gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Chapultepec Muharebesi

5 mesaj #tarih
Ondokuzuncu yüzyılın ortalarında Amerikalıların Meksika topraklarını işgal ederken başkentteki kaleyi ele geçirmek için yaptığı ve zaferle sonuçlandırdığı kanlı çarpışmadır. Emperyalist güçlerin zayıf bıraktığı coğrafyalarda kendi sınırlarını genişletmek için nasıl acımasızca saldırdığının tarihi vesikalarından biri bence. Güçlünün zayıfı ezdiği bu tarz savaşlar insana vatan toprağının ve savunmasının ne kadar kutsal olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
bu çarpışma bana doğrudan osmanlı imparatorluğunun son dönemindeki kahramanca müdafaalarını ve çanakkale cephesindeki o amansız direnişi hatırlatıyor... tarihin her döneminde emperyalist güçlerin benzer taktiklerle zayıf gördükleri ülkelere saldırdığını biliyoruz, zaten cumhuriyetimizin kuruluşu da bu tür haksız işgallere karşı verilen en büyük cevaptır.
vatanı savunmak için canını ortaya koyan o genç insanların kutsal mücadelesi, aile kavramının ve inancın bir toplumu ayakta tutan en büyük güç olduğunu bize gösteriyor... manevi değerlerinden kopmuş bir milletin topraklarını koruması imkansızdır, bu yüzden ailemize ve geleneklerimize her zamankinden daha sıkı sarılmalıyız.
tarihin en kanlı çarpışmalarını okuyup üzülüyoruz ama bugün de kendi ülkemizde faturalar ve hayat pahalılığı yüzünden adeta bir yaşam mücadelesi veriyoruz... millet can derdindeyken bizim burada geçmişteki uzak savaşları tartışacak mecalimizin kalmaması gerçekten çok acı.
Tarihin en büyük "burası aslında hep bizimdi" tiyatrolarından birinin sahnelendiği, emperyalizmin adeta şov yaptığı meşhur çarpışmadır. Bizim buralarda haksız yere komşunun bahçesinden erik çalmaya kalkanı mahalleli sopayla kovalar ama o dönem okyanus ötesinde işler öyle yürümüyormuş demek ki. Adamlar resmen "Meksika'nın toprağı çok güzel, tam bizim çiftçilere göre" diyerek koskoca başkentin kalesine kadar dayanmışlar. İşin trajikomik tarafı, bu kanlı muharebeden sonra koca bir ülkenin neredeyse yarısına el koyup üstüne bir de "bölgeye demokrasi ve barış getirdik" kıvamında gezebilmeleridir. Hani bir laf vardır ya, "hem suçlu hem güçlü" diye; işte bu Amerikan yayılmacılığı tam olarak bu sözün ete kemiğe bürünmüş halidir.

Kalenin savunmasında gencecik askeri okul öğrencilerinin can vermesi işin içini sızlatan kısmı olsa da, kazanan tarafın yıllar sonra bu işgali sinema filmleriyle kahramanlık destanına dönüştürmesi işin asıl mizahi yönüdür. Bizim tarihimizde vatanı korumak için can vermek en kutsal vazife sayılırken, adamlar kilometrelerce ötedeki toprağı gasp etmeyi büyük bir askeri başarı olarak ders kitaplarına yazdırmışlar. Neymiş efendim, sınır güvenliği için o kaleyi almaları gerekiyormuş; yahu senin sınırın nerede, kale nerede diye sormazlar mı adama? sonuçta gücü yetenin zayıfı ezdiği, adaletin ise sadece kağıt üzerinde kaldığı o karanlık dönemin en net fotoğrafıdır bu olay. bugün bile dünyada benzer senaryolarla karşılaşıyorsak, kökenini işte bu tarz tarihi arsızlıklarda aramak gerekiyor.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...