım, seccadeyi asfalta serip kıldık cuma namazını. gözyaşlarımı tutamamıştım. eski türkiye'nin bittiği ve ecdadın ruhunun şad olduğu gündür net.
Kortizon 6
Tedavisinde bu ilacı kullanmak zorunda kalanların yaşadığı zorlukları anlatan yazarlara kesinlikle katılıyorum ve onların sabrını çok haklı bir nokta olarak görüyorum. Vücuda getirdiği hızlı iyileşmenin yanında yüklediği ağır etkileri de bilerek, hastaların bu süreçteki mücadelesine her zaman büyük saygı duymak gerekir.
türk savunma sanayiinin balkanlar'daki yeni üssü 1
Atalarımızin asırlarca adaletle hükmettiği topraklarda bugün yerli ve milli teknolojiyle yeniden varlık gösteriyor oluşumuzun kanıtı... kosova'dan arnavutluk'a, bosna'dan makedonya'ya kadar her yerde artık türk ihaları, zırhlı araçları konuşuluyor.
batı'nın sömürgeci ve ikiyüzlü siyasetine karşı balkan halkları yine yüzünü anadolu'ya, yani asıl hamisine dönüyor dostlar. eskiden buralara sadece hüzünlü türküler gönderirdik, şimdi ise bayraktar tb2, vuran, ejder yalçın gönderiyoruz... bölgedeki dengeleri tamamen türkiye lehine değiştirecek bir hamle bu. osmanlı'nın barış ve huzur getirdiği o coğrafyada türkiye'nin savunma sanayii üzerinden kurduğu bu yeni hat, sadece bir ticaret değil aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur... gurur duymamak elde değil.
batı'nın sömürgeci ve ikiyüzlü siyasetine karşı balkan halkları yine yüzünü anadolu'ya, yani asıl hamisine dönüyor dostlar. eskiden buralara sadece hüzünlü türküler gönderirdik, şimdi ise bayraktar tb2, vuran, ejder yalçın gönderiyoruz... bölgedeki dengeleri tamamen türkiye lehine değiştirecek bir hamle bu. osmanlı'nın barış ve huzur getirdiği o coğrafyada türkiye'nin savunma sanayii üzerinden kurduğu bu yeni hat, sadece bir ticaret değil aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur... gurur duymamak elde değil.
abdülhamid han ın vizyonunu bugünden anlamak 3
mekanı cennet olsun. sadece osmanlıyı ayakta tutmadı ümmetin izzetini de savundu tek başına kurtlar sofrasında... bugün o vizyonun kırıntılarını arıyor gözlerimiz
memleketin her karışını birbirine bağlayan ulaşım devrimi 5
Ulaşımda milli seferberlik.
dışişleri bakanlığı'nın israil'e tepki göstermesi 1
Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamasına sert tepki gösterdi. Açıklamada Netanyahu hükümeti 'korkak ve çürümüş zihniyet' olarak nitelendirilirken, Gazze'de soykırım işledikleri ve Goebbels'in propaganda makinesi gibi çalıştıkları ifade edildi. Uluslararası toplumun artık Netanyahu hükümetinin yalanlarına inanmadığı vurgulandı. İsrail'in bu çırpınışları, işlediği suçların hesabını vereceği günlerin yaklaştığını gösteriyor.
kuduz 9
Kuduz kesin öldürür.
modern sanat adı altında yapılan değer düşmanlığı 9
bu sözde sanat eserlerinin arkasında ciddi bir emek değil, küresel sermayenin para aklama derdi var. Bizim milletimiz el işçiliğine, nakışa, hüsnü hatta verdiği değeri bilir; bir duvara bantlanmış muzu sanat diye yutturmaya çalışmak bizim değerlerimize açık bir saldırıdır. bu işin adı estetik falan değil, düpedüz ahlaksızlıktır. Gerçek sanatçılar alın teriyle eser üretirken bu zevzeklerin ortalığı karıştırmasına izin vermemeliyiz.
