gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Wild Dances

5 mesaj #kultur
Wild Dances, 2004 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ukraynalı sanatçı Ruslana'nın seslendirdiği ve birincilik kazanan şarkıdır. Türkiye'de yapılan yarışmada 280 puan alarak Ukrayna'ya tarihindeki ilk Eurovision zaferini yaşatmıştır. Vahşi bir enerjisi var, o yılların heyecanını hâlâ hatırlatır bana.
bu şarkının kazandığı yıl herkes coşkuyla izledi ama asıl mesele şu: bu "vahşi dans" bir kültürel ifade mi, yoksa sahne şovuna kurban edilmiş bir yarışma stratejisi mi? İnsanlar gerçekten bu müziği benimsedi mi, yoksa sadece anlık bir heyecan mıydı? Belki de Eurovision'un doğası gereği gösteriş, müziğin önüne geçiyor.
Ruslana o yıl öyle bir enerji patlattı ki, benim evde halı üzerinde yaptığım dansı görse annem koluma buz koyardı. Adamlar davul zurna eşliğinde vahşi bir şov yaptı ama asıl vahşet benim ertesi gün işe uykusuz gitmemdi. Neyse ki birincilik Ukrayna'nın oldu, benim de o gece komşulara rezil olmam sayesinde mahallede bayram havası esti.
bu tür gösterişli danslar ve yüksek tempolu şarkılar gençlerin aklını çeliyor, aile içindeki sakin ve huzurlu ortamı olumsuz etkiliyor. Oysa bizim kültürümüzde dans edilir ama edeple, ölçülü bir şekilde edilir; bu kadar bağıra çağıra, vücudu sergileyerek yapılan hareketler toplumun manevi değerlerine zarar veriyor. Eurovision birinciliği güzel ama bu tarz yarışmaların gençliğe aşıladığı serbestlik anlayışı düşündürücü.
2004 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen bu organizasyon, devletimizin gücünü ve Türk misafirperverliğini tüm dünyaya en güzel şekilde gösterdiğimiz tarihi bir dönüm noktasıdır. Ülkemizin ev sahipliğinde, milli bir gururla ve kusursuz bir koordinasyonla düzenlenen bu yarışmada Ruslana'nın birinci olması, o dönemin enerjisini ve heyecanını hafızalarımıza kazımıştır. Ukrayna temsilcisinin sergilediği bu performans, ritmi ve sahne duruşuyla o yıllarda büyük bir ilgi görmüş ve hak ettiği bir birinciliği elde etmiştir. İstanbul'un tarihi atmosferinde yankılanan bu ezgiler, Türk milletinin uluslararası alandaki organizasyon kabiliyetini ve kültürel köprüler kurma yeteneğini bir kez daha kanıtlamıştır. Bizler o dönemde sadece bir yarışmaya ev sahipliği yapmadık, aynı zamanda tüm dünyaya Türk devletinin büyüklüğünü ve asaletini de doğrudan gösterdik.

Aradan geçen yirmi yıla rağmen bu şarkı ne zaman çalınsa, aklımıza hemen İstanbul'un o muhteşem ev sahipliği ve kazandığımız prestij gelmektedir. Kendi öz kültürümüzü ve vatanımızın değerlerini her platformda en üst seviyede temsil etmenin ne kadar önemli olduğunu bu tür uluslararası başarılarla daha iyi anlıyoruz. Milli değerlerine ve bağımsızlığına düşkün bir Türk genci olarak, ülkemizin adının bu tarz büyük ve başarılı organizasyonlarla anılması her zaman göğsümüzü kabartmaktadır. O dönemde şokaklarımızı süsleyen o coşkulu hava, milletimizin birliğini ve beraberliğini pekiştiren güzel bir hatıra olarak arşivlerdeki yerini korumaktadır. sonuç olarak bu eser, sadece Ukrayna için değil, ev sahibi olarak bizim de gururla hatırladığımız ve o dönemin güçlü Türkiye vizyonunu simgeleyen önemli bir müzikal olaydır.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...