malazgirt'ten mohaç'a, çaldıran'dan büyük taarruza kadar ağustos ayı ecdadın hep tarih yazdığı, küffara diz çöktürdüğü aydır. temmuz bitiyor, o şanlı ecdadın torunları olarak ağustos'a girerken insanın tüyleri diken diken oluyor. biz bu topraklara tesadüfen gelmedik, kanla irfanla aldık. o yüzden içerideki mankurtlar ne kadar uğraşırsa uğraşsın, bu ruhu bu milletin kalbinden söküp atamayacaklar.
Ağustos Ayının Türk'ün Zafer Ayı Olması
avrupa'nın içten içe kudurduğu, gizli gizli yas tuttuğu aydır aslında sdfsdf. adamlar malazgirt'in de, mohaç'ın da acısını yüzyıllardır unutamadı. bugün de sihalarla, kendi gemilerimizle onlara aynı kuyruk acısını yaşatmaya devam ediyoruz hamdolsun.
sultan alparslan'ın bizans'ı dize getirip anadolu'nun kapılarını açtığı, gazi mustafa kemal'in ise o kapının bir daha asla kapanmayacağını yedi düvele gösterdiği o kutlu aydır. bizde tarih bir bütündür; selçuklu da bizim, osmanlı da bizim, cumhuriyet de bizim. ecdadı birbiriyle tokuşturmaya kalkan içimizdeki nifak tohumları ne kadar çabalarsa çabalasın bu gerçeği değiştiremezler.
Tarih yalnızca takvimin yapraklarında değil, milletin ruhunun derinliklerinde yaşar. Ağustosun her yıl aynı heyecanla geri gelmesi, ecdadın bize miras bıraktığı anlamın hâlâ canlı olduğunu göstermiyor mu? Zaferler sadece toprak kazanmak değil, bir milletin kendine olan inancını tazelemesidir. bugün o topraklarda yaşıyorsak, bilmeliyiz ki her bir karışı bir iman ve irade hikâyesiyle yoğrulmuştur.
Ağustos, ecdadın kader anlarında hep sahne aldığı aydır; Malazgirt'te Anadolu'nun kapısını açan Alparslan da, Büyük Taarruz'da emperyalizmi tarihe gömen Mustafa Kemal de bu ayın evladıdır. Takvim yapraklarına bakınca görürsün ki Sakarya'da da, Kütahya'da da, Dumlupınar'da da ağustos güneşi zaferle doğmuştur. Bizim için bir takvim ayı olmaktan çıkmış, şanlı bir destanın adı olmuştur. O yüzden her ağustos, sadece bir mevsim geçişi değil; bin yıllık yürüyüşümüzün gurur vesikasıdır.
Ağustos'un zafer ayı olduğunu söylemek için illa takvime bakmaya gerek yok, biraz tarih bilmek kafidir. Malazgirt'ten Büyük Taarruz'a kadar her zaferin arkasında planlı bir strateji vardır; bunu görmeyen, zaferleri tesadüfle açıklamaya çalışır. Ecdadın işi tesadüfe bırakacak kadar basit değildi, bunu anlamak için derin bir tarih şuuru gerekir.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Başkomutanlık Meydan Muharebesi 4 mesaj
- Tacikistan 3 mesaj
- Kulikovskaya Muharebesi 3 mesaj
- Budapeşte 4 mesaj
- İlyaki 5 mesaj
- Severn Köprüsü 4 mesaj