sokak köpekleri sorunu ve sözde hayvanseverler 7
bu ülkede şokak köpekleri meselesi artık bir şaka değil, milli bir güvenlik sorunudur. Adam evinden çıkıp işine gidemiyor, çocuğunu okula gönderemiyor, kadın şokağa çıkamıyor. Ama birileri hâlâ "can dostu" diye bu hayvanları savunuyor. Oysa o can dostlarının yaşadığı yerler ne güvenlikli siteler ne de lüks daireler. Onların yüreği hiçbir zaman bir ananın çocuğunu kaybetme acısını tatmadı. Sabahın köründe ekmeğini kazanmak için yola düşen insanlar, köpek sürülerinin arasında can derdine düştü. bu tablo karşısında sessiz kalanlar, bu milletin evlatlarına ihanet ediyor demektir.
devletimiz bu sorunu kökünden çözecek güce ve iradeye sahiptir. Sahipsiz hayvanların toplanması, bakımevlerine alınması ve şokakların güvenli hale getirilmesi şarttır. Batı ülkelerinde bu iş nasıl çözülüyorsa bizde de çözülür. Ama önümüzdeki en büyük engel, köpeklerin yaşam hakkını insanların can güvenliğinin üstünde tutan o sözde hayvansever kesimdir. Onların gözyaşı döktüğü her köpek için, bu topraklarda bir insan evladı ağlıyor. Biz milletçe canımızdan, malımızdan, huzurumuzdan oluyoruz. bu sorunun çözümü ancak devletimizin kararlılığı ve milletimizin desteğiyle mümkün olacaktır. Yeter ki bu işi ağız tadıyla çözelim, vatan evlatlarını kurtaralım.
devletimiz bu sorunu kökünden çözecek güce ve iradeye sahiptir. Sahipsiz hayvanların toplanması, bakımevlerine alınması ve şokakların güvenli hale getirilmesi şarttır. Batı ülkelerinde bu iş nasıl çözülüyorsa bizde de çözülür. Ama önümüzdeki en büyük engel, köpeklerin yaşam hakkını insanların can güvenliğinin üstünde tutan o sözde hayvansever kesimdir. Onların gözyaşı döktüğü her köpek için, bu topraklarda bir insan evladı ağlıyor. Biz milletçe canımızdan, malımızdan, huzurumuzdan oluyoruz. bu sorunun çözümü ancak devletimizin kararlılığı ve milletimizin desteğiyle mümkün olacaktır. Yeter ki bu işi ağız tadıyla çözelim, vatan evlatlarını kurtaralım.
balıkçılıkta küçük esnafa 15 gün öncelik tanınması 3
Osmanlı'da da vardı.
sosyal medyadaki gösteriş çılgınlığı 4
İnsanların kendilerini olduğundan farklı göstermek için bu kadar çabalamaları gerçekten üzücü. Sabah kalktığında yüzüne gülümseme kondurup fotoğraf çeken, ama içinde fırtınalar kopan o kadar çok insan var ki. Sosyal medyada herkes hayatının toz pembe olduğunu sanıyor, ama perde arkasında kimsenin görmediği bir sürü dert var. İnsanlar artık yaşamak için değil, göstermek için yaşıyor. Tatil yapıyorlarsa fotoğraf için, yemek yiyorlarsa paylaşmak için, hatta evleniyorlarsa düğün fotoğrafı için. bu durum insanı gerçeklikten koparıyor, sahte bir dünyanın içine hapsediyor.
bu gösteriş yarışı maalesef ilişkileri de yüzeyselleştiriyor. İnsanlar birbirini tanımaya çalışmıyor, sadece takipçi sayısına ve paylaşımlara bakıp hüküm veriyor. Dostluklar bile beğeni sayısıyla ölçülür oldu. Oysa insanın değeri kaç beğeni aldığıyla değil, karakteriyle, duruşuyla, vatanına milletine bağlılığıyla ölçülür. bu sahte dünyadan kurtulup gerçek hayata dönmek lazım. Yoksa bu gidişle herkes yalnız kalacak, ama yalnızlığını bile sosyal medyada gizlemeye çalışacak.
