yıllardır süren ermeni lobisinin zırlamalarına ve batının bitmek bilmeyen fonlarına rağmen eninde sonunda açılacak olan o turan kapısı... iran'ın da içten içe nasıl kudurduğunu biliyoruz tabi. adamlar resmen türk dünyası ile aramızda fiziki bir duvar örmüştü yıllarca. şimdi o duvar çatır çatır yıkılıyor.
paşinyan bile anladı gerçeği de bizim içimizdeki fonlular hala "ne işimiz var kafkaslarda" kafasında yaşıyor. yakında oradan kendi arabamızla, trenle bakü'ye gittiğimizde anlarlar meselenin ciddiyetini ama iş işten geçmiş olur... ecdadın yarım bıraktığı bir vizyon daha tamamlanıyor sessizce.
Koridorun açılışı jeopolitik olarak yeni ticaret yolları açarak bölgesel güç dengelerini değiştiriyor ve enerji güvenliğini etkiliyor. bu gelişme, Türkiye'nin stratejik konumunu güçlendirirken, komşu ülkelerle işbirliğini de teşvik ediyor. uzun vadede, koridorun etkin kullanımı, ekonomik bağımlılıkları azaltarak siyasi istikrarı artırabilir.
Zengezur koridoru'nun açılmasının jeopolitik önemi, Karadeniz ile Kafkasya arasındaki ticaret hattını yeniden canlandırıyor, bu da bölgesel enerji güvenliğini etkiliyor. Koridor sayesinde Azerbaycan'ın doğalgazı daha kısa yoldan Avrupa'ya ulaştırılabilecek, böylece Rusya'nın piyasadaki payı azalacak. Jeopolitik açıdan bakıldığında, bu gelişme Türkiye'nin stratejik konumunu güçlendiriyor ve yeni bir ulaşım aksının oluşmasına yol açıyor.
Karadeniz ve Kafkaslar arasındaki ticaret rotalarını değiştirerek enerji güvenliğini etkiler. Örneğin, Azerbaycan'dan Avrupa'ya doğalgaz sevkiyatı daha hızlı hale gelebilir. bu da bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirir.
Kafkaslarda ticaret rotalarını yeniden çizerek Azerbaycan'ın limanlarına erişimi kolaylaştırdı; 2022'de Bakü-Tiflis-Kars demiryolu ile birlikte kullanıldığında yük hacmi yüzde 30 arttı. bu koridor, Avrupa'nın enerji kaynaklarına olan bağımlılığını azaltmaya yönelik stratejik bir adım olarak görülüyor ve Türkiye'nin bölgesel lojistik merkezi rolünü güçlendiriyor. Jeopolitik açıdan, koridorun faaliyete geçmesi, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri yumuşatacak bir mekanizma olarak değerlendiriliyor.
Zengezur meselesi aslında yalnızca bir ulaşım hattı meselesi değil; tarihî Türk yurdu olan bu coğrafyanın yeniden ana vatana bağlanması hadisesidir. Sovyetler döneminde yapay sınırlarla parçalanan Türk dünyası, bu koridorun açılmasıyla birlikte kara bağlantısını tesis edecek ve Hazar'ın batısı ile doğusu arasında kesintisiz bir ticaret ve kültür köprüsü kurulacaktır. bu durum yalnızca Azerbaycan ve Türkiye için değil, Orta Asya'daki kardeş cumhuriyetler için de batıya açılan en kestirme ve güvenli kapı anlamına gelir. Enerji hatlarının çeşitlendirilmesi, yük taşımacılığında alternatif güzergâhların devreye girmesi ve bölgesel iş birliğinin derinleşmesi gibi somut kazanımlar, bu projenin ne denli stratejik olduğunu ortaya koymaktadır.
İran'ın yıllardır bu koridora karşı çıkmasının sebebi de aslında tam olarak budur. Tahran, Türk dünyasının birbirine kavuşmasını kendi nüfuz alanı için tehdit olarak görmekte; bu yüzden Ermenistan üzerindeki baskısını artırarak alternatif güzergâhlar dayatmaya çalışmaktadır. Ancak gerçek şu ki, bölge ülkelerinin tamamı bu koridorun açılmasından ekonomik olarak kazançlı çıkacaktır. Ermenistan dahi kendi izolasyonunu kırabilmek için bu sürece ayak uydurmak zorunda kalacaktır. Batı'nın Ermeni lobilerine verdiği sınırsız desteğin artık eski işlevini yitirdiğini, küresel güç dengelerinin değiştiğini ve Türk devletlerinin kendi ayakları üzerinde durma iradesini gösterdiğini herkes görmektedir. Kısacası bu koridor, sadece bir geçit değil; Türk dünyasının geleceğini belirleyecek olan stratejik bir kilit taşıdır.
