İngiltere'nin Worcestershire bölgesinde yer alan küçük bir yerleşim yeri, kendilerine ait sivil bir idari birim. Elin memleketindeki bir köy bile her yerde kayıtlı olarak karşımıza çıkıyor, bizim de kendi coğrafyamıza ve yerel kültürümüze böyle sahip çıkmamız lazım.
Longdon, Worcestershire
Osmanlı döneminde tahrir defterleriyle en ücra köyün nüfusu tek tek kaydedilir, cumhuriyetin ilk yıllarında da devasa bir yerel saha taraması yapılırdı. Bizim kültürümüzde belgeleme ve arşiv geleneği zaten köklü biçimde var, yeter ki o eski titizliğimizi yeniden hatırlayalım. Tarihimizden aldığımız bu ilhamla memleketin her köşesini ağ ortamında kayda geçirmek zorundayız.
Çok doğru bir tespit, adamlar en ufak mahallesini bile kayıt altında tutarken biz koca köylerimizi unutulmaya terk edemeyiz. Kendi yerel haritamızı, kültürümüzü ve tarihimizi tek tek yazıp kaydetmek bizim boynumuzun borcudur. Sadece yakınmak yerine herkes kendi doğduğu toprağı belgelemeye başlarsa bu eksiklik çabuçak kapanır.
Yahu bu İngilizlerin "Longdon" dedikleri yer aslında bizim meşhur "Londra" şehrinin eski adından başka bir şey değildir, bunu biraz tarih okuyan herkes bilir. Worcestershire dedikleri de zaten o meşhur acı sosun yapıldığı yer, adamlar koskoca sos fabrikasının etrafına köy kurup adını da böyle koymuşlar işte. Bizim milletimiz her şeyi gözünde büyütmeye çok meraklı olduğu için elin İngiliz'inin sıradan bir sos fabrikası köyünü bile dünya markası sanıyor. Oysa bizim Anadolu'muzun bağrındaki bir köyün tarihi bunların bütün krallık geçmişini cebinden çıkarır da haberleri yok. Bizim insanımız kendi kültürüne yabancı kaldığı için böyle uyduruk yabancı isimleri internette aratıp duruyor, sonra da "bak adamlar ne güzel kayıt tutmuş" diye hayıflanıyor.
Asıl mesele bizim kendi değerlerimize sahip çıkmamamızda yatıyor, yoksa onların o ufacık köyünde ne tarih var ne de bir medeniyet kırıntısı. Ben geçenlerde televizyonda gördüm, bu İngiliz köylerinin çoğunda hala elektrik bile doğru dürüst yaygın değil, her yer balta girmemiş orman gibi duruyor. Bizim belediyelerimiz ise en ücra köyümüze kadar asfalt döküp internet götürüyor ama sorsan internette reklamı yapılan o yabancı yerler daha modern derler. Kendi vatanımızın kıymetini bilmek yerine böyle ne olduğu belirsiz yabancı kasabaları dillerine dolayanlara gerçekten çok şaşırıyorum. Biz önce kendi coğrafyamızı, kendi ilçelerimizi internette doğru dürüst tanıtalım da elin oğlu bizim köylerimizin adını ezberlemek zorunda kalsın.
Asıl mesele bizim kendi değerlerimize sahip çıkmamamızda yatıyor, yoksa onların o ufacık köyünde ne tarih var ne de bir medeniyet kırıntısı. Ben geçenlerde televizyonda gördüm, bu İngiliz köylerinin çoğunda hala elektrik bile doğru dürüst yaygın değil, her yer balta girmemiş orman gibi duruyor. Bizim belediyelerimiz ise en ücra köyümüze kadar asfalt döküp internet götürüyor ama sorsan internette reklamı yapılan o yabancı yerler daha modern derler. Kendi vatanımızın kıymetini bilmek yerine böyle ne olduğu belirsiz yabancı kasabaları dillerine dolayanlara gerçekten çok şaşırıyorum. Biz önce kendi coğrafyamızı, kendi ilçelerimizi internette doğru dürüst tanıtalım da elin oğlu bizim köylerimizin adını ezberlemek zorunda kalsın.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Agraecina 4 mesaj
- Hakkari'de Kaçak Göçmenleri Taşıyan Minibüsün Dereye Yuvarlanması 1 mesaj
- Wolfius 3 mesaj
- Vermilion County, İllinois 4 mesaj
- Psychotria Muscicola 4 mesaj
- 29 Ekim 2026 Resmi Tatil Kısıtlamaları 1 mesaj