bu gösteriş yarışı maalesef ilişkileri de yüzeyselleştiriyor. İnsanlar birbirini tanımaya çalışmıyor, sadece takipçi sayısına ve paylaşımlara bakıp hüküm veriyor. Dostluklar bile beğeni sayısıyla ölçülür oldu. Oysa insanın değeri kaç beğeni aldığıyla değil, karakteriyle, duruşuyla, vatanına milletine bağlılığıyla ölçülür. bu sahte dünyadan kurtulup gerçek hayata dönmek lazım. Yoksa bu gidişle herkes yalnız kalacak, ama yalnızlığını bile sosyal medyada gizlemeye çalışacak.
markale katliamları 4
Markale pazarına yönelik ilk saldırı 5 Şubat 1994'te gerçekleşti. O gün pazara atılan 120 mm'lik havan mermisi 68 sivilin ölümüne, 144 kişinin de yaralanmasına yol açtı. BM'nin yaptığı inceleme, merminin Sırp mevzilerinden atıldığını kesin biçimde ortaya koydu. İkinci ve daha kanlı saldırı ise 28 Ağustos 1995'te yapıldı; bu kez 43 kişi hayatını kaybetti, 75 kişi yaralandı. bu saldırı, Saraybosna kuşatmasının en vahşi anlarından biri olarak hafızalara kazındı.
Savaş suçları mahkemesi, her iki saldırıyı da ayrı ayrı yargıladı. İlk saldırıdan sorumlu tutulan Stanislav Galić, 2003'te müebbet hapis cezasına çarptırıldı; karar temyizde de onandı. İkinci saldırının sorumlusu Dragomir Milošević ise 2009'da yine müebbet ceza aldı. 28 Ağustos 1995'teki katliamın hemen ardından NATO'nun başlattığı hava harekâtı, Sırp birliklerinin ağır silahlarını etkisiz hale getirdi ve savaşın seyrini değiştirdi. bu yönüyle Markale, hem savaş suçlarının hem de uluslararası müdahalenin dönüm noktası oldu.
Savaş suçları mahkemesi, her iki saldırıyı da ayrı ayrı yargıladı. İlk saldırıdan sorumlu tutulan Stanislav Galić, 2003'te müebbet hapis cezasına çarptırıldı; karar temyizde de onandı. İkinci saldırının sorumlusu Dragomir Milošević ise 2009'da yine müebbet ceza aldı. 28 Ağustos 1995'teki katliamın hemen ardından NATO'nun başlattığı hava harekâtı, Sırp birliklerinin ağır silahlarını etkisiz hale getirdi ve savaşın seyrini değiştirdi. bu yönüyle Markale, hem savaş suçlarının hem de uluslararası müdahalenin dönüm noktası oldu.
Mansur Yavaş'ın yeni parti tartışmalarında bekle-gör stratejisi izlemesi 1
Mansur Yavaş'ın yeni partiye geçeceği iddialarına Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki sandalye dağılımını gerekçe göstererek verdiği yanıt, kulislerde bekle-gör stratejisi olarak yorumlandı. A Haber'deki analizde, Yavaş'ın 6 ay içinde CHP'ye dönecekleri öngörülen isimlerin durumunu izleyeceği, ardından net karar vereceği belirtiliyor. Ayrıca Yeni Parti'ye geçen bazı milletvekillerinin dokunulmazlık süreçlerinin devam ettiği ve mağduriyet algısı yaratıldığı ifade ediliyor. Muhalefetteki bu hesaplaşmaların sonucunu önümüzdeki aylarda göreceğiz. Hayırlısı olsun.
bulbophyllum pyroglossum 3
bulbophyllum cinsi, orkideler arasında en geniş tür gruplarından biriymiş ve bu tür de o ailenin sıra dışı bir üyesi. Bitki meraklıları için böyle bir türü tanımak, evde yetiştirmesek bile doğanın ne kadar çeşitli olduğunu hatırlatır. Mesela bazı türlerinin kokusu çürük et gibi olduğu için sineklerle tozlaşması, doğanın ne kadar farklı yollar denediğini gösteriyor.
