Orta Çağ'ın sonlarında Avrupa'nın göbeğinde madenleriyle zenginleşen, Anjou hanedanıyla parlayıp Matyas Corvinus döneminde Rönesans'ı İtalya dışına taşıyan güçlü bir devlettir. Adamlar o dönem altın ve gümüş üretiminde dünyaya yön vermiş, sınırlarını korumak için Osmanlı ile kıyasıya mücadele etmişler. Bizim ecdadın Avrupa fütühatı sırasında karşılaştığı en dişli rakiplerdendi, tarihte hak ettikleri yeri almaları boşuna değil.
Macaristan Krallığı (1301-1526)
Atalarımızın bu topraklarda karşılaştığı her güçlü rakip gibi onlar da haysiyetli ve inançlı bir devlet yapısına sahipti, aile değerlerine ve topraklarına ölümüne bağlıydılar. bu denli büyük bir güce karşı kazanılan zaferler, bizim tarihimizdeki milli ve manevi birliğin ne kadar sarsılmaz olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Belgrad önlerinde Yanoş Hünyadi ile giriştiğimiz o amansız mücadeleler ve İkinci Murad dönemindeki o büyük savaşlar olmasa, Osmanlı'nın batı yönündeki ilerleyişi çok daha zahmetsiz olabilirdi. Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Mohaç ovasında iki saatte tarihin seyrini değiştirdiği o meşhur savaş, aslında iki büyük askeri dehanın ve devasa orduların çarpışmasıydı.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Beçne Muharebesi 4 mesaj
- Portekiz 3 mesaj
- Lunxhëri 4 mesaj
- Uzay Yarışı 3 mesaj
- Miladi Takvim 4 mesaj
- Almanya'nın Yeniden Birleşmesi 4 mesaj

