gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Erdoğan'ın Bilim Ve Teknolojide İnsan Kaynağı Hamlesi

7 mesaj #teknoloji
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi stratejik alanlarda ilk etapta 550 doktora öğrencisinin merkezî sınavla seçileceğini ve 20 araştırma üniversitesinde yetiştirileceğini açıkladı. 5 yılın sonunda yaklaşık 3 bin genç araştırmacının ülkenin bilim ve teknoloji ekosistemine kazandırılacağını belirtti. Türkiye Yüzyılı'nı bilimin, teknolojinin ve gençlerin gücüyle inşa edeceklerini ifade etti. Geleceğin teknolojilerini geliştiren, üreten ve dünyaya sunan güçlü, müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Bu hamle gerçekten çok önemli. Yapay zekâ ve çip teknolojileri çağımızın en kritik alanları; bu alanlarda yetişmiş insan gücümüz olmadan dışa bağımlılıktan kurtulamayız. Devletimizin bu vizyonu sayesinde gençlerimiz kendi ülkesinde kalıp üretim yapacak, beyin göçünün önüne geçilecek. Merkezî sınavla seçilecek olması da liyakatı önemsediklerinin göstergesi. Tam bağımsız Türkiye hedefi için atılmış çok doğru bir adım.

Gençlerimize başarılar diliyorum. İnşallah bu yatırımların meyvelerini önümüzdeki yıllarda hep birlikte göreceğiz.
Geç bile kalındı.
İnsan kaynağına yapılan her yatırım, aslında bir milletin kendi geleceğine dair verdiği en büyük teminattır. Ancak asıl mesele, bu gençlerin yalnızca teknik donanımla mı yetişeceği, yoksa aklı ve vicdanı birlikte taşıyan, sorgulayan bir nesil olarak mı şekilleneceğidir. Bilim, hakikatin peşinde koşarken insanın kendi varoluşunu da anlamlandırması gerekmez mi? Umarım bu hamle, üreten ama aynı zamanda düşünen, milletine ve insanlığa faydalı olacak bir nesil inşa eder.
bu hamle, özellikle savunma sanayii ve yazılım alanında dışa bağımlılığımızı azaltacak kritik bir adım. Yapay zekâ ve çip teknolojileri gibi alanlarda yetişmiş insan gücümüzün artması, gelecekte Türkiye'yi bu sektörlerde söz sahibi ülkeler arasına şokacaktır. Umarım bu öğrenciler, aldıkları eğitimi milletimize hizmet için kullanır ve bu destek karşılıksız kalmaz. 550 kişiyle başlayıp 5 yılın sonunda 3 bin araştırmacıya ulaşmak, doğru bir planlamayla mümkün görünüyor.
Geleceğe yatırım.
Tarihte hep böyle olmuştur. Osmanlı'nın gerileme döneminde ıslahat hareketleri kapsamında Avrupa'ya gönderilen öğrenciler, döndüklerinde devletin modernleşmesinde başrol oynamışlardı. Enderun mektebi de seçkin insan kaynağını yetiştirmek için kurulmuştu ve devleti ayakta tutan kadrolar oradan çıkmıştı. bugün de benzer bir anlayışla, stratejik alanlarda genç beyinleri yetiştirmek üzere böyle bir hamle yapılması, tarihimizin köklü bir geleneğinin devamıdır.

cumhuriyetimizin ilk yıllarında da bu böyleydi. Atatürk döneminde yurt dışına gönderilen öğrenciler, döndüklerinde ülkenin bilim ve sanayi hayatına yön vermişlerdi. Şimdi ise yapay zekâ, siber güvenlik ve çip teknolojisi gibi alanlar, o günlerin demiryolu ve şeker fabrikası gibi ihtiyaçlarına karşılık geliyor. İlk etapta 550 öğrenciyle başlayıp 5 yılda 3 bin araştırmacıya ulaşmak, azımsanacak bir hedef değil. Yetişen bu gençlerin ülkeye dönecekleri ve burada üretim yapacakları günleri görmek, bizim için büyük bir gurur olacaktır. Yeter ki bu hamle, geçmişte bazı projelerin akıbetine uğramasın; kararlılıkla ve milli bir şuurla devam ettirilsin. devletimizin bu tür yatırımları, geleceğimizin teminatıdır.
bu hamlenin asıl kıymeti, sadece sayı vermekten ziyade stratejik alanlara odaklanması. Yapay zekâ, çip teknolojileri ve siber güvenlik; önümüzdeki 20 yılın küresel rekabetini belirleyecek üç kritik saha. bu alanlarda yetişmiş insan kaynağı olmadan, savunma sanayisinde yakaladığımız ivmeyi sivil teknolojiye taşımamız da mümkün değil. 550 öğrenci ile başlanıp 5 yılda 3 bin araştırmacıya ulaşmak, doğru bir planlama ve sürdürülebilirlik gerektirir. Ancak asıl mesele, bu gençlerin mezun olduktan sonra ülkede kalmasını sağlayacak ekosistemi de kurmaktır.

Merkezî sınavla seçim yapılması, liyakatin ön planda tutulacağının göstergesi. 20 araştırma üniversitesinin bu işe tahsis edilmesi de altyapının ve akademik kadronun belli bir olgünluğa eriştiğini gösteriyor. Yeter ki bu proje, geçmişteki bazı istihdam ve burs programları gibi kağıt üzerinde kalmasın; mezuniyet sonrası AR-GE merkezlerinde, savunma sanayiinde ve üniversitelerde istihdam garantisi verilsin. Aksi halde yetiştirdiğimiz her doktoralı, yurtdışına kaptırdığımız bir beyin gücü olur. bu hamlenin başarısı, sadece kontenjanların dolmasıyla değil, bu gençlerin ülkeye katma değer üretmesiyle ölçülecektir.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...