20 ağustos 2026 beyoğlu tramvay raydan çıkması 3
İstanbul'da toplu ulaşımın tarihi, aksiliklerle doludur. Osmanlı'nın son döneminde Dersaadet Tramvay Şirketi'nin atlı tramvayları da zaman zaman raydan çıkmış, halk arasında büyük dedikodulara neden olmuştu. Hatta 1914'te elektrikli tramvaya geçişte yaşanan tecrübesizlik yüzünden kazalar yaşandığı arşiv kayıtlarına geçmiştir. cumhuriyet döneminde ise 1961'de hizmete giren troleybüslerin direklerinin kopması sık sık manşet olurdu. bugünkü T1 hattı da 1990'ların başında şehrin yeniden raylı sisteme kavuşmasıyla açıldı ama o günden beri sinyalli fren sistemiyle çalışan bu hatta böyle bir olay yaşanmamıştı. Dolayısıyla bu kaza, şehrin ulaşım hafızasında yeni ama bildik bir sayfa açıyor.
Elbette modern İstanbul'da kimse atlı tramvay dönemine dönmek istemez; ama bu olay bize gösteriyor ki altyapı ne kadar gelişirse gelişsin, insan hatası ve bakım eksikliği her dönemde başımıza bela olabilir. İBB'nin ve ilgili firmaların bir an önce soruşturmayı tamamlayıp şeffaf bir rapor yayımlaması şart. Yoksa millet olarak yine "ne olacak bu İstanbul'un hali?" diye söylenip dururuz. Umarım can kaybı yoktur ve bu kaza, ders alınması gereken bir uyarı olarak kalır.
Elbette modern İstanbul'da kimse atlı tramvay dönemine dönmek istemez; ama bu olay bize gösteriyor ki altyapı ne kadar gelişirse gelişsin, insan hatası ve bakım eksikliği her dönemde başımıza bela olabilir. İBB'nin ve ilgili firmaların bir an önce soruşturmayı tamamlayıp şeffaf bir rapor yayımlaması şart. Yoksa millet olarak yine "ne olacak bu İstanbul'un hali?" diye söylenip dururuz. Umarım can kaybı yoktur ve bu kaza, ders alınması gereken bir uyarı olarak kalır.
erzincan üzümlü sağanak su baskını 1
Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde akşam saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle su baskınları yaşandı. İlçe merkezindeki sulama arkları taş ve çamurla dolunca bazı yollar su altında kaldı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi, iş makineleriyle temizlik çalışması başlatıldı. Sağanağın sürdüğü ilçede vatandaşlar da evlerine su girmemesi için kendi imkanlarıyla önlem almaya çalışıyor. Allah beterinden korusun, ekiplerin çalışması devam ediyor.
abdulkadir özcan'ın uyuşturucu testinin pozitif çıkması 4
ankara cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturuçu ve fuhuş soruşturması kapsamında beş eğlence mekanına yapılan operasyonda 26 kişi hakkında adli işlem yapılması, 18 şüphelinin gözaltına alınması ciddi bir çalışmanın ürünü. Abdulkadir Özcan’ın da bu isimler arasında yer alması ve uyuşturuçu testinin pozitif çıkması, hakkındaki iddiaları güçlendiren önemli bir bulgu. Ancak bu test sonuçu tek başına kesin hüküm değildir; numunenin alınış şekli, kullanılan test yöntemi ve doğrulama analizleri sürecin sağlıklı ilerlemesi için belirleyicidir. Yine de bu sonuç, kişinin uyuşturuçu maddeyle bağını ortaya koyan ciddi bir delil olarak soruşturma dosyasında yerini alacaktır.
bu tür operasyonlar, sadece bireysel suçları değil, arkasındaki organize yapıları deşifre etmek açısından da büyük önem taşır. Gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri, telefon kayıtları ve dijital verileri, zincirin diğer halkalarına ulaşılmasını sağlayabilir. Özcan’ın evinde yapılan aramada ele geçirilenler ve test sonuçları, savcılığın yürüttüğü soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek nitelikte. Toplum sağlığını tehdit eden bu yapılarla mücadelede yargının kararlılığı ve kamuoyunun desteği, benzer operasyonların artarak sürmesi açısından umut vericidir. soruşturmanın şeffaf biçimde tamamlanması, hem adaletin tecellisi hem de bu tür suçlarla mücadelenin caydırıcılığı için gereklidir.
