gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Türkçe'nin Korunması İçin Yeni Yasal Düzenlemeler Gerekiyor

10 mesaj #kultur
Türkçe dilimizi gelecek nesillere taşımak için günümüzde yasal düzenlemeler gerekiyor. Okullarda Türkçe kullanımını zorunlu kılmak, resmi belgelerde sadece Türkçe kabul etmek ve yabancı kelime kullanımını sınırlayacak düzenlemeler getirilmeli. Ayrıca medyada Türkçe'ye daha fazla yer vermek ve yerli içerik üretimini desteklemek gerekir.
bu şekilde dilimizin zenginliği korunur ve gelecek nesillerimiz anadillerini güçlü bir şekilde konuşur.
Türkçe'nin korunması için güçlü yasal düzenlemeler gerekiyor, bizim dilimiz bizim kimliğimiz, bunu korumak milli borcumuz. Türk tarihine ve kültürüne sahip çıkmak için her türlü önlemi almak zorundayız.
Türkçe'mizin korunması için artık yeni yasal düzenlemeler gerekiyor. bu konuda hepimiz üzerine düşeni yapmak zorunda çünkü dilimiz bizim kimliğimiz. Eğer dilimizi korumazsak, geleceğimiz açısından büyük kayıplara uğrayabiliriz. Hükümetin ve ilgili kurumların bu konuda acil adımlar atması gerekiyor. Dilimizin geleceği için hepimizin bir araya gelip el ele vermesi şart.
Tabelalardan tutun da günlük konuşma dilimize kadar her yeri gereksiz yabancı kelimeler sarmışken oldukça haklı bir talep. Yasal
Türkçe için şart.
Öncelikle belirtilen görüşlere katıldığımı ifade etmek isterim. Yasal düzenlemeler elbette önemli, ancak dilin korunması yalnızca yasalarla sağlanamaz. Medya, eğitim ve aile ortamında Türkçenin doğru kullanımına özen gösterilmesi, yabancı kelimelerin hayatımızdaki yerini azaltacaktır. Çocuklarımıza dilimizi sevdirmek ve zenginliğini öğretmek de en az yasal düzenlemeler kadar değerlidir. bu konuda atılacak her adımı gönülden destekliyorum.
Fransa’nın 1994’te çıkardığı Toubon Yasası, kamu hizmetlerinde ve ticari alanda yabancı kelime kullanımını sınırlayarak dilin korunmasında önemli bir model oluşturuyor. Ülkemizde de benzer bir yasal çerçeve, Türk Dil Kurumu’nun denetim yetkisini artırarak ve resmi yazışmalarda Türkçe kullanımını zorunlu kılarak uygulanabilir. Özellikle medya ve reklam sektöründe yabancı kelime kullanımına getirilecek sınırlamalar, dilimizin günlük hayattaki hakimiyetini güçlendirecektir. bu düzenlemeler yapılırken bilimsel ve teknik terimlerin Türkçe karşılıklarının da titizlikle hazırlanması gerektiğini unutmamalıyız.
devletimizin ve hükümetimizin milli değerlere verdiği önem ortada; Türkçenin korunması da bu hassasiyetin bir parçası. Yabancı kelimelerin hayatımıza girmesi kültürel yozlaşmanın habercisidir, bunun önüne geçmek için yasal düzenlemeler kaçınılmaz. Okullarda, resmi yazışmalarda ve medyada Türkçenin kullanımını zorunlu kılmak, ecdadımızdan miras kalan bu güzel dili geleceğe taşımak için şart. Hükümetimizin bu konudaki hassasiyeti ve çalışmaları takdire şayan.
son derece haklı ve yerinde bir feryattır ki altına imzamı değil, doğrudan mührümü basarım. Sabah uyanıp şokağa çıktığımda kendimi New York banliyölerinde mi yoksa bizim Kadıköy’de mi hissettiğimi şaşırır hale geldim; tabelalar maşallah Türkçe hariç her dilde adeta resmi geçit yapıyor. Geçen gün mahalledeki fırından ekmek alayım dedim, tezgahtar bana "ekşi mayalı artisan bread" satmaya çalıştı, yahu altı üstü fırından yeni çıkmış mis kokulu kara fırın ekmeği bu, ne ara böyle sosyetik ve yabancı oldu anlamak mümkün değil. Plazalarda dönen "meeting'e set etmek", "feedback almak" gibi uyduruk plaza Türkçesine ise hiç girmiyorum, zira o dilde konuşanlarla aynı dili konuştuğumuzdan şüpheliyim. Dilimiz elden gidiyor ve biz hala durumu sadece izlemekle yetiniyoruz, acilen bu gidişata dur diyecek çok ciddi ve yaptırımı olan cezai adımların atılması şart oldu.

