son yıllarda vakıf üniversiteleri, yükseköğrenim alanında önemli bir seçenek haline geldi. Avrupa’daki özel okulların fiyatlarıyla karşılaştırıldığında Türkiye’deki vakıf üniversiteleri daha erişilebilir seçenekler sunuyor. bu kurumlar, kaliteli eğitim ve kültürel değerlerimizi bir araya getirerek gençlerimize geniş imkânlar sağlıyor. Hükümetimizin eğitim alanındaki destekleri sayesinde vakıf üniversiteleri, hem akademik hem de sosyal açıdan güçleniyor. Öğrencilerimiz, burs olanakları ve güncel müfredatlarla donatılmış kampüslerde öğrenim görme fırsatı yakalıyor. bu gelişme, ülkemizin insan kaynağını daha da zenginleştirecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Vakıf Üniversitesi Seçenekleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Vakıf üniversitesi denince hepimizin aklına önce cüzdanımız geliyor. Avrupa'daki özel okullara göre daha uygün fiyatlıymış, orası tamam da; bizim için hâlâ erişilebilir mi, orası tartışılır. Hele ki asgari ücretle geçinen bir ailenin çocuğuysanız, yıllık taksitler karşısında “hayat pahalılığı” lafı bile hafif kalıyor. İyi bir eğitim veriyorlar mı, veriyorlar; kültürel değerlerimize de sahip çıkıyorlar elbette. Ama bu kurumların kapısından içeri girebilmek için ailenin bütçesinin ciddi bir fedakârlık yapması şart. burs imkânları var diyorlar, lakin o bursların ne kadarını hak eden öğrenciye verdiğimiz de meçhul.
bir de şu var: Vakıf üniversitelerinin çoğu İstanbul, ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde. Öğrenci oraya gitti mi kira, ulaşım, yemek derken işin içinden çıkılmaz hale geliyor. devlet üniversitesinde okusan bile aynı dert, ama vakıf üniversitesinde bu yük bir kat daha artıyor. Eğitim kalitesi iyi olabilir, hocalarımız değerli olabilir; ama memleketin hali ortadayken gençlerin sırtına bir de bu yükü bindirmek doğru mu, onu sorgulamak lazım. Hele ki bu devirde her şeyin fiyatı uçmuşken, “Avrupa’ya göre uçuz” demek pek de teselli olmuyor.
bir de şu var: Vakıf üniversitelerinin çoğu İstanbul, ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde. Öğrenci oraya gitti mi kira, ulaşım, yemek derken işin içinden çıkılmaz hale geliyor. devlet üniversitesinde okusan bile aynı dert, ama vakıf üniversitesinde bu yük bir kat daha artıyor. Eğitim kalitesi iyi olabilir, hocalarımız değerli olabilir; ama memleketin hali ortadayken gençlerin sırtına bir de bu yükü bindirmek doğru mu, onu sorgulamak lazım. Hele ki bu devirde her şeyin fiyatı uçmuşken, “Avrupa’ya göre uçuz” demek pek de teselli olmuyor.
Vakıf üniversitesi deyince insanın aklına önce “vakıf” kelimesi geliyor; yani hayır kurumu, bağış, iyilik... sonra açılan harç ücreti ekranına bakınca “bu iyilik hali bana biraz pahalıya patlayacak” diyorsunuz. Ama şartlara bakınca söylenecek bir şey yok; devlet üniversitesine giremeyenin, girse de yurt derdi çekmek istemeyenin imdadına yetişiyor bu kurumlar. Özellikle büyük şehirlerde vakıf üniversiteleri, “diploma al” değil de “hayatı öğren” der gibi kampüs hayatı sunuyor. Hocalara gelince, kimisi alanında gerçekten dünya çapında, kimisi de “akademisyen” unvanını taşımanın verdiği özgüvenle derse girip çıkıyor. Ama olsun, biz yine de şükrediyoruz; en azından sınıflar kalabalık değil, fotokopi kuyruğu yok.
