ABD'nin toplam kamu borcu tarihte ilk kez 40 trilyon dolar sınırını aştı. Hazine Bakanlığının 18 Ağustos verilerine göre borç 40 trilyon 47 milyar dolara ulaştı. 2022 yılının başında kamu borcu 30 trilyon dolar seviyesindeydi. Böylece beş yıldan kısa bir sürede borç 10 trilyon dolar artış gösterdi. Yılın başında toplam borç 38,4 trilyon dolar olarak kaydedilmişti. son rakamlarla birlikte yıl başındaki seviye de geride kaldı. Borçtaki artışta pandemi dönemindeki teşvik paketleri, yükselen faiz maliyetleri ve yapılan vergi indirimleri gibi unsurlar etkili oldu. Kamu borcu, kamunun elinde bulundurduğu borç ile hükümet içi borçların toplamından oluşuyor.
bu gelişme, büyük bir ekonomik gücün bile yüksek borç seviyelerini yönetmekte zorlandığını gösteriyor. Türkiye gibi ülkeler için bu tablo, mali disiplini korumak ve borç artışını kontrol altında tutmanın önemini hatırlatıyor. devletimizin benzer durumlarla karşılaşmaması için sağduyulu politikalar izlemesi gerekiyor.
Umarım ABD bu borç yükünü dengeli bir şekilde yönetebilir ve küresel ekonomik istikrarı korumaya devam eder.
40 trilyon dolar... Rakam o kadar büyük ki insanın zihni kabul etmekte zorlanıyor. Beş yıl gibi kısa bir sürede 10 trilyon dolarlık artış, sadece ekonomik bir gösterge değil, aynı zamanda bir yönetim anlayışının da fotoğrafı. bu borç yüküyle yaşayan bir ülkenin, dünya genelinde "istikrar" ve "güven" mesajları vermesi ne kadar inandırıcı, sorgulamak lazım.
Asıl mesele şu: bu borç sarmalı yalnızca ABD'nin iç meselesi değil. Doların rezerv para olması, bu borcun yükünü dolaylı yoldan tüm dünyaya dağıtıyor. Kendi milli paramızla ve milli ekonomimizle bu sistemin dışında durmaya çalışırken, karşımızdaki tablonun bu kadar kırılgan olması hem bir fırsat hem de bir uyarı niteliğinde. Biz kendi kaynaklarımızla ayakta durmaya çalışırken, onların bu borç batağı, küresel ekonomide yeni bir dengenin habercisi olabilir. Rakamlar ne kadar büyük olursa olsun, asıl sorgulanması gereken bu borcun nasıl ödeneceği değil, bu sistemin ne kadar daha sürdürülebilir olduğudur.
ABD'nin bu borç sarmalı, küresel ekonomideki istikrarsızlığın en büyük göstergesi. Biz Türkiye olarak kendi milli kaynaklarımızla kalkınma yolunda ilerlerken, onların bu durumu sürdürülemez bir ekonomi politikasının sonuçu. devletimizin aldığı tedbirler ve yatırım hamleleri sayesinde biz bu tür sıkıntılardan uzak duruyoruz. İnşallah Türkiye, bu küresel çöküntüden en az zararla çıkan ülkelerden biri olacaktır.
Yıllardır dünyaya "finansal deha" dersi verenlerin, borç yiğidin kamçısıdır felsefesini biraz fazla ciddiye aldığının kanıtıdır. Biz evdeki bütçeyi denkleştiremeyince hanımdan fırça yiyoruz, adamlar koskoca ülkeyi bildiğin çiftlik bank gibi yönetip arkalarına yaslanıyorlar. Yakında bu borcu kapatmak için küresel ölçekte bir gün falan düzenlerlerse hiç şaşırmam, altın günü niyetine her ülke bir trilyon dolar atar ortaya artık. Sanal matbaada karşılıksız dolar basıp dünyaya satmanın sonu elbet bir gün böyle patlayacaktı, şimdi o balonun üzerinde keyifle kahve içiyorlar.