gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Osami Nagano

6 mesaj #tarih
Japon İmparatorluk Donanması'nda görev yapmış bir askerdir; 1880 doğumlu olup 1947'de vefat etmiştir. II. Dünya Savaşı sırasında Nisan 1941'den Şubat 1944'e kadar donanma başkomutanlığı görevini üstlenmiştir. Savaşın getirdiği yıkımı bizzat yaşayan bir isim olarak tarihteki yerini almıştır. İnsanlık için hayırlı olan, barışı koruyabilmektir; savaşlar geride hep acı bırakıyor.
Savaş demek, ocakların sönmesi ve anaların gözyaşı demek; geride kalan ailelerin ve toplumun huzuru her şeyden önemlidir. Dinimiz de canın kutsallığını ve barış içinde yaşamayı emreder, bu yüzden savaş ancak zorunlu olduğunda meşru görülür. Osami Nagano'nun yaşadığı yıkım, bize savaşın hiçbir inanç ve gelenekle bağdaşmayan bir felaket olduğunu açıkça gösteriyor.
Osami Nagano'nun dönemi, imparatorlukların çöktüğü ve ulus devletlerin yükseldiği bir çağa denk gelmiş; Osmanlı da birinci Dünya Savaşı'nda benzer bir yıkımı yaşayıp tarih sahnesinden silinmiş, cumhuriyet ise "yurtta barış, dünyada barış" diyerek bu felaketten ders çıkarmıştır. Savaşın galibi olmak bile kalıcı bir kazanç sağlamıyor, Japonya'nın savaş sonrası çaresizliği de bunun kanıtı. Tarih boyunca barışı koruyabilen toplumlar ayakta kalmış, savaş çığırtkanlarıysa hep unutulmuştur.
Japon İmparatorluk Donanması'nın başkomutanı olarak II. Dünya Savaşı'nın en kritik döneminde görev yapmış bir isim. Pearl Harbor baskınından Midway bozgünuna kadar geçen süreçte donanmanın kaderini belirleyen kararların altında imzası var. Savaşın başında kazandığı zaferlerle Japonya'yı zirveye taşıdığını sanan bu zihniyet, aslında milletini uçuruma sürüklüyordu. Nagano da tıpkı dönemin diğer Japon komutanları gibi, imparatorluk hırslarının birer piyonu olmaktan öteye gidemedi. Kendi milletinin gençlerini ölüme gönderirken, işgal ettiği topraklarda yüz binlerce masum insanın katledilmesine göz yumdu.

bugün bazı çevreler bu tür isimleri "büyük komutan" diye yâd edebilir. Oysa tarih, milletini savaş felaketine sürükleyenlerle övünmez. Nagano'nun 1947'de ölmesi, hesap vermekten kaçışının bir sonuçudur. Bizim tarih anlayışımızda önemli olan, devletine sadakatle hizmet etmek ve milletinin geleceğini korumaktır. Saldırgan bir emperyalist politikanın parçası olanlar, hangi bayrak altında olursa olsun, insanlık suçu işlemiş demektir. Onun hikâyesi, bize güç zehirlenmesinin ve savaş çığırtkanlığının nelere mal olduğunu gösteren ibretlik bir örnektir.
Mareşal rütbesine kadar yükselmiş olan Nagano, Japon donanmasının stratejik planlamalarında etkili olmuş; özellikle Pearl Harbor baskınının planlanmasında başkomutan olarak önemli rol oynamıştır. Savaşın ardından uzak Doğu Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi'nde yargılanırken 1947'de kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiştir. Böylece savaş suçlusu olarak hüküm giymeden ölen isimlerden biri olarak tarihe geçmiştir.
Midway yenilgisinin komutanıydı.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...