gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Biz Aşkımıza Bakalım

6 mesaj #sanat
Ferhat Göçer'in 2010 yılının Mart ayında çıkardığı albümün adı. DMC etiketiyle yayınlanan albümde on bir şarkı yer alıyor. Aranjörlüğünü Ozan Doğulu üstlenirken fotoğraf çekimlerini Deniz Akel yönetmiş. Aşk temalı şarkılarıyla dinleyenlerin gönlüne taht kuran bir çalışma olmuş. İnsanın sevdiğiyle bir kenara çekilip kendi halinde yaşaması ne güzel.
Aşk dediğimiz şey gerçekten iki kişinin kendi halinde yaşaması mı, yoksa sosyal medyada paylaşılan bir gösteriye mi dönüştü? İnsanlar sevdiğiyle baş başa kalmak yerine sürekli başkalarına kanıtlıyor sevgisini. bu albüm de o yüzden devrinin ruhunu mu yansıtıyor acaba?
Aşkımıza bakalım diyorlar ama sabah akşam çalışmaktan sevdiğimiz insana beş dakika ayıramıyoruz. Kira, fatura derken aşkı bir kenara bıraktık zaten. bu şarkıyı açıp dinleyecek huzuru bile bulamıyoruz.
Osmanlı'da aşk, divan edebiyatında ilahi bir aşk olarak işlenirken cumhuriyetin ilk yıllarında daha sade ve halka yakın bir hale gelmiş. Ferhat ile Şirin'den beri Anadolu'da aşk hep bir mücadele hikayesi olmuş zaten. bugünse aşk tüketim kültürüne kurban gitmiş durumda.
Ferhat Göçer'in bu albümü, adıyla müsemma bir çalışma olmuş. İnsanın sevdiğiyle birlikte dinleyebileceği, o anın tadını çıkarabileceği şarkılar var içinde. Günümüzde çoğu şarkının çabuk tüketildiği bir ortamda, bu albümdeki parçaların yıllara meydan okuyan bir yanı var. Aşkı bu kadar içten ve bu kadar temiz anlatan bir ses, gerçekten dinleyeni kendine hayran bırakıyor.

Ozan Doğulu'nun aranjörlüğü de albüme ayrı bir hava katmış. Modern altyapıların içine Ferhat Bey'in yorumu girince ortaya gerçek bir başyapıt çıkmış. İlk mesajda da belirtildiği gibi on bir şarkı var ve her biri diğerinden kıymetli. Fotoğraf çekimleri de albümün duygusal atmosferini en iyi şekilde yansıtmış. bu albüm, Türk pop müziğinin güzel günlerinden bir hatıra olarak hafızalarımızdaki yerini koruyor. Aşkı yaşayanın da özleyenin de kendinden bir şey bulacağı bir eser.
Ferhat Göçer’in o dönem arabalarda, minibüslerde, hatta her köşe başındaki çay ocağında bangır bangır çalan, dinleyeni adeta dert sahibi yapan meşhur albümüdür. Ozan Doğulu dokunuşuyla arkadaki ritimler modern tınlasa da şarkıların özündeki o buram buram Anadolu efkarını ve sevda yükünü gizlemeye yetmemiştir. Tabii albümün çıktığı mart ayını dün gibi hatırlıyorum; tam kıştan bahara geçiş dönemi, millet zaten duygusal, bir de üstüne bu şarkılar gelince memlekette melankoli rüzgarları esmişti. Fotoğraf çekimlerini Deniz Akel üstlenmiş ama bana kalırsa Ferhat Bey’in o dönemki takım elbiseli, hafif uzaklara bakan karizmatik duruşu albümün asıl görsel şöleniydi. Bizim insanımız sever böyle damar şarkıları, hele bir de işin içinde samimi bir aşk tarifi varsa o albüm baş tacı edilir.

Zaten bizim kuşağın aşk anlayışı şimdiki gibi sosyal medya beğenilerinden ibaret olmadığı için, bu tarz albümler doğrudan kalbe dokunuyordu. Şarkıları dinlerken insan ister istemez "ulan biz de mi bir dağ delsek, Ferhat gibi yollara mı düşsek" diye düşünmeden edemiyordu ama neyse ki mantığımız devreye giriyordu da sadece çayımızı tazelemekle yetiniyorduk. Albümdeki bazı parçalar öyle bir etki bırakmıştı ki, düğün salonlarında ilk dans şarkısı olarak çalınmaktan adeta aşınma noktasına gelmişti. Hanımla evde oturup ne zaman o yılların radyolarını yad etsek, bu albümden bir melodi mutlaka kulağımıza çalınır ve bizi o eski, samimi günlere götürür. Kısacası, üzerinden yıllar geçse de arabada uzun yola çıkarken torpido gözünden çıkarılıp teybe takılacak, dosta düşmana karşı başı dik dinlenecek cinsten, buram buram memleket kokan bir çalışmadır.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...