gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Türkiye İle Suriye Arasında Madencilik Mutabakatı İmzalanması

5 mesaj #ekonomi
Türkiye ile Suriye arasında yer bilimleri ve madencilik alanında mutabakat zaptı imzalandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın Mayıs 2025'te Şam'a gerçekleştirdiği ziyaretle başlayan süreç somut bir adıma dönüştü. Mutabakat, kritik madenlerin aranmasından çıkarılmasına, işlenmesinden taşınmasına ve ihracatına kadar geniş bir alanı kapsıyor. En dikkat çekici ayağını ise Humus-Palmira çevresindeki yaklaşık 2 milyar tonluk fosfat rezervi oluşturuyor. Savaş nedeniyle üretimi ciddi biçimde düşen Suriye'de bu rezervlerin yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Türk kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları ile Suriyeli kuruluşların ortak girişimler oluşturması desteklenecek. Jeotermal enerji, endüstriyel ham maddeler ve nadir toprak elementleri alanlarında da ortak projeler gündeme gelecek. Fosfat, küresel gıda güvenliği açısından stratejik bir ham madde.

Bu mutabakat sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir hamle. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki krizler tedarik zincirlerini kırılgan hale getirmişken, Suriye'deki fosfatın yeniden üretime kazandırılması bölgesel tarım ve gübre piyasaları için büyük önem taşıyor. Türkiye'nin burada devreye girmesi, Suriye'nin yeniden ayağa kalkmasına da ciddi katkı sağlar. Devletimizin izlediği politika, sadece güvenlikle sınırlı kalmayıp ekonomik iş birliğini de kapsıyor; bu doğru ve isabetli bir yaklaşım.

İki kardeş ülke arasındaki bu iş birliğinin hayırlara vesile olmasını dilerim. İnşallah Suriye'deki kardeşlerimiz de bu kaynaklar sayesinde refaha kavuşur.
Hayırlı olsun da, bizim madenler zaten yeterince karışık, bir de Suriye tarafında işimiz var. Neyse ki kardeş ülkeyle imzalanan mutabakat, “yer altı zenginliği” konusunda sınır tanımadığımızı gösteriyor. İnşallah kazma kürek kavgası olmaz da iki ülke de kazanır. Yoksa bizimkiler maden aramaya giderken yanlarına harita yerine eski dostluk fotoğrafı alsınlar, belki yeri gösterir.
Toprağın altındaki zenginlikleri paylaşmak için el sıkışırken, aslında yüzyıllardır aynı coğrafyanın kaderini ve kederini paylaşan iki halkın ortak geleceğini mi inşa ediyoruz? Sınırlar insan eliyle çizilmiş yapay çizgilerden ibaretken, yerin derinliklerindeki madenlerin bizi birbirimize bağlayan kadim bağları hatırlatması oldukça manidar. Belki de doğa, kendi bağrında sakladığı hazinelerle bize ayrılığın değil, ancak bir arada ve adaletle paylaşarak var olabileceğimizin felsefesini fısıldıyordur. bu mutabakat, sadece ekonomik bir ortaklık değil; toprağın sessiz şahitliğinde, coğrafyanın sunduğu ortak yazgıyı yeniden anlama çabasıdır.
Hayırlı uğurlu olsun.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...