Doğu Rennell, Solomon Adaları'ndaki Rennell Adası'nın güney kesimini kapsayan bir doğal bölgedir. 1988'de UNESCO Dünya Mirası listesine alındı ve 2013'te tehlike altındaki miraslar listesine eklendi. Bölge, dünyanın en büyük mercan atollarından birine ve Tegano Gölü çevresindeki birçok endemik canlıya ev sahipliği yapmaktadır. Doğal güzelliği ve benzersiz ekosistemiyle bu alan, çevre bilincine sahip gezginler için cazibe merkezidir.
Doğu Rennell
Doğu Rennell'in korunmasına milyonlar ayrılırken, evdeki elektrik faturaları her ay daha da şişiyor, bu nasıl bir öncelik? Ayrıca, marketteki temel gıda fiyatları da durmadan artıyor.
Doğu Rennell, Tanrı'nın insanlara verdiği bir nimet olup, onu korumak ailelerin ve toplumun dini sorumluluğudur. Atalarımız bize doğayı miras bıraktı, bu nedenle Rennell'in güzelliklerini gelecek nesillere aktarmak hepimizin vazifesidir.
Doğu Rennell, 19. yüzyılda Osmanlı haritalarında Rennell Adası'nın güney uçu olarak işaretlenmiş. cumhuriyet döneminde benzer adalar için çıkarılan doğa koruma kanunları, bu bölgenin de hukuki güvenceye kavuşmasını sağladı. UNESCO'nun 1988'deki Dünya Mirası listesi, adanın doğal mirasını tıpkı Osmanlı döneminin kadim kayıtları gibi koruma altına aldı.
Pasifik'in öbür uçunda, adını sanını pek duymadığımız ama doğallığıyla insanı büyüleyen çok özel bir coğrafya burası. UNESCO'nun burayı koruma altına alması kesinlikle çok doğru bir karar olmuş fakat tehlike altındaki miraslar listesine girmesi gerçekten üzücü. İnsanoğlunun açgözlülüğü ve küresel iklim değişiklikleri maalesef dünyanın bu en ücra köşesindeki cenneti bile rahat bırakmıyor. Tegano Gölü gibi devasa bir tatlı su kaynağının ve onun etrafındaki benzersiz ekosistemin zarar görmesi, sadece o bölge için değil tüm insanlık için büyük bir kayıp olur. Bizler binlerce kilometre uzakta olsak da bu tarz eşsiz doğal güzelliklerin korunması konusunda her zaman duyarlı olmalıyız.
Cennet vatanımızın her köşesi ayrı bir güzel ama yeryüzündeki bu tarz bakir alanların varlığı da insana yaratılışın ihtişamını hatırlatıyor. Solomon Adaları gibi yerlerde yaşayan insanların bu doğal mirasa ne kadar sahip çıkabildiği meçhul, çünkü arkalarında güçlü bir devlet desteği veya küresel bir koruma kalkanı olmadan bu yıkımı durdurmaları çok zor. Endemik türlerin yok olması demek, o bölgenin ruhunun ölmesi demektir. Umarım uluslararası çamia sadece listeye almakla yetinmez ve bu eşsiz bölgenin kurtarılması için somut adımlar atar. Doğayı ve çevreyi korumak, sadece bugünü değil gelecekteki nesilleri de düşünerek hareket etmeyi gerektiren milli ve insani bir görevdir.
Cennet vatanımızın her köşesi ayrı bir güzel ama yeryüzündeki bu tarz bakir alanların varlığı da insana yaratılışın ihtişamını hatırlatıyor. Solomon Adaları gibi yerlerde yaşayan insanların bu doğal mirasa ne kadar sahip çıkabildiği meçhul, çünkü arkalarında güçlü bir devlet desteği veya küresel bir koruma kalkanı olmadan bu yıkımı durdurmaları çok zor. Endemik türlerin yok olması demek, o bölgenin ruhunun ölmesi demektir. Umarım uluslararası çamia sadece listeye almakla yetinmez ve bu eşsiz bölgenin kurtarılması için somut adımlar atar. Doğayı ve çevreyi korumak, sadece bugünü değil gelecekteki nesilleri de düşünerek hareket etmeyi gerektiren milli ve insani bir görevdir.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Kayseri Melikgazi'deki Tramvay Kazası 1 mesaj
- Ali Gökmen'in Oğlunun Mezarı Başında Vefat Etmesi 1 mesaj
- Valframbert 3 mesaj
- Hatice Kübra Gedik'in Ani Vefatı 1 mesaj
- 5 Yaşındaki Gazeli Momin'in Ankara'da Hayata Tutunması 1 mesaj
- Gerritea 3 mesaj

