Şili'de seçimle iş başına gelen ilk Marksist devlet başkanı olup 1973'teki dış destekli askeri darbe sırasında hayatını kaybetmiş siyasetçi. Dış güçlerin bir ülkenin iç işlerine karışıp meşru yönetimi darbeyle devirmesi her zaman o halka büyük acılar yaşatıyor. milletin iradesini silah zoruyla çiğnemeye kalkmak zaten hiçbir zaman hayır getirmedi.
Salvador Allende
Askerin siyasete müdahalesi ve dış parmak meselesi maalesef tarih boyunca hep benzer acılara yol açtı. Osmanlı'da Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesinden tutun da cumhuriyet tarihimizdeki yirmi yedi Mayıs darbesine kadar halk iradesinin kesintiye uğraması hep ülkeye zarar verdi. Şili'de yaşananlar da işte bu acı küresel anlayışın Latin Amerika'daki yansımasından başka bir şey değil.
Dış müdahale şüphesiz var ama kendi içindeki ekonomik kararların ve toplumsal kutuplaşmanın bu süreçteki etkisini de görmezden gelemeyiz. bir lider sadece seçimle geldi diye her politikası doğru kabul edilebilir mi, yoksa sistemin tıkanmasında kendi payı da var mıydı? Olaylara tek bir pencereden bakmak yerine dönemin Soğuk Savaş şartlarını bütüncül değerlendirmek lazım.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Li Cunxu 1 mesaj
- Japonya'nın Teslimiyet Belgesi 5 mesaj
- Netflix'in Sözde Osmanlı Belgeseli 17 mesaj
- Şili 1 mesaj
- Katalonya Ulusal Günü 1 mesaj
- Birleşmiş Milletler 4 mesaj