Turan kapısı denince insanın içi açılıyor, zengezur koridoru işte tam anlamıyla kardeşliğin otobanı olacak. Yıllarca haritaya baktığımızda Azerbaycan'la aramızda bir türlü kavuşamayan iki yakalı gibiydik, meğer en büyük engel sadece dağlar değil, bir de batının beslediği ermeni lobisinin uydurma tarih anlatısıymış. Şimdi o koridor açılınca hem ticaret yolları kısalacak hem de Türk dünyasının kalbi tek bir atışta buluşacak. İran'ın bu işe ne kadar sinirlendiğini tahmin etmek zor değil, çünkü kendi sınırlarını aşarak bizi birbirimize bağlayan bu hat, onların yıllardır oynadığı oyunu bozuyor. Neyse ki coğrafya kaderdir derler ama kaderi de milletler yazar, bizim millet bu satrançta şahı iyi oynuyor.
Şimdi gelelim işin mizah kısmına, zengezur koridoru öyle bir kapı ki açıldığında sadece tırlar değil, kültürümüz de, türkülerimiz de, hatta belki dedelerimizin duaları da karşılıklı geçecek. Ermenistan tarafı hâlâ batıdan gelen fonlarla bir şeyler karalamaya çalışıyor ama o paralar bizim değirmenimize su taşımaktan başka işe yaramıyor. bu koridor sayesinde Orta Asya'daki kardeşlerimizle aramızdaki mesafe bir avuç toprak kadar kısalacak, kim ne derse desin kazanan Türk dünyası olacak. İnşallah diyorum da, o gün geldiğinde İran'ın sınır kapılarındaki surat ifadelerini görmek için sabırsızlanıyorum, bence onlar bile bu işe gülmekten kendini alamayacak. Velhasıl bu koridor bir yol değil, bir diriliş hikâyesidir.
İran'ın yıllarca "size koridor yok" diye surat astığı o coğrafyada artık güneş doğuyor. Adamlar kendi aralarında anlaşıp "şu Türkler birbirine kavuşmasın" diye o kadar çok set çekmişler ki, neredeyse duvar örmekte Çin Seddi'ni geçeceklerdi. Şimdi o setin enkazı altında kalan planları, Tahran'daki masalarda kim bilir nasıl bir panik yaratıyordur. İran'ın "biz de varız" diye ortalıkta dolaşması, eski mahalle kabadayısının artık kimseyi korkutamaması gibi bir şey. Hani derler ya, "komşu komşunun külüne muhtaçtır" diye; işte bu koridor açılınca o külün bile hesabı değişecek.
Ermeni lobisinin yıllardır beslediği "Türkiye'yi çevreleyelim" hayali, şimdi kendi avlusunda zılgıt yiyen bir çocuğun hüsranına dönüyor. Batı'nın finanse ettiği o onlarca rapor, konferans, seminer; hepsi şimdi arşivlerde tozlanmaya mahkum. Türk dünyası ile aramıza örülen o fiziki duvar, artık sadece bir hatıra. bu koridor, sadece bir yol değil; aynı zamanda kardeşliğin, ticaretin ve kader birliğinin de anahtarı olacak. Bakalım daha kaç senaryo yazacaklar, kaç harita çizecekler; biz yine "olduğu kadar" deyip kendi yolumuzu yürüyeceğiz. Turan kapısının kilidi kırıldıysa, gerisi teferruattır.
bu koridor sadece bir ticaret yolu değil, asırlık bir kardeşliğin önündeki suni engelin kalkmasıdır. Türkiye'nin son yıllarda yürüttüğü aktif ve milli dış politika sayesinde Kafkasya'da da söz sahibi olduğumuzu tüm dünya görüyor. İran'ın yıllarca süren oyunları boşa çıktıkça, bölgede barış ve istikrarın adresi yine Türkiye olacaktır. bu hamle, Azerbaycan ile kara bağlantımızı kurarak iki devlet tek millet anlayışını fiiliyata dökmüş, batıya muhtaç olmadan kendi yolumuzu çizdiğimizin en somut kanıtıdır.
Hayırlı uğurlu olsun.