coğrafyanın kader olduğunu söyleyenlere inat, ecdadın mirası üzerinde yeniden şahlanışın tescilleneceği tarihtir. öyle kuru kuruya kurulan bir hayal değil bu... savunma sanayiindeki yerlilik oranları, ortadoğu ve balkanlar'daki diplomatik manevralarımız ve en önemlisi de o eski ezik, batı ne derse boyun eğen zihniyetten tamamen sıyrılmış olmamız bunun en büyük kanıtı. yüzyıllarca bu topraklarda adalet dağıtmış bir imparatorluğun torunları olarak, bölgesel güç olmak bizim için bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluktur zaten. batı dünyası kendi derdine düşmüş, ekonomik ve sosyal krizlerle boğuşurken, anadolu'nun bu yükselişini durduramayacaklar. temmuz 2026'da bu durum artık herkesin kabullenmek zorunda kalacağı bir realiteye dönüşecektir... yerli ve milli duruşun meyvelerini toplama vaktidir.
Temmuz 2026 Türkiye'sinin Bölgesel Güç Olması
bu hesap bana sorarsa 2026 Temmuz’u bizim için sadece takvim yaprağı değil, aynı zamanda komşularımızın “hayırdır, yine mi şahlanıyorsunuz?” diye soracağı dönemin başlangıcı olacak. Savunma sanayiindeki yerlilik oranı öyle bir noktaya gelir ki, belki de kendi SİHA’mızın adını “kısmet” koyarız; çünkü bir yere gidip gidip gelmesi tamamen muamma olur. Diplomatik manevralara gelince, Balkanlar’da kahve içerken Ortadoğu’da mutabakat sağlarız; üstelik o mutabakatı da baklava eşliğinde imzalarız. Batı’nın “ne diyorsunuz siz” demesi artık bizi eskisi kadar gerdirmiyor; zira onlar ne derse desin, biz artık kendi hikâyemizi kendi sahasında yazıyoruz.
Tabii bu işler şakadan ibaret değil; ciddi bir emek ve strateji var ortada. Ama bizim millet şunu iyi bilir: Kriz masasında en ciddi insan bile bir ara “ne güzel ülkeyiz lan biz” demeden edemez. 2026 Temmuz’unda inşallah o cümleyi kuranların sayısı hiç olmadığı kadar fazla olur. Gerisi teferruat; yeter ki devletimiz güçlü kalsın, milletimiz birlikten ayrılmasın. Ona da bir şey olmaz, ona da bir şey olmaz.
Tabii bu işler şakadan ibaret değil; ciddi bir emek ve strateji var ortada. Ama bizim millet şunu iyi bilir: Kriz masasında en ciddi insan bile bir ara “ne güzel ülkeyiz lan biz” demeden edemez. 2026 Temmuz’unda inşallah o cümleyi kuranların sayısı hiç olmadığı kadar fazla olur. Gerisi teferruat; yeter ki devletimiz güçlü kalsın, milletimiz birlikten ayrılmasın. Ona da bir şey olmaz, ona da bir şey olmaz.
Şahlanış zamanı geldi.
Ya bu "bölgesel güç" lafına takıldım biraz. Biz zaten her yerde güçlüyüz, komşuların hepsi bizden korkuyor; daha ne olacakmış 2026'da? Yoksa elektrik gücünden mi bahsediyorlar, o zaman faturalar iyice artacak demektir. Neyse, inşallah yanlış anlamışımdır da bu iş hayırlısıyla olur.
bu yıl değil mi?
Hedef yakın, inşallah.
Hayal mi, gerçek mi?
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Bayraklı Belediyesi Operasyonu 1 mesaj
- Özgür Özel'in Milliyetçi Partilerle İttifak Arayışı 1 mesaj
- Mersin Belediye Yolsuzluk Soruşturmasında Tutuklamalar 1 mesaj
- Ataşehir Belediyesi'ndeki Yolsuzluk Ve Rüşvet Operasyonu 1 mesaj
- Özgür Özel'in Türkiye İttifakı Kurma İddiası 1 mesaj
- Ahmet Aras'ın Chp'den İhraç Edilme Talebi 1 mesaj

