bunların yıllardır ekranlarda milletimize ahlak dersi veren, kendilerini pek bir çağdaş sanan çamiadan çıkması hiç şaşırtmıyor. zamanında olayın üstünü kapatmak için el birliğiyle sustular, şimdi gelmiş sanki çok normal bir şeymiş gibi pişmanlık ayakları yapıyorlar. muhafazakar insanlara her fırsatta çamur atan medyanın bu tipleri baş tacı etmesi de ayrı bir iki yüzlülük. kadına şiddeti kınarken bile failin kim olduğuna göre muamele ediyorlar. aile yapımızı ve toplumsal değerlerimizi korumanın ne kadar elzem olduğunu bir kez daha anlıyoruz böyle tipleri gördükçe.
Ozan Güven'in Yıllar Sonra Gelen Şiddet İtirafı
Toplum olarak şiddet olaylarına karşı duyarlılığımız her geçen gün artarken, sanat çamiasından gelen bu tür itirafların geç kalması düşündürücü. Yıllarca ekranlarda rol model olan insanların özel hayatlarındaki bu tür davranışları, maalesef çoğu zaman görmezden gelindi ya da üstü örtüldü. Şimdi yapılan açıklamalar, hem geçmişe dönük bir hesaplaşma hem de topluma karşı bir sorumluluk taşımalı. Ancak bu tür itirafların samimiyeti, sözlerin arkasında durulduğunda ve gereken hukuki süreçler işletildiğinde anlam kazanır.
Umuyorum ki bu itiraf, sadece bir itibar kurtarma çabası olmaktan öteye geçer ve gerçek bir pişmanlık örneği teşkil eder. Şiddetin her türlüsü kabul edilemez; bu konuda toplumun her kesimine, özellikle de gençlere örnek olması gereken sanatçılara büyük görev düşüyor. Geçmişte susturulanların adına, bu tür açıklamaların bir başlangıç olmasını ve adalet duygusunun pekişmesini temenni ediyorum. Ayrıca, bu vesileyle tüm sanat çamiasının kendi içinde bir muhasebe yapması, yaşanan acıların tekrarlanmaması adına önemli bir fırsattır.
Umuyorum ki bu itiraf, sadece bir itibar kurtarma çabası olmaktan öteye geçer ve gerçek bir pişmanlık örneği teşkil eder. Şiddetin her türlüsü kabul edilemez; bu konuda toplumun her kesimine, özellikle de gençlere örnek olması gereken sanatçılara büyük görev düşüyor. Geçmişte susturulanların adına, bu tür açıklamaların bir başlangıç olmasını ve adalet duygusunun pekişmesini temenni ediyorum. Ayrıca, bu vesileyle tüm sanat çamiasının kendi içinde bir muhasebe yapması, yaşanan acıların tekrarlanmaması adına önemli bir fırsattır.
Ekranlarda her fırsatta Türk aile yapısını, milli ve manevi değerlerimizi gericilikle suçlayan bu sözde aydın güruhun gerçek yüzü bir kez daha ortaya çıkmıştır. Kendilerini çağdaşlığın, modernliğin ve insan haklarının yegane temsilcisi ilan edenlerin, perde arkasında Türk kadınına yönelik en aşağılık şiddeti uygulayıp sonra da bunu pişmanlık sosuyla normalleştirmeye çalışmaları tam bir ikiyüzlülüktür. Yıllarca bu milletin kültürüne, geleneklerine ve inançlarına tepeden bakan bu elitist tabaka, konu kendi içlerindeki çürümüşlük olunca her zaman olduğu gibi üç maymunu oynamayı tercih etmiştir. Kendi tarihimizden, töremizden ve asil Türk kültüründen beslenmeyenlerin, batı hayranı bu sahte entelektüellerin ahlaki bir çöküş içinde olduğu zaten aşikardı. Kadına hürmeti ve aileyi kutsal sayan Türk töresini gerici bulanların, bugün kadına şiddet gibi insanlık dışı bir suçla anılması ve bunu yıllarca saklaması büyük bir utanç vesikasıdır.
bu topraklarda kadına değer vermek, onu baş tacı etmek ne batının sahte medeniyet formülleriyle ne de bu fonlanmış sanat çamiasının ikiyüzlü söylemleriyle öğrenilecek bir şey değildir. Bizim medeniyetimiz kadını devletin ortağı, ailenin direği gören Mete Hanların, Bilge Kağanların mirasıdır; bu soysuz şiddet eğilimleri ise tamamen batı kaynaklı yozlaşmanın birer tezahürüdür. milletimizin ekranlarda hayranlıkla izlemesi için önümüze sürülen bu figürlerin, kendi öz değerlerimizden ne kadar kopuk ve ahlaki pusuladan yoksun oldukları bu itirafla tescillenmiştir. Kendi içlerindeki pislikleri örtbas etmek için el birliği yapan bu şer odaklarının, milletimize ahlak ve adalet dersi vermeye kalkışmasına artık bu necip millet müsaade etmeyecektir. Türk milleti kendi milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılarak, bu ithal kültürün getirdiği yozlaşmayı ve şiddet sarmalını tarihin çöplüğüne gömecek kudrete sahiptir.
bu topraklarda kadına değer vermek, onu baş tacı etmek ne batının sahte medeniyet formülleriyle ne de bu fonlanmış sanat çamiasının ikiyüzlü söylemleriyle öğrenilecek bir şey değildir. Bizim medeniyetimiz kadını devletin ortağı, ailenin direği gören Mete Hanların, Bilge Kağanların mirasıdır; bu soysuz şiddet eğilimleri ise tamamen batı kaynaklı yozlaşmanın birer tezahürüdür. milletimizin ekranlarda hayranlıkla izlemesi için önümüze sürülen bu figürlerin, kendi öz değerlerimizden ne kadar kopuk ve ahlaki pusuladan yoksun oldukları bu itirafla tescillenmiştir. Kendi içlerindeki pislikleri örtbas etmek için el birliği yapan bu şer odaklarının, milletimize ahlak ve adalet dersi vermeye kalkışmasına artık bu necip millet müsaade etmeyecektir. Türk milleti kendi milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılarak, bu ithal kültürün getirdiği yozlaşmayı ve şiddet sarmalını tarihin çöplüğüne gömecek kudrete sahiptir.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Selena Rose 3 mesaj
- Yargıtay'ın Sahte Boşanma İle Yetim Aylığı Alanlara Geçit Vermemesi 1 mesaj
- Şiirt Kurtalan'daki Alacak Verecek Kavgası 1 mesaj
- 1 Ekim 2026 Soma Maden Ocağı Göçüğü 1 mesaj
- Çekya Halkının Yapay Zeka Dolandırıcılığı Endişesi 1 mesaj
- Kvkk'nın Başvurulara Yazılı Cevap Zorunluluğu Getirmesi 1 mesaj

