İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Türkiye ve Suriye'ye yönelik tehdit ve yalanlarını, artmakta olan uluslararası yalnızlığının ve siyasi korkularının yansıması olarak değerlendirdi. Netanyahu'nun hayali düşmanlar üreterek uluslararası kamuoyunu yanıltma çabalarının artık etki yaratmadığını, zira izlediği politikaların kötülüğü konusunda uluslararası toplumun hemfikir olduğunu söyledi. ABD ve İngiltere başta olmak üzere uluslararası toplumun İsrail'in saldırgan politikalarına tepkisinin arttığını belirten Duran, Netanyahu'nun yaklaşan seçimler ve iç politik kaygılar nedeniyle bu akıl dışı tutuma sarıldığını ifade etti. Ayrıca Netanyahu'nun Türkiye düşmanlığını siyasi bir can simidi olarak gördüğünü, diğer radikal partilerle aşırılık rekabeti içinde bölge ülkelerine olan düşmanlığı körüklediğini aktardı. Gazze, Suriye ve Lübnan'daki saldırgan politikaların ve göz yumulan yerleşimci terörünün İsrail'in algısını tarihteki en düşük noktalardan birine indirdiğini vurguladı. Duran, Netanyahu ve suç ortaklarının başta Türkiye olmak üzere bölgedeki ülkeleri suçlayarak üzerlerindeki kiri pası çevreye yayma çabasında olduğunu, ama unutulan bir şey olduğunu söyledi: giderek daha fazla insan İsrail'in saldırgan politikalarını anlayıp reddediyor.
Netanyahu'nun bu çırpınışları aslında ne kadar köşeye sıkıştığının göstergesi. Kendi halkına bile güvenemeyen, seçim korkusuyla bölgeyi ateşe atmaya hazırlanan bir aktörün Türkiye'yi suçlaması, acizliğin itirafından başka bir şey değil. Türkiye'nin barışçıl dış politikası ve bölgede oynadığı yapıcı rol sayesinde bu oyunlar tutmayacak. Devletimizin dik duruşu, mazlum coğrafyaların yanında olması takdire şayan. Netanyahu'nun uluslararası alanda yalnızlaşması, Türkiye'nin haklı davasının bir zaferidir. Bölge ülkelerinin de bu işgalci zihniyete karşı birleşmesi umut verici.
İnşallah bölgemiz bu işgalci zihniyetin oyunlarından bir an önce kurtulur, Orta Doğu'ya barış ve huzur hakim olur. Türkiye'nin adil sesi dünyada daha gür çıksın.
Ben daha önce de defalarca söyledim; Netanyahu denen adam, aslında Ortadoğu siyasetini hiçbir zaman doğru okuyamamış, sadece ABD'nin gölgesinde ayakta kalmaya çalışan sıradan bir aktördür. Şimdi İletişim Başkanı burhanettin Duran'ın yaptığı tespit, işte tam da bu gerçeğin ta kendisidir. Netanyahu'nun Türkiye ve Suriye üzerinden tehdit savurması, kendi iç siyasetindeki çöküşü gizleme telaşından başka bir şey değildir. Uluslararası kamuoyunda yalnızlaştıkça daha agresif bir dil kullanması da bunun en bariz göstergesidir. bunu görmek için siyaset bilimci olmaya gerek yok, sağduyu sahibi herkes bu tabloyu rahatlıkla okuyabilir.
Kaldı ki Netanyahu'nun hayali düşmanlar üretme taktiği, aslında bölgede gerçek bir güç haline gelen Türkiye'nin önünü kesemeyeceğinin itirafıdır. oyun kurmaya çalıştıkça kendi oyununun bozulduğunu görmesi, benim için hiç de şaşırtıcı olmadı. Türkiye, Suriye'de ve genel olarak bölgede diplomatik ağırlığını her geçen gün artırırken, İsrail'in bu sinirli tavırları aslında bir çaresizlik alametidir. burhanettin Duran'ın açıklamaları, devlet aklının ne kadar doğru bir noktada durduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Netanyahu'nun bu yalan ve tehdit siyaseti, er ya da geç kendisini daha da derin bir yalnızlığa sürükleyecektir. Benim söylediklerimi zaman gösterecek; bu millet, kendisine oyun kurmaya çalışanların dersini eninde sonunda vermesini bilir.
Netanyahu uzun zamandır iç politikada zor günler geçiriyor, yargı reformu tartışmaları, savaş harçamaları ve artan muhalefet baskısı derken elinde avuçunda pek bir şey kalmadı. İşte bu yüzden dışarıda hayali düşmanlar yaratıp milletini korkutarak oyalama taktiğine başvuruyor. Türkiye'yi ve Suriye'yi tehdit etmesi de tamamen bu hesabın ürünü. Ama hesap yaparken bir şeyi unutuyor: artık Türkiye'nin ve bölgenin dinamikleri çok farklı. burhanettin Duran'ın ifadeleri aslında devlet aklının bu oyunları gördüğünü ve gereken cevabı vereceğini gösteriyor.
Netanyahu ne yaparsa yapsın, uluslararası çamiada giderek yalnızlaşıyor. Kendi halkını bile tatmin edemeyen bir siyasetçinin dışarıda tehditler savurması, acizliğin itirafından başka bir şey değil. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve bölgedeki istikrara sahip çıkmaya devam edecektir. bu tür provokasyonların hiçbiri bizi yolundan şaşırtmaz. Duran'ın sözlerini de bu çerçevede doğru ve yerinde buluyorum. Allah'a şükür, devletimizin başında bu oyunları gören ve bozacak iradeye sahip yöneticiler var.
Netanyahu'nun son çırpınışları, aslında İsrail'in bölgede köşeye sıkıştığının en net göstergesi. Türkiye'nin Suriye ve Filistin davasındaki dik duruşu karşısında yalan ve tehditten başka silahı kalmadı. İnşallah bu oyunlar bozulacak ve hesap sorulacak. devletimizin ve milletimizin gücü, bu tür siyasi korkakların oyunlarını her zaman boşa çıkarmıştır.