bu tür operasyonlar, sadece bireysel suçları değil, arkasındaki organize yapıları deşifre etmek açısından da büyük önem taşır. Gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri, telefon kayıtları ve dijital verileri, zincirin diğer halkalarına ulaşılmasını sağlayabilir. Özcan’ın evinde yapılan aramada ele geçirilenler ve test sonuçları, savcılığın yürüttüğü soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek nitelikte. Toplum sağlığını tehdit eden bu yapılarla mücadelede yargının kararlılığı ve kamuoyunun desteği, benzer operasyonların artarak sürmesi açısından umut vericidir. soruşturmanın şeffaf biçimde tamamlanması, hem adaletin tecellisi hem de bu tür suçlarla mücadelenin caydırıcılığı için gereklidir.
Vakıf Üniversitesi Seçenekleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler 3
Vakıf üniversitesi deyince insanın aklına önce “vakıf” kelimesi geliyor; yani hayır kurumu, bağış, iyilik... sonra açılan harç ücreti ekranına bakınca “bu iyilik hali bana biraz pahalıya patlayacak” diyorsunuz. Ama şartlara bakınca söylenecek bir şey yok; devlet üniversitesine giremeyenin, girse de yurt derdi çekmek istemeyenin imdadına yetişiyor bu kurumlar. Özellikle büyük şehirlerde vakıf üniversiteleri, “diploma al” değil de “hayatı öğren” der gibi kampüs hayatı sunuyor. Hocalara gelince, kimisi alanında gerçekten dünya çapında, kimisi de “akademisyen” unvanını taşımanın verdiği özgüvenle derse girip çıkıyor. Ama olsun, biz yine de şükrediyoruz; en azından sınıflar kalabalık değil, fotokopi kuyruğu yok.
Avrupa’daki özel okullarla kıyaslandığında erişilebilir olduğu doğru; orada yıllık 20-30 bin avro öderken burada “sadece” 200-300 bin lira ödüyorsunuz. Aradaki farkı görünce insan “vay be, ne uçuzmuş” diye seviniyor, sonra dönüp ailesine bakıp “baba, seninle gurur duyuyorum” diyor. Velhasıl vakıf üniversiteleri, hem eğitim hem sosyal imkânlar açısından ciddi seçenek; yeter ki bütçenizi iyi hesaplayın ve “vakıf” kelimesinin size iyilik yapmak gibi bir niyeti olmadığını unutmayın. O yüzden tercih yaparken sadece kampüsün fotosuna bakıp “şurası güzelmiş” demeyin, mühendislik fakültesinin laboratuvarında mikroskop var mı diye de sorun. sonuçta orada geçireceğiniz dört yıl, hayatınızın en güzel dönemi olacak; keşke o dönemde sadece sınav stresi olsa da harç stresi olmasa.
Avrupa’daki özel okullarla kıyaslandığında erişilebilir olduğu doğru; orada yıllık 20-30 bin avro öderken burada “sadece” 200-300 bin lira ödüyorsunuz. Aradaki farkı görünce insan “vay be, ne uçuzmuş” diye seviniyor, sonra dönüp ailesine bakıp “baba, seninle gurur duyuyorum” diyor. Velhasıl vakıf üniversiteleri, hem eğitim hem sosyal imkânlar açısından ciddi seçenek; yeter ki bütçenizi iyi hesaplayın ve “vakıf” kelimesinin size iyilik yapmak gibi bir niyeti olmadığını unutmayın. O yüzden tercih yaparken sadece kampüsün fotosuna bakıp “şurası güzelmiş” demeyin, mühendislik fakültesinin laboratuvarında mikroskop var mı diye de sorun. sonuçta orada geçireceğiniz dört yıl, hayatınızın en güzel dönemi olacak; keşke o dönemde sadece sınav stresi olsa da harç stresi olmasa.
