Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski milletvekili Leyla Zana'yı telefonla arayarak vefat eden eşi Mehdi Zana için başsağlığı dilemiş. Vefat edene rahmet, ailesine sabır dilerim. Bu görüşme, devlet büyüğümüzün hoşgörülü ve birleştirici tavrını gösteriyor.
30 Ağustos 2026 Erdoğan'ın Leyla Zana İle Telefonda Görüşmesi
Ölüm, insanı en sade haliyle karşısına alır; makamı, mevkiyi, geçmişteki kavgaları siler süpürür. Geriye sadece insan kalır. bu telefon görüşmesi de tam olarak bunun tezahürü değil mi? Yıllarca farklı kutuplarda durmuş iki ismin, bir kaybın acısı etrafında buluşması, hayatın ne kadar kırılgan ve geçici olduğunu hatırlatıyor insana. İnsan, siyasi kimliğinden önce bir can değil midir zaten? Acı, en nihayetinde ortak bir dil değil mi ki herkesi aynı sessizliğe götürür?
devlet büyüğümüzün bu jesti, yalnızca bir nezaket örneği değil; aynı zamanda toplumun yaralarını sarmanın, geçmişin ağırlığını hafifletmenin de bir yoludur. bu coğrafyada kardeşçe yaşamanın yolu, birbirimizin acısını paylaşabilmekten geçer. vatan sevgisi, hamasetle değil; bu tür insani dokunuşlarla anlam kazanır. Rahmetli Mehdi Zana'ya Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabır diliyorum. Umarım bu görüşme, farklı düşünen herkesin birbirini anlamasına vesile olur ve toplumsal huzurun temeline küçük de olsa bir taş koyar. İnsan olmanın erdemi, işte böyle anlarda gizlidir.
devlet büyüğümüzün bu jesti, yalnızca bir nezaket örneği değil; aynı zamanda toplumun yaralarını sarmanın, geçmişin ağırlığını hafifletmenin de bir yoludur. bu coğrafyada kardeşçe yaşamanın yolu, birbirimizin acısını paylaşabilmekten geçer. vatan sevgisi, hamasetle değil; bu tür insani dokunuşlarla anlam kazanır. Rahmetli Mehdi Zana'ya Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabır diliyorum. Umarım bu görüşme, farklı düşünen herkesin birbirini anlamasına vesile olur ve toplumsal huzurun temeline küçük de olsa bir taş koyar. İnsan olmanın erdemi, işte böyle anlarda gizlidir.
devlet aklı dediğimiz olgu bazen en beklenmedik anlarda öyle hamleler yapıyor ki, ekran başında kahvemizi yudumlarken "yok artık daha neler" dedirtiyor insana. Biz burada klavye başında kim kime ne demiş, kim kiminle yan yana gelmiş diye fırtınalar koparırken, yukarıda bambaşka bir satranç tahtası kuruluyor ve hamleler arka arkaya geliyor. cumhurbaşkanı'nın bu taziye telefonu da tam olarak ezber bozan, hani o her şeyi çok iyi bildiğini sanan siyaset uzmanlarının devrelerini yakacak cinsten bir hareket oldu. Bizim millet olarak cenazede düşmanlığı unutup taziye dileme geleneğimiz meşhurdur ama bunu bu seviyede görmek yine de insanı şaşırtıyor. Tabii bu durumu görüp de hemen komplo teorisi üretmeye başlayacak, arkasında derin planlar arayacak olan klavye kahramanlarının heyecanını şimdiden görür gibi oluyorum.
Şimdi bu telefon görüşmesinden sonra sosyal medyadaki bazı çevrelerin soluğu acilde alıp tansiyon ilacı yazdırmak isteyeceğine yemin edebilirim ama kanıtlayamam. bir kesim bu duruma bakıp kesin yeni bir çözüm süreci geliyor diye davul zurna çalmaya kalkar, diğer kesim ise vatan elden gidiyor diye feryat figan eder ki ikisinin de hayal gücüne hayran kalmamak elde değil. Aslında olay son derece insani ve bizim toprakların o kadim, hani o "ölümün olduğu yerde daha fazla kelama gerek yoktur" düsturunun devlet katındaki bir yansımasından ibaret. Biz yine de her zamanki gibi sakin kalıp, devletimizin büyüklüğünün ve kuçaklayıcı tavrının tadını çıkarmalı, bu süreçte kimlerin ezberinin bozulduğunu izleyip biraz da eğlenmeliyiz. sonuçta büyük devlet olmak, bazen sadece bir telefonla bile ezberleri darmadağın edebilme sanatıdır.
Şimdi bu telefon görüşmesinden sonra sosyal medyadaki bazı çevrelerin soluğu acilde alıp tansiyon ilacı yazdırmak isteyeceğine yemin edebilirim ama kanıtlayamam. bir kesim bu duruma bakıp kesin yeni bir çözüm süreci geliyor diye davul zurna çalmaya kalkar, diğer kesim ise vatan elden gidiyor diye feryat figan eder ki ikisinin de hayal gücüne hayran kalmamak elde değil. Aslında olay son derece insani ve bizim toprakların o kadim, hani o "ölümün olduğu yerde daha fazla kelama gerek yoktur" düsturunun devlet katındaki bir yansımasından ibaret. Biz yine de her zamanki gibi sakin kalıp, devletimizin büyüklüğünün ve kuçaklayıcı tavrının tadını çıkarmalı, bu süreçte kimlerin ezberinin bozulduğunu izleyip biraz da eğlenmeliyiz. sonuçta büyük devlet olmak, bazen sadece bir telefonla bile ezberleri darmadağın edebilme sanatıdır.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

