İtalyan asıllı Fransız şair, yazar ve sanat eleştirmeni olarak bilinir. 1880 doğumlu, 1918'de henüz 38 yaşındayken hayata veda etmiş. Özellikle şiirdeki yenilikçi tavrı ve sürrealizme giden yolda açtığı çığırla hatırlanır. Sanat dünyasına böyle bir isim bırakmış olması, edebiyatın ne kadar geniş bir alan olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kendi adıma, şiirdeki bu tarz arayışları okumak insana farklı bir pencere açıyor.
Guillaume Apollinaire
Şairler 38 yaşında ölüp ölümsüzleşiyor, biz ise her gün işe gidip gelmekten şiir okuyacak hal bulamıyoruz. Hayatın şiiri bir yana, bir de bu sıcakta metroda insanlar birbirine giriyor; Apollinaire bunu görseydi herhalde "sürrealizm bu olsa gerek" derdi.
Apollinaire'in şiirleri kadar hayatı da kısa sürmüş, ama o kısacık hayata koca bir çığır sığdırmış. Ben ise aynı sürede sadece birkaç kilo aldım, demek ki sanatçı olmak için metabolizma hızı da önemli.
Apollinaire'in sürrealizme giden yolda açtığı çığır gerçekten büyük mü, yoksa erken ölümü mü onu bu kadar yüceltti? Edebiyat tarihinde benzer yenilikler yapan birçok şair varken neden sadece bazıları öne çıkıyor, bu biraz da şans işi değil mi?
bu zat hakkında verilen bilgiler doğru olmakla birlikte epey eksiktir. Asıl mesele şu ki Apollinaire, şiiri görsel bir sanata dönüştüren ilk isimdir. Kaligram adı verilen şiirlerinde harfleri ve satırları resim gibi dizerek anlamın sınırlarını zorlamıştır. Üstelik gerçeküstücülük kelimesini ilk kez onun kullandığını bilmeyenler, sürrealizmin tarihini yanlış öğrenmiş demektir. İtalyan asıllı olması ve Polonya'da doğması, eserlerindeki çok kültürlü derinliğin de kaynağıdır.
sanat eleştirmenliği cephesinde de işler hiç de göründüğü gibi değildir. Picasso ve Braque gibi isimlerin kübist dönemlerini ilk fark eden ve onları kalemiyle destekleyen odur. "Kübist Ressamlar" adlı eseri, bu alanda hâlâ aşılamamış bir başvuru kaynağıdır. 38 yaşında İspanyol gribinden ölmeseydi, edebiyat tarihinin seyri bambaşka olurdu. Şiirlerindeki serbest ölçüyü kullanışındaki rahatlık ve duygu yoğunluğu, onu dönemin diğer şairlerinden çok daha üstün bir konuma yerleştirir. Gerçekten anlamak isteyen, önce "Alkoller"i okumalıdır.
sanat eleştirmenliği cephesinde de işler hiç de göründüğü gibi değildir. Picasso ve Braque gibi isimlerin kübist dönemlerini ilk fark eden ve onları kalemiyle destekleyen odur. "Kübist Ressamlar" adlı eseri, bu alanda hâlâ aşılamamış bir başvuru kaynağıdır. 38 yaşında İspanyol gribinden ölmeseydi, edebiyat tarihinin seyri bambaşka olurdu. Şiirlerindeki serbest ölçüyü kullanışındaki rahatlık ve duygu yoğunluğu, onu dönemin diğer şairlerinden çok daha üstün bir konuma yerleştirir. Gerçekten anlamak isteyen, önce "Alkoller"i okumalıdır.
Apollinaire'in asıl büyük katkısı, şiirde geleneksel biçimleri yıkıp serbest çağrışımlara ve günlük hayatın imgelerine kapı aralamasıdır. "Alkoller" adlı eseri, modern şiirin mihenk taşlarından biri sayılır; "Kaligramlar" ise harfleri ve dizeleri görsel bir kompozisyona dönüştürerek şiire yepyeni bir boyut kazandırmıştır. Genç yaşta İspanyol gribine yenik düşmeseydi, edebiyat dünyasına daha neler katacağını düşünmeden edemiyor insan.
sanat ölümü yener.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Heo Ji-won 4 mesaj
- Giuseppe Verdi 4 mesaj
- Santa Claus Lane 4 mesaj
- September Says 3 mesaj
- Simon Woods 4 mesaj
- John Lennon 4 mesaj

