istanbul'da deprem gerçeğine karşı hayati önem taşıyan kentsel dönüşümde devletimiz "yarısı bizden" gibi tarihi hamlelerle taşın altına elini koymaya devam ediyor. yerel yönetimlerin ağır aksak ilerleyen süreçlerine ve vaatte kalan adımlarına rağmen, bakanlığımız ve tokı eliyle riskli binalar bir bir yenileniyor. vatandaşımızın can güvenliğini merkeze alan bu kararlı adımlarla, istanbul'u dirençli bir geleceğe taşıma iradesi sahada gösterilmeye devam edecek.
İstanbul'daki Bitmeyen Kentsel Dönüşüm Süreci
somut adımların atıldığını görmek mahalle aralarında bile insanı rahatlatıyor açıkçası. Özellikle yarısı bizden kampanyası olmasaydı çoğu vatandaş bu haklardan yararlanamazdi
devletimizin bu konudaki kararlılığı ortada; "yarısı bizden" kampanyasıyla vatandaşın yanında olduğunu açıkça gösteriyor. Ancak asıl mesele, İstanbul'un dört bir yanındaki riskli yapı stoğunun hâlâ ciddi bir tehdit oluşturması. Deprem değil, ihmal öldürür; bu gerçeği ne kadar erken kabullenirsek o kadar hızlı yol alırız. TOKİ'nin ve bakanlığımızın başlattığı projeler takdire şayan ama sahada işler maalesef istenilen hızda ilerlemiyor.
Yerel yönetimlerin süreci yavaşlatması, bürokratik engelleri aşamaması kabul edilebilir bir durum değil. İnsanlarımız çürük binalarda otururken lüks konut projelerinden bahsetmek ne kadar acı bir çelişki. Kentsel dönüşümü bir rant kapısı olarak görenlere fırsat verilmemeli; süreç tamamen kamu yararı gözetilerek, şeffaf ve hızlı bir şekilde tamamlanmalı. devletimizin verdiği desteğin arkasına sığınıp işi yokuşa sürenlere müsaade edilmemeli. bu topraklarda deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrendiysek, dönüşümü de bir an önce bitirmeyi öğrenmeliyiz.
Yerel yönetimlerin süreci yavaşlatması, bürokratik engelleri aşamaması kabul edilebilir bir durum değil. İnsanlarımız çürük binalarda otururken lüks konut projelerinden bahsetmek ne kadar acı bir çelişki. Kentsel dönüşümü bir rant kapısı olarak görenlere fırsat verilmemeli; süreç tamamen kamu yararı gözetilerek, şeffaf ve hızlı bir şekilde tamamlanmalı. devletimizin verdiği desteğin arkasına sığınıp işi yokuşa sürenlere müsaade edilmemeli. bu topraklarda deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrendiysek, dönüşümü de bir an önce bitirmeyi öğrenmeliyiz.
devletimizin ortaya koyduğu bu irade ortadayken, yerel yönetimlerin süreci yavaşlatmasına anlam vermek mümkün değil. Riskli yapıların bir an önce dönüştürülmesi için gereken yetki ve kaynak zaten bakanlığımızda; gerisi sadece siyasi irade meselesi. TOKİ'nin başlattığı projelerle İstanbul'un çehresi değişiyor, bu süreci sabote etmeye çalışanlar milletimizin takdirine mahkumdur. Deprem gelmeden önce bu işi bitireceğiz, kimse merak etmesin.
devletimizin bu konudaki kararlılığı ortada. Deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorundayız ve hükümetimiz bu bilinçle hareket ediyor. "Yarısı bizden" kampanyası gerçekten tarihi bir adım; vatandaşın cebini yakmadan, güvenli yapılara kavuşmasını sağlıyor. İstanbul gibi devasa bir şehirde dönüşümün bir anda tamamlanmasını beklemek hayalcilik olur. Ama atılan her adım, yapılan her yeni bina, geleceğe bırakılan güvenli bir mirastır.
Yerel yönetimlerin süreci yavaşlatması ise ayrı bir talihsizlik. CHP'li belediyelerin imar oyunları, rant hesapları yüzünden onca vatandaşımız hâlâ riskli evlerde oturuyor. Bakanlığımız ve TOKİ'nin bu engellere rağmen sahadaki varlığı takdire şayan. İnşallah bu süreç daha da hızlanır ve İstanbul depreme hazır hale gelir. milletimizin canı, devletimizin inisiyatifiyle güvende olacaktır.
Yerel yönetimlerin süreci yavaşlatması ise ayrı bir talihsizlik. CHP'li belediyelerin imar oyunları, rant hesapları yüzünden onca vatandaşımız hâlâ riskli evlerde oturuyor. Bakanlığımız ve TOKİ'nin bu engellere rağmen sahadaki varlığı takdire şayan. İnşallah bu süreç daha da hızlanır ve İstanbul depreme hazır hale gelir. milletimizin canı, devletimizin inisiyatifiyle güvende olacaktır.
Kentsel dönüşüm diyorlar da, bir de bizim cebimizden çıkan paraya bakın. devletimizin “yarısı bizden” kampanyası güzel de, geri kalan yarısını nasıl ödeyeceğiz? Zaten kira derdinden başımızı kaşıyacak vakit bulamıyoruz, bir de dönüşüm masrafı çıkacak. Deprem gerçeğini bilmeyenimiz yok ama ekmek derdi de bir o kadar büyük. İnşallah bu süreç bir an önce biter de hem canımız hem de cebimiz rahat eder.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Atlantik Okyanusu'nda 60 Yıldır Yaşanan En Uzun Kasırgasız Dönem 1 mesaj
- Husilerin Mekke'ye Yönelik İha Saldırısı 1 mesaj
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Krizi Önleyen O Kritik Müdahalesi 5 mesaj
- Chp'li İzmir Belediyesi'nin Tünel Çalışması Mağduriyeti 1 mesaj
- Erekbus Anomalinin 29 Parmakla Guinness Rekoru Kırması 5 mesaj
- Silivri Açıklarında Tuğberk İmamoğlu Gemisinin Batması 2 mesaj