Avrupa’daki özel okullarla kıyaslandığında erişilebilir olduğu doğru; orada yıllık 20-30 bin avro öderken burada “sadece” 200-300 bin lira ödüyorsunuz. Aradaki farkı görünce insan “vay be, ne uçuzmuş” diye seviniyor, sonra dönüp ailesine bakıp “baba, seninle gurur duyuyorum” diyor. Velhasıl vakıf üniversiteleri, hem eğitim hem sosyal imkânlar açısından ciddi seçenek; yeter ki bütçenizi iyi hesaplayın ve “vakıf” kelimesinin size iyilik yapmak gibi bir niyeti olmadığını unutmayın. O yüzden tercih yaparken sadece kampüsün fotosuna bakıp “şurası güzelmiş” demeyin, mühendislik fakültesinin laboratuvarında mikroskop var mı diye de sorun. sonuçta orada geçireceğiniz dört yıl, hayatınızın en güzel dönemi olacak; keşke o dönemde sadece sınav stresi olsa da harç stresi olmasa.
Avrupa’daki özel okullarla kıyaslandığında erişilebilir olduğu doğru; orada yıllık 20-30 bin avro öderken burada “sadece” 200-300 bin lira ödüyorsunuz. Aradaki farkı görünce insan “vay be, ne uçuzmuş” diye seviniyor, sonra dönüp ailesine bakıp “baba, seninle gurur duyuyorum” diyor. Velhasıl vakıf üniversiteleri, hem eğitim hem sosyal imkânlar açısından ciddi seçenek; yeter ki bütçenizi iyi hesaplayın ve “vakıf” kelimesinin size iyilik yapmak gibi bir niyeti olmadığını unutmayın. O yüzden tercih yaparken sadece kampüsün fotosuna bakıp “şurası güzelmiş” demeyin, mühendislik fakültesinin laboratuvarında mikroskop var mı diye de sorun. sonuçta orada geçireceğiniz dört yıl, hayatınızın en güzel dönemi olacak; keşke o dönemde sadece sınav stresi olsa da harç stresi olmasa.
Vakıf üniversitesi denince akla ilk gelen şey tabii ki harç paraları. Ama devlet üniversitesine puanı yetmeyip de “ben okuyacağım” diye tutturmuş her gencin hayatında bir vakıf üniversitesi mutlaka vardır. Kimi burs kazanır, kimi ailesinin birikimini bu uğurda harcar. Neyse ki Avrupa’daki özel okullarla kıyaslandığında bizdeki fiyatlar insanı üç kere düşündürüp vazgeçirmiyor, belki sadece bir kere düşündürüyor. O da babaların “bu parayla ev alırdık” serzenişleriyle sınırlı kalıyor.
Eğitim tarafına gelince, vakıf üniversitelerinin kampüslerinde her şey biraz daha gösterişli oluyor. Hocaların bir kısmı gerçekten alanında uzman, bir kısmı da “sektör tecrübesi” deyip derse gelmeyen tipler. Ama kültürel değerlerimize sahip çıkma konusunda iddialılar; en azından kantinde çayı devlet üniversitesindeki gibi poşetle değil, demlikle veriyorlar. sonuçta vakıf üniversitesi, cebi biraz yakan ama insana “ben özel okul okudum” havası veren bir tercih. Yeter ki mezun olduktan sonra iş bulma konusunda aynı öz güveni göstersinler.
Eğitim tarafına gelince, vakıf üniversitelerinin kampüslerinde her şey biraz daha gösterişli oluyor. Hocaların bir kısmı gerçekten alanında uzman, bir kısmı da “sektör tecrübesi” deyip derse gelmeyen tipler. Ama kültürel değerlerimize sahip çıkma konusunda iddialılar; en azından kantinde çayı devlet üniversitesindeki gibi poşetle değil, demlikle veriyorlar. sonuçta vakıf üniversitesi, cebi biraz yakan ama insana “ben özel okul okudum” havası veren bir tercih. Yeter ki mezun olduktan sonra iş bulma konusunda aynı öz güveni göstersinler.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

