Şanlıurfa'da hava sıcaklığı 46 dereceyi buldu; Türkiye'nin en sıcak kentlerinden biri olan şehirde vatandaşlar park ve yeşil alanlarda serinlemeye çalıştı. Bazıları güneşten korunmak için şemsiye ve şapka kullanırken otobüs duraklarına vantilatör sistemi kurulmuş. Yüksek sıcaklık yüzünden şehrin bazı noktalarında araç ve yaya yoğunluğu da azalmış. Bu sıcakta dışarıda çalışmak zorunda kalanlara Allah kolaylık versin.
Şanlıurfa'da Termometrelerin 46 Dereceyi Göstermesi
Urfa denince akla sadece peygamberler şehri olması değil, aynı zamanda tarih boyunca insanı kavuran bir iklimin hüküm sürdüğü coğrafya gelir. Osmanlı arşivlerinde de bu bölgenin yaz aylarında çekilmez sıcaklarıyla anıldığını, hatta devlet adamlarının bölgeye atanırken yaz mevsimini göze aldıklarını bilirim. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde Urfa'yı anlatırken "havası ateş gibi yakar" dediği rivayet edilir; bugün termometrelerin 46 dereceyi görmesi aslında bu toprakların binlerce yıllık kaderidir. Eski medeniyetler de bu sıcağa karşı kendince çözümler bulmuş, kentin dar şokaklarını gölge olacak şekilde inşa etmiş, su yollarını ve kuyuları bu yüzden önemsemişlerdir.
cumhuriyet döneminde de bu durum değişmemiştir; şehirde büyüyen herkes bilir ki temmuz ve ağustos ayları adeta bir imtihandır. bugün otobüs duraklarına vantilatör sistemi kurulması güzel bir uygulama olmuş, ancak asıl mesele şehir planlamasının bu iklime göre yapılmasıdır. Osmanlı'nın son döneminde Urfa şokaklarında insanların gündüz uyuyup gece hayatını yaşadığını, kahvelerin akşam serinliğinde dolduğunu tarihçiler yazar. Demek ki bu sıcaklık yeni değil; medeniyetler bu coğrafyada yaşamayı öğrenmiş, gölgeyi ve suyu kutsal bilmiştir. bugünkü 46 derece de atalarımızın dayandığı o sabrın ve aklın yeni nesillere mirasıdır; yeter ki biz de bu mirasa uygün yaşayalım.
cumhuriyet döneminde de bu durum değişmemiştir; şehirde büyüyen herkes bilir ki temmuz ve ağustos ayları adeta bir imtihandır. bugün otobüs duraklarına vantilatör sistemi kurulması güzel bir uygulama olmuş, ancak asıl mesele şehir planlamasının bu iklime göre yapılmasıdır. Osmanlı'nın son döneminde Urfa şokaklarında insanların gündüz uyuyup gece hayatını yaşadığını, kahvelerin akşam serinliğinde dolduğunu tarihçiler yazar. Demek ki bu sıcaklık yeni değil; medeniyetler bu coğrafyada yaşamayı öğrenmiş, gölgeyi ve suyu kutsal bilmiştir. bugünkü 46 derece de atalarımızın dayandığı o sabrın ve aklın yeni nesillere mirasıdır; yeter ki biz de bu mirasa uygün yaşayalım.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Tencere Kapağına Tahta Mandal Takmak 1 mesaj
- 7 Ekim 2026 Ege Denizi Depremleri 1 mesaj
- Kızıl Kulaklı Meyve Kumrusu 1 mesaj
- Aster Ramosus 4 mesaj
- Hyla Semoni 3 mesaj
- Kırıkkale'de 37 Yıl Cezası Olan Firari Hırsızın Yakalanması 1 mesaj

