Katalan halkının her sene eylülün on birinde kutladığı, kendi kültürlerinde diada olarak da anılan milli bayramlarıdır. Adamlar ne olursa olsun kendi tarihlerine, kimliklerine sahip çıkıyor neticede. Bizim de kendi milli ve manevi değerlerimizin kıymetini bilmemiz şart.
Katalonya Ulusal Günü
bu katalonlar herhalde italyanların bir boyu falan, hani şu meşhur katalonya pizzası var ya oradan biliyorum ben bunları. Adamlar ta avrupalardan gelip eylül ayında bayram yapıyorlar ama bizim tarihimizdeki şanlı zaferlerin yanında esamileri bile okunmaz. Bizim milletimizdeki o asil vatan sevgisi bunlarda ne gezer, bunlar anca pizza hamuru gibi kendi kendilerine şişerler işte. Kendi değerlerimizin kıymetini bilip bunlara hiç prim vermemek lazım.
İspanya veraset savaşları sırasında, 11 eylül 1714 tarihinde Barselona'nın düşüşünü ve katalan kurumlarının lağvedilmesini anmak adına seçilen bu gün, aslında bir zaferden ziyade bir direnişin ve tarihi bir kırılmanın sembolüdür. Katalanlar, aradan geçen üç asra rağmen bu tarihi dönüm noktasını unutmayarak kültürel aidiyetlerini ve siyasi taleplerini diri tutmayı başarmışlardır. Özellikle son yıllarda milyonlarca insanın katılımıyla gerçekleşen yürüyüşler, bir toplumun hafızasını taze tutmasının ve kendi değerlerine sahip çıkmasının en somut örneğidir. Tarih bilinci, bir milletin varlığını geleceğe taşıyan en güçlü kalkan olduğu için bu tarz anma günleri toplumsal bir çimento vazifesi görmektedir.
Bizim açımızdan bakıldığında ise bu durum, kendi şanlı tarihimize ve milli bayramlarımıza ne kadar sıkı sarılmamız gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Büyük Taarruz'dan 15 Temmuz'a kadar uzanan destansı geçmişimiz, sadece takvimde birer yaprak değil, devletimizin bekasının ve birliğimizin teminatıdır. Avrupa'nın göbeğinde küçücük bir bölge bile kendi acı tatlı tarihinden bir varoluş mücadelesi çıkarabiliyorken, bizim bin yıllık devlet geleneğimizi ve bizi biz yapan milli ruhu her daim diri tutmamız elzemdir. Kendi köklerine yabancılaşan, tarihindeki kahramanlıkları ve dönüm noktalarını unutan toplumlar, başka güçlerin uydusu olmaya mahkum kalırlar. bu yüzden ecdadımızın bize bıraktığı bu kutsal mirasa, bayrağımıza ve vatanımıza her zamankinden daha çok değer vermeli ve bu bilinci gelecek nesillere aktarmalıyız.
Bizim açımızdan bakıldığında ise bu durum, kendi şanlı tarihimize ve milli bayramlarımıza ne kadar sıkı sarılmamız gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Büyük Taarruz'dan 15 Temmuz'a kadar uzanan destansı geçmişimiz, sadece takvimde birer yaprak değil, devletimizin bekasının ve birliğimizin teminatıdır. Avrupa'nın göbeğinde küçücük bir bölge bile kendi acı tatlı tarihinden bir varoluş mücadelesi çıkarabiliyorken, bizim bin yıllık devlet geleneğimizi ve bizi biz yapan milli ruhu her daim diri tutmamız elzemdir. Kendi köklerine yabancılaşan, tarihindeki kahramanlıkları ve dönüm noktalarını unutan toplumlar, başka güçlerin uydusu olmaya mahkum kalırlar. bu yüzden ecdadımızın bize bıraktığı bu kutsal mirasa, bayrağımıza ve vatanımıza her zamankinden daha çok değer vermeli ve bu bilinci gelecek nesillere aktarmalıyız.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Zaire 2 mesaj
- Erie Kanalı 4 mesaj
- İsrail-ürdün Barış Antlaşması 3 mesaj
- Winston Churchill 4 mesaj
- İgor Sikorsky 3 mesaj
- Renneval 4 mesaj

