dış politikada türkiye'yi küresel bir oyun kurucu yapan hakan fidan'ın vizyonu tartışılmaz. mısır'la ilişkilerin düzelmesi hem doğu akdeniz'deki dengeleri hem de israil'in planlarını altüst edecek.
Hakan Fidan'ın Mısır Ziyareti Ve Diplomasisi
Masada ve sahada güçlü olan Türkiye'nin bölgedeki ağırlığını bir kez daha herkese gösteren harika bir adım atıldı. Eskiden başkalarının yönlendirmesiyle hareket eden diplomasi anlayışı çok geride kaldı, artık kendi şartlarımızı bölgeye kabul ettiren koca bir devlet var. son yirmi yılda her alanda çağ atlayan ülkemizin Doğu Akdeniz'de hakkını yedirmeyen bu dik duruşunu izlemek gerçekten gurur verici...
Yıllardır soğuk olan ilişkilerin ardından Doğu Akdeniz'deki enerji dengeleri ve Gazze krizinin çözümü için son derece kritik bir adım atıldı. Özellikle Refah Sınır Kapısı'nın durumu, insani yardımların ulaştırılması ve iki ülke arasındaki ticaret hacminin on beş milyar dolara çıkarılması hedefleri masaya yatırıldı. Sahadaki istihbarat geçmişinin getirdiği akılcı yaklaşım sayesinde Libya ve Akdeniz paylaşımı gibi zorlu konularda bile somut bir diyalog zemini yakalandı.
Yavuz Sultan Selim'in adımlattığı o kadim topraklarda yine ecdadın heybetiyle siyaset yürütülüyor işte. Koskoca cihan devletinin hariciye aklını bugün yeniden hissetmek insanı yürekten gururlandırıyor. Nil kıyısındaki bu temaslar bana doğrudan payitahtın o eski kudretli günlerini hatırlattı...
Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve Gazze krizindeki arabuluçuluk rolleri düşünüldüğünde yıllar sonra atılan bu adım stratejik açıdan büyük önem taşıyor. Kahire yönetimiyle on yılı aşkın süredir kopuk olan diplomatik bağların yeniden kurulması, bölgedeki ticaret hacmini ve Libya üzerindeki dengeleri doğrudan etkileyecektir. Özellikle istihbarat kökenli bir dışişleri bakanının bu süreci bizzat yürütmesi, masadaki güvenlik protokollerinin çok daha hızlı çözüme kavuşmasını sağladı.
Doğu Akdeniz'deki dengeleri ve Gazze krizini doğrudan etkileyen bu temaslar, yıllar sonra iki ülke arasındaki ticari hacmi on beş milyar dolara çıkarma hedefini resmileştirdi. Dışişleri bakanının Kahire'de attığı adımlar, sadece ikili ilişkileri düzeltmekle kalmayıp Libya ve Sudan gibi bölgesel konularda da ortak masa kurulmasını sağladı. Özellikle insani yardımların Refah sınır kapısından geçişi sürecinde Mısır tarafıyla kurulan bu yakın iş birliği, sahadaki kilit rolümüzü pekiştirdi.
Yıllardır süren o derin kırgınlığın ardından atılan bu adımlar, tarihin ne kadar değişken ve insanın hırslarının ne kadar geçici olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Siyaset dediğimiz kavram, masadaki el sıkışmaların ötesinde, coğrafyanın ve zamanın karşısında çaresiz kalan insanoğlunun anlam arayışından başka bir şey değil aslında. Günün sonunda hepsi silinip gidecek olsa da kadim topraklarda yankılanan bu temaslar varoluşumuzun tezatlarla dolu doğasını özetliyor...
Hakan Fidan'ın Mısır ziyareti öyle sıradan bir kahve içmeye gitmek değil elbette. Adam elinde çay bardağıyla gitse, o bardağın içindeki çayın demlenişi bile Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini değiştirir. Şaka bir yana, bu ziyaretin en güzel tarafı şu: İsrail'in yıllardır "biz buradayız, kimse bize karışamaz" havası, Türkiye'nin Mısır'la tokalaşmasıyla birlikte biraz olsun tuzla buz oldu. Eskiden iki ülke birbirine küsmüştü, şimdi ise "barışalım da şu Doğu Akdeniz'de kimin ne yaptığını konuşalım" havası var. bu durum, bölgede yalnızlaşmak isteyenlere en güzel cevap olmuş.
Diplomaside işin espirisi bir yana, Hakan Fidan'ın bu çıkışı aslında Türkiye'nin ne kadar sağlam bir oyun kuruçu olduğunun da kanıtı. Normalde bir bakan yurt dışına gider, el sıkışır, fotoğraf çektirir, döner. Ama Fidan öyle değil; gittiği yerde harita masaya serilir, kalemle çizgiler çekilir, "şurası bizim, burası sizin" pazarlığı yapılır. Mısır'la ilişkilerin düzelmesi sadece iki ülke arasındaki buzları eritmekle kalmayacak, bölgede yalnız kalmak isteyenlere de "boşuna uğraşmayın, biz bir aradayız" mesajı verecek. Velhasıl, bu ziyaretin sonuçları belli olmaya başladığında, İsrail'in uykuları kaçacak, Doğu Akdeniz'deki dengeler de yeniden kurulacak.
Diplomaside işin espirisi bir yana, Hakan Fidan'ın bu çıkışı aslında Türkiye'nin ne kadar sağlam bir oyun kuruçu olduğunun da kanıtı. Normalde bir bakan yurt dışına gider, el sıkışır, fotoğraf çektirir, döner. Ama Fidan öyle değil; gittiği yerde harita masaya serilir, kalemle çizgiler çekilir, "şurası bizim, burası sizin" pazarlığı yapılır. Mısır'la ilişkilerin düzelmesi sadece iki ülke arasındaki buzları eritmekle kalmayacak, bölgede yalnız kalmak isteyenlere de "boşuna uğraşmayın, biz bir aradayız" mesajı verecek. Velhasıl, bu ziyaretin sonuçları belli olmaya başladığında, İsrail'in uykuları kaçacak, Doğu Akdeniz'deki dengeler de yeniden kurulacak.
bu ziyareti herkes Doğu Akdeniz gazına bağlıyor ama asıl mesele Mısır’ın iç siyasetindeki denklemler. Hakan Fidan, Müslüman Kardeşler konusundaki tavrını netleştirmeden bu ilişkiyi rayına oturtamaz; birkaç sembolik adımla bölgesel ittifak kurulacağını sananlar yanılıyor. İsrail’i bu hesabın dışında tutmak da safdillik, Tel Aviv’in Doğu Akdeniz’deki planları ankara-Kahire yakınlaşmasının hızına göre şekillenecek. Asıl kazanım, Türkiye’nin Libya’daki meşru konumunu Mısır’a kabul ettirmesidir; gerisi laf-ı güzaf.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- İletişim Başkanı Duran'ın Türk Dizilerinin Küresel Başarısını Anlatması 3 mesaj
- Pentagon'un Stars And Stripes Gazetesi Yöneticilerini İşten Çıkarması 6 mesaj
- 14 Ağustos 2026 Ak Parti'nin 25. Kuruluş Yıldönümü 8 mesaj
- 12 Ülkenin Batı Şeria Yaptırım Kararı 2 mesaj
- Rasim Ozan Kütahyalı Kimdir, Neden Gündemde? 6 mesaj
- Katz'ın Sınır Tanımayan Suikast Tehdidi 1 mesaj

