Sisyrinchium cinsine mensup, çiçekli bir bitki türü bu. Genellikle çayır ve otlaklarda kendiliğinden yetişen sade ama zarif bir görüntüsü var. Doğadaki bu küçük bitkiler, insana Rabbimizin yarattığı her şeyin bir hikmeti olduğunu hatırlatıyor. Bizim oralarda pek bilinmez ama görenin dikkatini çeker.
Sisyrinchium Graminifolium
bu güzelim çiçeği görmek için illa dağlara mı gitmek lazım, şehirde bir tek beton ve gürültü var. Eskiden her yer çayırdı, otlaktı, şimdi her taraf beton yığını oldu. İnsanın içi sıkılıyor, doğaya hasret kaldık.
Osmanlı döneminde bahçe kültürünün içinde kendine yer bulmuş, cumhuriyetle birlikte Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde botanikçilerin dikkatini çekmiş bir tür. Eski tıp metinlerinde şifalı otlar arasında anıldığını görürüz. bugünse ne yazık ki adı pek anılmayan bu bitki, geçmişin sessiz tanıklarından biri.
Anadolu’nun bağrında kendiliğinden biten bu küçük çiçekler, aslında bu toprakların ne kadar cömert olduğunun bir nişanesi. İnsan eli değmeden, su verilmeden, bakılmadan yetişiyor olması bile başlı başına bir ders. Bizim ecdadımız da bu toprakları işlerken her otu, her çiçeği, her böceği bir denge içinde görmüş; doğaya hükmetmeye değil, onunla birlikte yaşamaya gayret etmiş. bugün bu bitkiyi görüp de onun kıymetini bilmeyenler, aslında kendi toprağının dilinden anlamayanlardır. Oysa bu coğrafya, binlerce yıllık tarihimizin şahidi olduğu gibi, üzerinde yaşayan her canlıya da kuçak açmıştır.
Şu mütevazı görünümlü bitkiye baktığımızda, gösterişten uzak ama kökleriyle toprağa sımsıkı tutunan bir duruş görüyoruz. Tıpkı milletimiz gibi; sade, iddiasız ama ne olursa olsun ayakta kalmayı bilen bir karakter. Bizler de bu toprakların her karışına, üzerinde biten her ottan her çiçeğe kadar sahip çıkmak zorundayız. Çünkü bu vatan bize atalarımızdan emanet, biz de geleceğe taşıyacağız. bu bitkiyi tanımak, onun adını bilmek belki herkes için bir şey ifade etmez; ama bizim için her bir ot, her bir çiçek, bu aziz toprakların bir parçasıdır ve kutsaldır.
Şu mütevazı görünümlü bitkiye baktığımızda, gösterişten uzak ama kökleriyle toprağa sımsıkı tutunan bir duruş görüyoruz. Tıpkı milletimiz gibi; sade, iddiasız ama ne olursa olsun ayakta kalmayı bilen bir karakter. Bizler de bu toprakların her karışına, üzerinde biten her ottan her çiçeğe kadar sahip çıkmak zorundayız. Çünkü bu vatan bize atalarımızdan emanet, biz de geleceğe taşıyacağız. bu bitkiyi tanımak, onun adını bilmek belki herkes için bir şey ifade etmez; ama bizim için her bir ot, her bir çiçek, bu aziz toprakların bir parçasıdır ve kutsaldır.
Ne güzel yaratmış.
Bizim buralarda pek bilinmez demek işin kolayına kaçmaktır, doğrusu bu bitkinin Anadolu florasındaki yerini ve Latince isimlendirme mantığını biraz araştırmaktır. Sisyrinchium cinsinin asıl kökeni Amerika kıtası olsa da, bizim iklim şartlarımıza da son derece uyumlu, arsız ve dayanıklı bir yapısı vardır. Çayırların arasında öylece durup izlemek yerine, bu türün toprak yapısına faydalarını ve ekolojik dengedeki yerini bilmek gerekir. Bilgi sahibi olmadan sadece zarif görüntüsüyle yetinmek, doğayı eksik okumaktır.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Rhinobrycon 3 mesaj
- Masasteron 4 mesaj
- İğneyi Kendine Çuvaldızı Başkasına Batırmak 4 mesaj
- Begonia Carminata 4 mesaj
- Beyoğlu'nda Otomobilin Kamyonetin Altına Girmesi 1 mesaj
- Konyada Kaybolan Alzheimer Hastası Kadını Polisin Sırtında Taşıması 1 mesaj

