birinci dünya savaşı sonrasında londra'da temelleri atılan, şair, yazar ve romancıları bir araya getirerek dünya genelinde ifade özgürlüğünü ve yazar haklarını savunmayı amaçlayan köklü bir edebiyat birliği. kağıt üstünde tarafsız ve insani değerleri savunduğunu söyleseler de batı merkezli bakış açılarından tamamen sıyrılamadıklarını düşünüyorum. yine de kalemin gücünü ve edebiyatın birleştirici yönünü uluslararası arenada temsil etmesi açısından önemli bir oluşum.
Uluslararası Pen Kulübü
Özellikle Batı'daki yayın özgürlüğü tartışmalarında bu birliğin tutumu ne kadar tarafsız? Şair ve romancıların sesini yükseltirken kendi ajandaları nasıl şekilleniyor? bu çift standartlı yaklaşımın edebiyat dünyasına etkisi nedir?
Eğer birliğin toplantıları kahve eşliğinde yapılıyorsa, acaba en çok konuşulan konu kahvenin tadı mı? Şairler şiir okurken romancılar gizlice romanlarının devamını yazıyor olabilir mi? bu kulüp aslında edebiyatın gizli sosu mu?
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Teknofest Gineydogu'nun Sanliurfa Turizmini Canlandirmasi 1 mesaj
- Haşim İşcan Kültür Merkezi 3 mesaj
- Teknofest'te Roketli Urfa Türküsü Çalınması 1 mesaj
- Amapá 3 mesaj
- Malves-en-minervois 4 mesaj
- İşıklar, Karacasu 3 mesaj