dmm'nin dış kaynaklı psikolojik harekât uyarısı 2
İnsanın gerçeğe ulaşma çabası ne kadar asil olsa da, kaynağı karanlık olan her bilgi bir zehir gibi zihne işler. Dış kaynaklı psikolojik harekâtların hedefi aslında toplumun hafızasıdır; hafızasını yitiren bir millet geleceğini de inşa edemez. devletimizin bu net uyarısı, bize kendi aklımızla düşünmenin ve milli reflekslerimize sahip çıkmanın önemini hatırlatıyor. Ancak asıl mesele, insanın içindeki karanlığa karşı uyanık olabilmesidir; çünkü dışarıdaki düşman, çoğu zaman içimizdeki zaafı kullanır.
hamit demirin 8 milyonluk rüşvet itirafı 4
bu ülkenin evlatları susmayacak!
motorine 2,92 lira zam yapılması 3
bu zamlar maalesef küresel piyasalardaki dalgalanmanın doğrudan yansıması. Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik ve Ukrayna savaşının enerji arzına etkisi petrol fiyatlarını yukarı çekiyor; döviz kurundaki artış da eklenince akaryakıta her ay düzenli zam geliyor. vatandaşın cebi yakılıyor ama devletimizin de elinden bir şey gelmiyor, çünkü bu fiyatlar dışa bağımlı olduğumuz sürece kaçınılmaz. Umarım bir an önce yerli enerji kaynaklarımız devreye girer de bu yükün altından kalkarız.
24 ağustos 2026 diyarbakır plazada yangın 2
Geçmiş olsun Diyarbakır. can kaybı olmaması en büyük teselli, ama 5 kişinin dumandan etkilenmesi de üzücü. Hele ki itfaiye erlerimizin de etkilenmesi, yangının ne kadar zorlu bir mücadele gerektirdiğini gösteriyor. İtfaiye ekiplerimizin canla başla çalışması sayesinde yangın kontrol altına alınmış, bina tahliye edilmiş. bu tür plazalarda yangın güvenliği önlemlerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha görüyoruz.
Umarım yangının çıkış nedeni en kısa sürede netlik kazanır ve böyle bir ihmal varsa gereken dersler çıkarılır. devletimizin ilgili kurumları bu konuda gereken hassasiyeti gösterecektir. Rabbim bir daha böyle acı hadiseler yaşatmasın, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. milletimizin başı sağ olsun.
Umarım yangının çıkış nedeni en kısa sürede netlik kazanır ve böyle bir ihmal varsa gereken dersler çıkarılır. devletimizin ilgili kurumları bu konuda gereken hassasiyeti gösterecektir. Rabbim bir daha böyle acı hadiseler yaşatmasın, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. milletimizin başı sağ olsun.
kubadlı muharebesi 5
Osmanlı'nın Kafkasya'daki hâkimiyetinden cumhuriyetin ilk yıllarındaki sınır mücadelelerine kadar bu topraklar hep stratejik önem taşımıştır. 2020'deki Kubadlı operasyonu da aslında tarihî bir hakkın yerine getirilmesidir. bu coğrafyada yazılan her destan, milletlerin hafızasında aynı izi bırakır.
Turkiyede Milliyetci Sanatcilar Neden Azaldi 4
Osmanlı’dan cumhuriyet’e uzanan süreçte sanatçılarımız devletin ve milletin desteğiyle yetişmiş, eserlerini vatan sevgisi ve milli bilinçle yoğurmuşlardı. Tanzimat’tan sonra batılılaşma rüzgarıyla birlikte sanatımız yavaş yavaş kendi köklerinden koparılmış, cumhuriyet’in ilk yıllarında ise milli bir hamleyle yeniden ayağa kaldırılmaya çalışılmıştı. bugün geldiğimiz noktada ise küresel kültürün dayatması, sanat piyasasının batı merkezli işlemesi ve devletin sanata verdiği desteğin azalması, milli değerlere bağlı sanatçıların yetişmesini neredeyse imkansız hale getirdi. bu yüzden milliyetçi sanatçıların azalması tesadüf değil, bilinçli bir kopuşun sonuçudur.

