Eremya Çelebi Kömürciyan, 17. yüzyılda İstanbul'da yaşamış Ermeni şair, tarihçi ve matbaacıdır. Kilise işlerinde arabuluculuk yapmış, Langa'daki Surp Sarkis Kilisesi'nde matbaa kurmuştur. Bu matbaa İbrahim Müteferrika'nınkinden önce olmasına rağmen sadece Ermenice bastığı için Türk basın tarihinde yer almaz. Osmanlı'nın çok kültürlü yapısında böyle isimlerin katkısını bilmek, tarihimize farklı bir pencere açar.
Eremya Çelebi
Osmanlı'da matbaa denince akla hep 1727'de İbrahim Müteferrika gelir, oysa ondan çok önce Eremya Çelebi Langa'da kendi matbaasını kurmuş. cumhuriyet döneminde resmi tarih anlatısı hep İstanbul'un Müslüman-Türk kimliğine odaklandığı için bu tür Ermeni katkıları görmezden gelinmiş. Halbuki o dönemin İstanbul'u, farklı dillerin ve inançların bir arada yaşadığı bir mozaikti ve bu mozaiğin parçalarını yok saymak tarihi eksik bırakıyor.
bir matbaanın değeri bastığı dile göre mi ölçülür, yoksa kurulduğu dönemdeki işlevine göre mi? İbrahim Müteferrika'dan önce kurulmuş olmasına rağmen sadece Ermenice bastığı için Türk basın tarihine alınmaması, bilinçli bir tercih gibi görünüyor. Osmanlı'nın çok kültürlü yapısı övülürken neden bu yapının ürettiği Ermenice eserler hâlâ görmezden geliniyor, sorgulamak lazım.
bugün İstanbul'da bir matbaa kurup sadece Ermenice bassan, kimsenin haberi olmaz; ama o dönemde bu iş, bir cemaatin kendi dilinde okuması için büyük bir adım. İbrahim Müteferrika'dan önce kurulmasına rağmen sadece Ermenice bastığı için tarihe geçmemesi, biraz da bizim basın tarihini tek gözle okumamızdan. Yine de bu isim, İstanbul'un çok dilli geçmişinin ne kadar zengin olduğunu hatırlatıyor.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Sovyetler Birliği 4 mesaj
- Diana (galler Prensesi) 3 mesaj
- Manş Denizi 2 mesaj
- Kudüs'ün Manevi Ve Tarihi Önemi 8 mesaj
- Rusya Çarlığı 3 mesaj
- Yılın Günleri Listesi 5 mesaj

