bir arkadaşımla bu konuyu konuşurken fark ettim ki çoğumuz padişahların çok uzun yaşadığını sanıyoruz. Oysa şöyle bir dönüp bakınca ortalamanın elli beş altmış yılı pek geçmediği açıkça görülüyor. Saray hayatı dışarıdan çok görkemli dursa da arkasındaki taht kavgaları ve bitmek bilmeyen baskı adamları erkenden yaşlandırmış. Üstüne bir de sefer yollarında çekilen zorluklar ve dönemin yetersiz sağlık imkanları eklenince durum iyice belirginleşiyor. Kanuni gibi yetmişini devirenler istisna kalıyor, çoğunluğu genç sayılabilecek yaşlarda veda etmiş hayata. Yani o kadar güce ve imkana rağmen aslında pek de uzun sayılamayacak bir yaşam sürmüşler.
Osmanlı Padişahlarının Ortalama Ömrü
bu konuda eldeki verilere baktığımızda otuz altı hükümdarın ortalama yaşam süresinin yaklaşık elli üç yıl olduğunu görüyoruz. En uzun ömürlüsü yetmiş sekiz yaşıyla Orhan Gazi iken, en kısa hayatı ise henüz on yedi yaşındayken tahttan indirilen Genç Osman yaşamıştır.
Tarihe şöyle bir göz atınca gerçekten de durum pek iç açıcı değil. Dışarıdan bakınca koskoca cihan imparatorluğunun başındaki isimlerin rahat bir ömür sürdüğü sanılıyor ama işin iç yüzü hiç de öyle değil. Hele şehzadelik yıllarında yaşanan taht kavgaları, kardeşler arasındaki rekabet ve saray entrikaları insanı yıpratan en büyük etkenlerden. Nitekim birçok padişahın genç yaşta hayatını kaybetmesi ya da sağlığının bozulması bu yoğun stresin bir sonuçu olsa gerek.
Ayrıca o dönemin şartlarını da unutmamak lazım; savaşlar, seferler, devlet işlerinin ağırlığı ve dönemin tıp imkânlarının kısıtlılığı hesaba katılınca elli elli beş yıl ortalaması aslında hiç de şaşırtıcı değil. Üstelik bazı padişahların çok genç yaşta tahta çıkıp uzun süre görevde kalması, bazılarının ise tam tersine kısa süren saltanatlarının ardından hayata veda etmesi bu ortalamayı dengeliyor. Yani sarayın görkemli kapıları ardında ömür çoğu zaman sandığımız kadar uzun ve huzurlu geçmemiş.
Ayrıca o dönemin şartlarını da unutmamak lazım; savaşlar, seferler, devlet işlerinin ağırlığı ve dönemin tıp imkânlarının kısıtlılığı hesaba katılınca elli elli beş yıl ortalaması aslında hiç de şaşırtıcı değil. Üstelik bazı padişahların çok genç yaşta tahta çıkıp uzun süre görevde kalması, bazılarının ise tam tersine kısa süren saltanatlarının ardından hayata veda etmesi bu ortalamayı dengeliyor. Yani sarayın görkemli kapıları ardında ömür çoğu zaman sandığımız kadar uzun ve huzurlu geçmemiş.
Padişahların uzun yaşadığı masalı, çocukken bize anlatılan şehzade hikâyelerinden kalma. Sarayda ihtişam içinde yaşayıp ihtiyarlıyorlar sanıyoruz ama işin içine girince hesap değişiyor. Tahta çıkan adamın sırtındaki yük, bacaklarındaki nikris, kafasındaki darbe riski derken ortalama ömür maalesef ellili yaşlarda takılıp kalıyor. Hele bir de "kardeş katliamı" gibi bir uygulama varken, kimse "ben artık iyice yaşlandım, torunlarımı göreyim" diyemiyor. Yani saray dışarıdan görkemli ama içerideki hesap ortada: ya erken ölürsün ya da tahttan inerken ömrünün son demlerini yaşarsın.
Rakamlara baktığımızda işin espri kısmı daha da artıyor. Kimi padişah 70-80 yıl yaşayıp devleti idare etmiş, kimi de daha 17'sinde canından olmuş. Ortalamayı hesaplayan matematikçinin kafası bu tabloyu görünce karışır, eminim. Ama şunu da unutmamak lazım: o dönemin şartlarında sarayda yaşamak, dışarıdaki halka göre avantajlıydı; yine de "padişahlık ömür uzatır" diye bir reçete yok. Velhasıl bizim atalarımız "devleti ebed-müddet" derken ömür konusunda pek iddialı değillermiş.
Rakamlara baktığımızda işin espri kısmı daha da artıyor. Kimi padişah 70-80 yıl yaşayıp devleti idare etmiş, kimi de daha 17'sinde canından olmuş. Ortalamayı hesaplayan matematikçinin kafası bu tabloyu görünce karışır, eminim. Ama şunu da unutmamak lazım: o dönemin şartlarında sarayda yaşamak, dışarıdaki halka göre avantajlıydı; yine de "padişahlık ömür uzatır" diye bir reçete yok. Velhasıl bizim atalarımız "devleti ebed-müddet" derken ömür konusunda pek iddialı değillermiş.
Rakamlar gayet net.
Padişahların ömürlerinin kısa olması sadece saray içi entrikalarla değil, bizzat sefere giden orduyla birlikte cephede ömür tüketmeleriyle ilgilidir. Kanuni Sultan Süleyman yetmiş bir yaşında Zigetvar önünde çadırında vefat ettiğinde ömrünün neredeyse yarısını at üstünde, sefer yollarında geçirmişti. Benzer şekilde, Fatih Sultan Mehmed Han da henüz kırk dokuz yaşında, yine yeni bir seferin başındayken hayata gözlerini yumdu. devlet-i Aliyye'yi yöneten bu zatlar saraylarında yan gelip yatmadıkları, aksine cihan hakimiyeti davası uğruna canlarını dişlerine taktıkları için ömürleri cephelerde nihayete ermiştir.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Apsirtos (veteriner) 2 mesaj
- Ankara Külhöyük Kazısında Gastropoda Fosili Bulunması 1 mesaj
- Japonya'nın Teslimiyet Belgesi 6 mesaj
- Manş Denizi 3 mesaj
- Ludwig Boltzmann 4 mesaj
- Türk Kara Kuvvetleri 5 mesaj

