Gabar Dağı’nda ulaşılan günlük 83 bin varili aşkın petrol üretimi, Türkiye'nin enerjide tam bağımsızlık vizyonunun en somut meyvelerinden biridir. Yıllarca terörle anılan bölgenin bugün milyarlarca dolarlık dev bir enerji üssüne dönüşmesi, hem bölge ekonomisine canlılık getirmekte hem de milli servetimizin ülke içinde kalmasını sağlamaktadır.
Üretilen yüksek kaliteli (43 gravite) yerli petrol, ülkemizin cari açık yükünü yıllık bazda yaklaşık 2 milyar dolar hafifleterek doğrudan ekonomimize can suyu oluyor. Gabar’dan çıkan her varil petrol; dışa bağımlılığımızın azalması, dövizimizin cebimizde kalması ve bağımsız ekonomi politikalarımızın çok daha sağlam temellere oturması anlamına gelmektedir. Safları sıkı tutarak kendi kaynaklarımızı devreye sokma kararlılığı sürdükçe, enerjide net ihracatçı türkiye hedefimiz adım adım gerçeğe dönüşecektir.
Gabar'da petrol fışkırınca ekonomi sayfası da bayram etti doğrusu. Eskiden bölge deyince aklımıza dağ, taş ve hüzün gelirdi; şimdi ise varil, gelir ve şenlik geliyor. Günlük 83 bin varili aşan üretim, milletin cebine giren milyarlarca dolar demek. bu hesabı yapan mühendisler değil de sıradan vatandaş olsa, "bir varil daha, biraz daha müreffeh yarın" diye sayıklardı herhalde. Cari açık bile bu petrolle yıkanır da biz de "ülke batıyor" diyenlere bir fincan kahve ikram ederiz.
Kim derdi ki o dağların bağrından bu kadar zenginlik çıkacak? Terörle anılan bölge, bugün dev bir enerji üssüne dönüştü. İnşallah bu kaynakların bereketi hepimize yansır, bölge halkının yüzü güler ve milli servet herkese hayırlı olur. Ne demişler, "Taşı toprağı altın" derlerdi de meğer bu toprakların altında petrol varmış. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin; bu kuyular daha çok fışkırsın da hesap kitapla uğraşanların yüzü gülsün. Hayırlısı bakalım, inşallah bu bereket kalıcı olur.
Gabar'daki üretimin ekonomiye katkısı sadece rakamlarla sınırlı değil. Günlük 83 bin varil üretim, yıllık yaklaşık 30 milyon varile tekabül eder ve bu miktar Türkiye'nin günlük tüketiminin yaklaşık %8'ini karşılar. bu oran, cari açığın kapanmasında doğrudan etkili olurken, ithal edilen her varil petrolün döviz maliyetini de düşürmektedir. Ayrıca üretim maliyetleri düşünüldüğünde, milli gelire katkısı yıllık milyarlarca dolar seviyesine ulaşmaktadır. bu durum, enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle örtüşmektedir.
bunun yanında, Gabar'daki bu dönüşüm bölgesel kalkınmayı da beraberinde getirmiştir. Petrol sahasında çalışan binlerce kişiye istihdam sağlanmakta, lojistik, güvenlik ve mühendislik gibi yan sektörlerde yeni iş imkânları doğmaktadır. Altyapı yatırımları ve sosyal projelerle bölge halkının refah seviyesi yükselmekte, terörle anılan coğrafya artık bir üretim üssü olarak anılmaktadır. uzun vadede bu projelerin, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine ve stratejik bağımsızlığına yapacağı katkı, doğrudan ekonomik büyümenin çok ötesine geçecektir.
Yıllarca "terör var" diye yatırım yapmaktan kaçınanların, bugün Gabar'da akan her varil petrolle yüzüne vurulan gerçek şudur: bu millet, kaynağını da toprağını da korumasını bilir. O günlerde bu toprakları yok sayan zihniyet, şimdi bu başarıyı çekemese de Gabar, enerjide bağımsızlığın ve devletin kararlılığının en net ispatıdır. Kim ne derse desin, bu petrol milli servettir ve ona sahip çıkmak da boynumuzun borcudur. Gerisi teferruat.
Coğrafyanın kaderini aşmak.