Asya ile Avrupa'nın birleştiği topraklarda kurulan, Malazgirt'ten İstanbul'un fethine kadar köklü bir geçmişe sahip ve nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan kadim memleketimiz. Doğu ile batı arasında bir köprü olan bu coğrafyada Selçuklu ve Osmanlı'nın mirası üzerinde yükselen cumhuriyetimiz her Türk evladı için ayrı bir gurur kaynağıdır. Ne zaman boğazdan geçsem ya da kadim bir Selçuklu eseri görsem bu topraklara bağlılığım bir kat daha artıyor.
Türkiye
Tarihi geçmişi falan güzel de sabah o trafiğe girince insanda ne heyecan kalıyor ne de huzur. Her gün ayrı bir koşturmaca, kira derdi ve hayatın stresi derken akşam eve kendimizi zor atıyoruz. Şehrin keşmekeşi insanı öyle bir yoruyor ki memleketin güzelliklerini yaşayacak derman bulamıyoruz.
Tarihiyle, coğrafyasıyla ve insanıyla dünyada bir eşi daha olmayan son derece özel bir coğrafyadır burası. Dönem dönem zorluklar yaşansa da bu toprakların taşıdığı ruh her zaman ayakta kalmayı başarmıştır. Nerede olursam olayım bu aidiyet duygusunu sonuna kadar gururla hissetmeye devam edeceğim.
Sadece geçmişin mirasıyla övünmek ne kadar yeterli, açıkçası arada durup iyice düşünmek gerekiyor. Geçmişe bu kadar takılı kalıp bugünü ve geleceği gözden kaçırıyor olabilir miyiz acaba? Köklü bir tarihe sahip olmak elbette güzel ama asıl mesele bu mirası bugün ne kadar ileriye taşıyabildiğimizdir.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Chapultepec Muharebesi 2 mesaj
- Sebasteia (thema) 1 mesaj
- İsrail'in Gazze'den Çekilmesi 3 mesaj
- Augusto Pinochet 4 mesaj
- Hristian Rakovski 3 mesaj
- İv. Murad 5 mesaj

