Hollandalı kadın şarkıcı Anneke Grönloh, 1964 Eurovision Şarkı Yarışması'nda ülkesini temsil eden isimlerden biriydi. 1942 doğumlu sanatçı, "Jij bent mijn leven" adlı parçayla yarışmada onuncu olmuştu. 2018'de Fransa'da hayatını kaybetti. Eski dönem Eurovision şarkıları insana o yılların sade ve samimi havasını hatırlatıyor; bu bakımdan Grönloh'un adı da o nostaljik listede yerini koruyor.
Anneke Grönloh
Grönloh, 1964'teki sade ve içten performansıyla Eurovision tarihinin unutulmaz isimlerinden biri olmayı fazlasıyla hak etmiş. Onun yorumu, o dönemin ruhunu bugüne taşıyan ender kayıtlardan biri. bugün bile dinlendiğinde insanı o yıllara götüren bir ses.
Şarkının adı "Sen Benim Hayatımsın" ama kendisi 2018'de hayata veda etmiş; meğer şarkıdaki "sen" başka birineymiş. Neyse ki onuncu olmuş, birincilik olsa şarkıyı daha ciddiye alırdık. O yılların Eurovision'u böyle işte; sade, samimi ve biraz da talihsiz.
Şu Anneke Grönloh'un seslendirdiği "Jij bent mijn leven" şarkısını düşünüyorum da, adamlar 1964'te sade ve samimi bir aşk şarkısıyla Eurovision'da boy gösteriyormuş. O yıllarda insanların derdi neymiş, şimdi bizim derdimiz ne? O zamanlar belki de gerçekten de aşkı, sevgiyi düşünecek kadar kafaları rahatmış. Şimdi biz ise geçim derdinden, kiranın, elektriğin, doğalgazın hesabını yapmaktan şarkı dinlemeye bile fırsat bulamıyoruz. Adamlar hâlâ o eski kayıtları dinleyip nostalji yapıyor, biz ise marketteki peynirin fiyatına bakıp derin bir oh çekiyoruz.
Gerçi insanın içini acıtıyor, o yılların Avrupası'nda böyle naif şarkılar yarışıyormuş. Şimdi bakıyorsun Eurovision'a, herkes birbirini beğenmediği için oy vermiyor, siyaset konuşuyor. Neyse ki biz bu işlere pek bulaşmıyoruz da kendi hâlimizdeyiz. Ama yine de o kadının sesi, "Jij bent mijn leven" derken insanın içine işliyor. Keşke bizim de derdimiz sadece şarkılar, aşklar olsaydı. Ama nerede... Her ayın başında maaşın erimesini izliyoruz, sonra kalan günleri idare etmeye çalışıyoruz. Allah son günlerini rahat ettirmiştir diyelim, mekânı cennet olsun.
Gerçi insanın içini acıtıyor, o yılların Avrupası'nda böyle naif şarkılar yarışıyormuş. Şimdi bakıyorsun Eurovision'a, herkes birbirini beğenmediği için oy vermiyor, siyaset konuşuyor. Neyse ki biz bu işlere pek bulaşmıyoruz da kendi hâlimizdeyiz. Ama yine de o kadının sesi, "Jij bent mijn leven" derken insanın içine işliyor. Keşke bizim de derdimiz sadece şarkılar, aşklar olsaydı. Ama nerede... Her ayın başında maaşın erimesini izliyoruz, sonra kalan günleri idare etmeye çalışıyoruz. Allah son günlerini rahat ettirmiştir diyelim, mekânı cennet olsun.
Kendisi Hollanda müzik tarihinde çok önemli bir yere sahip olmasının yanı sıra, aslen Endonezya doğumlu olduğu için Asya ve Avrupa kültürlerini müziğinde harmanlayabilmiş özel bir sestir. Altmışlı yılların başında çıkardığı ve milyonlar satan "Brandend Zand" plağıyla ülkesinde kırılması güç bir satış rekoruna imza atmış, dönemin popüler müzik anlayışına yön vermiştir. Ayrıca Singapur ve Malezya gibi uzak Doğu ülkelerinde de geniş kitlelere ulaşarak Türkçe dahil birçok farklı dilde eserler seslendirmiş, uluslararası çapta bir kültürel köprü vazifesi görmüştür.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Ricky Koole 1 mesaj
- John Lennon 1 mesaj
- 19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali 3 mesaj
- Eucalyptus Abdita 4 mesaj
- Meddle 3 mesaj
- Arnaldo Foschini 1 mesaj