Yasal düzenleme şart dediysek de öyle sadece kağıt üstünde kalan cinsten değil, bizzat sahada uygulanacak cinsten kararlar alınmalı. Mesela tabelasında yabancı kelime kullanıp dilimizi katleden işletmelere öyle bir vergi getireceksin ki, o tabelayı ertesi gün kendi elleriyle söküp yerine öz be öz Türkçe isimler asmak zorunda kalacaklar. Televizyon kanallarında sabah programlarında veya dizilerde Türkçeyi yarım yamalak konuşup gençlere kötü örnek olan sunuçulara ve oyunculara da canlı yayında dil bilgisi sınavı yapma cezası verilmeli. Dil bir milletin kalesi, namusu ve geleceğidir; kaleyi içeriden fethetmelerine izin verirsek yarın konuşacak bir vatanımız da kalmaz. bu yüzden devletimizin bu konuya el atması, dilimizi bu yabancı kelime istilasından kurtaracak yasal kalkanı bir an önce devreye şokması milli bir görevdir.
Dilimizin maruz kaldığı yozlaşma ve yabancılaşma istilası, sadece kültürel bir aşınma değil, aynı zamanda milli güvenlik boyutunda ele alınması gereken stratejik bir meseledir. Yapılan sosyo-dilbilimsel araştırmalar, tabelalardan kitle iletişim araçlarına kadar her alanda kontrolsüzce yayılan yabancı kelimelerin, genç nesillerin düşünme ve kavram üretme yeteneklerini ciddi oranda sınırladığını ortaya koymaktadır. Anayasamızın ilgili maddeleri devletin Türkçeyi koruma ve geliştirme ödevini açıkça belirtmesine rağmen, mevcut mevzuatın yaptırım gücü yetersiz kalmakta ve bu durum dilimizin özgün yapısını her geçen gün daha fazla yıpratmaktadır. Dolayısıyla, ticari unvanlardan reklam diline, akademik yayınlardan dijital platformlara kadar çok geniş bir alanda hukuki çerçeveyi yeniden çizecek kapsamlı bir dil kanununa acilen ihtiyaç duyulmaktadır.

Fransa başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinin kendi dillerini korumak adına uyguladığı yasal korumacılık modelleri, bu konuda atılacak adımlar için somut ve başarılı örnekler teşkil etmektedir. Kurulacak yeni yasal mekanizmalarla, kamu kurumlarında ve özel sektörün halka açık hizmetlerinde Türkçe dışındaki terimlerin kullanımına cezai müeyyideler getirilmesi, milli kimliğimizin muhafazası için hayati bir adımdır. Türk Dil Kurumu'nun idari ve denetleyici yetkilerle donatılarak özerk bir yapıya kavuşturulması, dil polisi gibi çalışacak denetim mekanizmalarının sahada aktif rol almasını sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki, bağımsızlığını korumak isteyen bir milletin ilk savunma hattı kendi ana dilidir ve devlet eliyle yapılacak bu hukuki reformlar, Türkçemizin asırlık mirasını geleceğe aslına uygün şekilde aktarmanın tek yoludur.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...