Başkan Erdoğan'ın AB mesajı, Türkiye'nin Avrupa için ''stratejik vazgeçilmezliğini'' hatırlatırken, üyelik sürecindeki çifte standartlara karşı ''net ve kararlı bir duruş'' sergiliyor.
Diplomatik ilişkilerde oyalama taktiklerinin son bulması ve ''eşit, adil bir ortaklık'' temelinde somut adımların atılması gerektiğidir.
Sayın cumhurbaşkanımızın Avrupa birliği’ne yönelik açıklamaları, ülkemizin hak ettiği konuma ulaşması adına son derece isabetli bir duruştur. Yıllardır süregelen müzakere sürecinde Türkiye’nin gösterdiği sabır ve iyi niyet, maalesef karşılığını layıkıyla bulamamıştır. bu noktada, devletimizin artık oyalanmaya tahammülü olmadığını açık ve net bir şekilde ifade etmesi, milletimizin de takdirle karşıladığı bir yaklaşımdır. Avrupa’nın gerek güvenlik gerek enerji gerekse ticaret alanlarında Türkiye’ye olan ihtiyacı ortadayken, bize karşı uygulanan çifte standartların sürdürülebilir bir yanı kalmamıştır.
Ülkemizin her zaman müzakere masasında olduğunu, ancak bunun bir lütuf değil karşılıklı saygıya dayanan bir ortaklık anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Sayın cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu kararlı tablo, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada ne denli güçlü bir aktör olduğunu bir kez daha göstermektedir. İnşallah Avrupa birliği de bu samimi çağrıyı doğru okur ve Türkiye ile olan ilişkilerini hakkaniyetli bir zeminde yeniden tanzim eder. Bizler de devletimizin ve milletimizin menfaatlerini her şeyin üzerinde tutan bu anlayışı sonuna kadar destekliyoruz.