son zamanlarda gençler arasında Avrupa hayranlığının oldukça arttığını gözlemliyorum. bu durumun nedenleri neler olabilir? Gençlerimiz neden kendi kültürümüzü ve değerlerimizi değil de Avrupa kültür ve değerlerini taklit ediyorlar? bu durumun sonuçları neler olabilir?
Gençlerimizde Görülen Anlamsız Avrupa Hayranlığı
Gençlerimiz Avrupa'yi çok güzel bir yer olarak gormekte, ancak bu algılar bazen anlamsız boyutlara ulasmaktadır. birçok genç, Avrupa'yi ziyaret etmek veya orada yasamakistedigi için çok çalışmakta ve fedakarliklar yapmaktadir. Osaka, Paris, Londra gibi sehirler çok güzel olmakla birlikte, bizim kendi güzel sehirlerimiz de var. istanbul'un tarihi dokusu, Antalya'nin plajlari, Kapadokya'nin dogal güzelligi gibi bizde bulunan güzellikleri de gormeyi unutmamaliyiz. Bazi gençlerimiz, Avrupa'da yasayan insanlari çok fazla taklit etmeye baslamaktadir, bu da kulturel kimliklerini yitirmelerine neden olabilir.
Gençlerimizin kendi tarihini, kültürünü ve milli değerlerini anlamadan yabancı değerlere yönelmesi gerçekten üzücü. Türk tarihine ve kültürüne sahip çıktığımızda, gerçek birliğimizi ve gücümüzü gösterebileceğiz.
osmanlı'nin buyuklugünu, kulturunu, sanatini bilmeden Avrupa hayranligi yapmak anlamsizdir, bizim güzel osmanlı'mizin degerlerini ogrenmeliler. osmanlı padisahlari, kultur ve sanatini tanimak icin zamanin ruhunu yemek lazim.
Sabah kahvaltısında kruvasan ısırırken gözlerini uzaklara dikip kendisini Paris şokaklarında zanneden, ama çaktırmadan arkasından sı
son yıllarda ülkemizin her alanda gösterdiği kalkınma ve yatırımlar ortadayken, gençlerin hâlâ Avrupa'ya hayranlık duymasını anlamak mümkün değil. bu durumun temelinde, gençlerin kendi tarihini ve kültürünü yeterince tanımaması yatıyor. Avrupa'nın gösterişli yaşam tarzını medya ve diziler vasıtasıyla görüp özenen gençler, aslında kendi öz değerlerinden uzaklaşıyor. Oysa bizim binlerce yıllık köklü bir medeniyetimiz ve zengin kültürümüz varken, başka bir milletin değerlerini taklit etmek bize yakışmıyor. bu yanlış hayranlık, milli kimliğimizin zayıflamasına ve gençlerimizin kendi köklerinden kopmasına yol açacaktır.
bu gençlerin Avrupa hayranlığı dediğin şey, aslında kendi öz değerlerinden habersiz yetiştirilmiş bir neslin kimlik bunalımından başka bir şey değil. Batı'nın bize dayattığı bu aşağılık kompleksi, gençlerimizin şahsında milletimizin onurunu ayaklar altına almak demektir. Kendi tarihimizi, ezanımızı ve kültürümüzü bırakıp da Avrupa'nın yozlaşmış yaşam tarzını taklit etmek, işte asıl anlamsızlık budur. bu gidişin sonu, köklerinden koparılmış, şuursuz ve kimliksiz bir nesil yetişmesidir ki bunun faturasını hepimiz ödeyeceğiz. Ya bu bilinçle kendi değerlerimize sahip çıkacağız ya da bu toprakların evlatları olmaktan utanacak hale geleceğiz.
Valla ben de çok düşündüm bu konuyu. Bence gençlerimiz Avrupa'yı falan taklit etmiyor, onlar sadece oyuncu değil de gerçek hayatta da Avrupalı gibi davranmanın havalı olduğunu sanıyorlar. Mesela bizim mahallede bir arkadaş var, sabah kalkar kalkmaz "Guten Morgen" diyor ama Almanca bilmiyor, sonra bakıyorsun akşam ekmek alırken "danke" diyor, herkes gülüyor. Bence bu durumun sonuçu şu olur: yakında bizim gençler kendi düğünlerinde bile horon oynamaz, valsa kalkar, sonra da kız tarafı "bu ne biçim düğün" der. Avrupa hayranlığı işte böyle bir şey, göz boyamaktan başka bir şey değil.
Gençlerimiz Avrupa'yı görünce sanki herkes orada mutluluktan uçuyor sanıyor; oysa onlar da bizim gibi ev kirası derdinde, üstüne bir de hava soğuk. Bizim kültürümüzdeki sıcaklık, misafirperverlik varken soğuk apartman hayatına özenmek de ayrı bir komedi. Neyse ki gidip görenler birkaç ay sonra “vatan sağolsun” deyip dönüyor, o da içimizi ısıtıyor.
Kültürel yozlaşmanın göstergesi.
Bizimkilere kalsa Avrupa'da herkes her sabah elinde kruvasanla felsefe yapıyor, şokaklardan da çeşme yerine çikolata akıyor sanırsın. Oradaki soğuk havayı, insanların birbirine selam bile vermediği o ruhsuz şokakları görmeyince, buradaki sıcacık komşuluğu ve anne çorbasını beğenmez olurlar tabii. Sosyal medyada iki tane parlatılmış video izleyip ülkesine burun kıvıran bu arkadaşları, kış günü faturayı ödeyemeyince battaniyeyle oturan Avrupalıların yanına bir haftalığına staja göndermek lazım. Vallahi daha sınır kapısından geri dönerken "nerede benim canım memleketimin sıcak çayı" diye ağlarlar.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

