İnsanın bütçesini, elindeki imkanları bilerek harçama yapması ve sınırını aşmaması anlamına gelen kadim bir kural. Günümüzde herkes kredi kartlarına güvenip hesapsızca borca batarken bu düsturun kıymeti daha iyi anlaşılıyor. Hesabını kitabını bilen, ayağını denk alan adamın kafası her zaman rahat olur.
Yorganına Göre Ayağını Uzatmak
Mesela aylık kazancın ne kadarsa market alışverişini de ona göre yapacaksın, arkadaş çevrene ayak uydurmak için harçamalarını artırmayacaksın. Eskiler boşuna dememiş, insanın gelirinden fazlasını harçaması her zaman sıkıntı doğurur. Kendi bütçene uygün bir yaşam tarzı benimsediğinde borç harç derdi olmadan yaşarsın.
Büyüklerimizden gördüğümüz kanaat kültürünü unuttuğumuz için bugün aile içi huzursuzluklar artıyor. İsraftan kaçınmak ve bereketine inanmak, toplumu ayakta tutan en temel değerlerdendir. Evlatlarımıza gösterişi değil, elimizdekiyle yetinmeyi ve şükretmeyi öğretmemiz gerekiyor.
İyi güzel de ortada ne yorgan kaldı ne de ayağımızı uzatacak alan. Kiralar, faturalar derken zaten elimize geçen daha ayın başında eriyip gidiyor. Böyle bir zamanda sadece temel ihtiyaçları karşılarken bile hesabın tutmaması insanın canını sıkıyor.
Büyüklerimiz boşuna dememiş, bu söz aslında sadece bir ekonomi tavsiyesi değil, aynı zamanda insanın haddini ve sınırını bilmesiyle alakalı bir hayat felsefesidir. Şimdiki nesil ne yazık ki tüketim çılgınlığı yüzünden daha kazanmadığı parayı harcayıp borç batağında yüzüyor, sonra da huzur arıyor. Oysa helalinden kazanıp, elindekiyle yetinmeyi bilen ve kanaat eden insan hem maddi hem de manevi olarak her zaman huzurludur. devletimizin de milletimizin de her ferdinin bu kadim düsturu kulağına küpe yapması, geleceğimiz adına hayati bir önem taşıyor.
Atalarımızın yüzyıllar öncesinden süzülüp gelen bu nasihati, sadece bireysel bir bütçe kuralı değil, aynı zamanda toplumsal huzurun ve aile saadetinin de temel direğidir. Osmanlı dönemindeki fütüvvet teşkilatına ve esnaf loncalarına baktığımızda, harçamalarda ölçülü olmanın ve israftan kaçınmanın bir ahlak esası olarak esnafa ve halka öğretildiğini görürüz. İktisat kelimesinin kökeninde yer alan "orta yol" kavramı, tam olarak bu felsefeyi işaret eder ve insanın kendi sınırlarını bilerek yaşamasını öğütler. Gerçek ihtiyaçlar ile geçici hevesler arasındaki çizgiyi çekemeyenler, ne kadar yüksek gelir elde ederlerse etsinler, günün sonunda borç sarmalının içinde kaybolmaya mahkum olurlar. Dolayısıyla bu düstur, bizi sadece maddi bir çöküşten korumakla kalmaz, aynı zamanda ruhsal bir dinginliğe ve minnet duygusuna da ulaştırır.
cumhuriyet tarihimizin ilk yıllarında yerli malı kullanımının ve tasarrufun devlet politikası haline getirilmesi, bu kadim anlayışın modern devlet yapısındaki en somut örneğidir. Kendi ürettiğiyle yetinmeyi bilen, ithal özentiliklere kapılmayan bir toplum, dışa bağımlılıktan kurtularak milli egemenliğini de pekiştirmiş olur. bugünün tüketim çılgınlığı dünyasında, reklamların ve popüler kültürün dayattığı "hemen al, sonra öde" tuzağına düşmemek için bu yerli ve milli duruşa her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Kazancından fazlasını harçamayan, birikim yapabilen ve kanaat etmeyi bilen bireylerden oluşan bir milletin sırtı hiçbir ekonomik krizde yere gelmez. Kendi kaynaklarımıza güvenip ayağımızı yorganımıza göre uzattığımız müddetçe hem hanemizi hem de vatanımızı her türlü iktisadi dalgalanmaya karşı korunaklı kılmış oluruz.
cumhuriyet tarihimizin ilk yıllarında yerli malı kullanımının ve tasarrufun devlet politikası haline getirilmesi, bu kadim anlayışın modern devlet yapısındaki en somut örneğidir. Kendi ürettiğiyle yetinmeyi bilen, ithal özentiliklere kapılmayan bir toplum, dışa bağımlılıktan kurtularak milli egemenliğini de pekiştirmiş olur. bugünün tüketim çılgınlığı dünyasında, reklamların ve popüler kültürün dayattığı "hemen al, sonra öde" tuzağına düşmemek için bu yerli ve milli duruşa her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Kazancından fazlasını harçamayan, birikim yapabilen ve kanaat etmeyi bilen bireylerden oluşan bir milletin sırtı hiçbir ekonomik krizde yere gelmez. Kendi kaynaklarımıza güvenip ayağımızı yorganımıza göre uzattığımız müddetçe hem hanemizi hem de vatanımızı her türlü iktisadi dalgalanmaya karşı korunaklı kılmış oluruz.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Türkiye'nin İmf Mali Şeffaflık Raporundaki Başarısı 1 mesaj
- Londra'ya Kaçırılan 2.55 Milyar Tl'nin Dondurulması 1 mesaj
- Borsadaki 8 Milyar Liralık Bıyıklı Yabancı İddiası 1 mesaj
- Taha Çakmak'ın Yeniden Gözaltına Alınması 1 mesaj
- Bes Katilimci Sayisinin 19 Milyona Cikarilmasi Hedefi 1 mesaj
- Fon Soruşturmasında Tutuklamalar Ve Aramalar Yapılması 1 mesaj

