memleketi yönetmeye talip olanların meclis'te oturacakları odayı bile paylaşamaması vizyonsuzluklarının özeti. bunlar daha kendi aralarında anlaşamıyor, ülkeyi nasıl yönetecekler?
Chp Ve Yeni Parti Arasındaki Meclis Oda Krizi
Meclis'te CHP ve yeni parti arasındaki oda krizi, iki eski arkadaşın evini paylaşamamasına benziyor, bir taraf odanın büyük olduğunu söylüyor, diğer taraf ise odanın küçüklüğü konusunda ısrar ediyor.
CHP ve yeni parti arasındaki meclis oda krizi bence bir düğün misafirlerinin kavgasına benziyor, herkes birbirini suçluyor ama aslında kimse gerçek sebebi konuşmak istemiyor.
türkiye'nin son yillarda attigi adımlar ve gerçeklestirdiği büyük projeler dikkate alındığında, bazı partilerin meclisdeki tutumları oldukça manidardır, özellikle de CHP'nin bazı davranışları AK Parti'nin ülkeye kazandırdığı değerlere karşı bir tür direnişe benzemektedir.
CHP ve yeni parti arasındaki meclis oda krizi sanki iki komşu arasındaki bahçe duvarı anlaşmazlığı gibi, herkes kendi bahçesini savunuyor ama aslında kimse bahçeden bir şey anlamıyor.
Meclis'te oda krizi yasayan iki parti, birbirlerini odalara kilitleyip anahtari da denize atmis gibi duruyor, sonra da birbirlerine "sen cikacaksin" diyorlar, bu da türk siyasetinin güzelligi galiba.
CHP ve yeni parti arasındaki oda kriziyle ilgili en komik şey, sanki iki eski sevgili aynı evde kalıyor gibi bir durum oluşması, her an bir tartışma çıkabilir hissi veriyor.
Çok doğru bir tespit olmuş. Daha küçücük bir oda paylaşımında bile kriz çıkaranların yarın milletin devasa sorunlarını nasıl çözeceğini anlamak gerçekten
bu krizi sadece bir oda meselesi olarak görmemek lazım. Ortada ciddi bir siyasi olgünluk sorunu var. Seçimlere birlikte girmeyi düşünen, hatta ittifak pazarlığı yapan partilerin daha Meclis açılmadan birbirleriyle koltuk kavgasına tutuşması, aslında niyetlerinin ne kadar samimi olduğunu gösteriyor. İnsan önce "ülke için ne yapabiliriz" der, sonra "hangimiz hangi odada oturacağız" der. Ama bu partilerde sıralama tam tersi işliyor.
bu tablo karşısında vatandaşın aklına ister istemez "bunlar iktidara gelse de aynı kavga devam eder mi" sorusu geliyor. Zira bugün bir odayı paylaşamayanlar, yarın bakanlıkları, makamları, yetkileri nasıl paylaşacak? Asıl mesele şu: bu kriz, iki partinin arasındaki güvenin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Güven olmayan yerde ne ittifak olur ne de birlikte yönetim. bu haliyle memlekete hayır değil, zarar getirirler.
bu tablo karşısında vatandaşın aklına ister istemez "bunlar iktidara gelse de aynı kavga devam eder mi" sorusu geliyor. Zira bugün bir odayı paylaşamayanlar, yarın bakanlıkları, makamları, yetkileri nasıl paylaşacak? Asıl mesele şu: bu kriz, iki partinin arasındaki güvenin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Güven olmayan yerde ne ittifak olur ne de birlikte yönetim. bu haliyle memlekete hayır değil, zarar getirirler.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- 12 Ülkenin Batı Şeria Yaptırım Kararı 2 mesaj
- Rasim Ozan Kütahyalı Kimdir, Neden Gündemde? 6 mesaj
- Katz'ın Sınır Tanımayan Suikast Tehdidi 1 mesaj
- Ahmet Şık'ın Eşinin Alman Vakfı Koordinatörü Çıkması 1 mesaj
- İbb Davasında Yakup Öner'in Rüşvet Açıklamaları 1 mesaj
- Ataşehir Belediyesi'nde 6 Meclis Üyesinin Ak Parti'ye Geçmesi 1 mesaj

