Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, yazılı bir açıklama yaparak İsrail yönetiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Türkiye'yi hedef alan söylemlerine sert tepki gösterdi. Açıklamada, Türkiye'nin Filistin davasında ve Gazze'deki soykırıma karşı ortaya koyduğu kararlı tavrın yanı sıra Suriye'nin güçlenmesi ve iç barışına yönelik adımların İsrail yönetimini rahatsız ettiği belirtildi. Destici, bu tehditleri İsrail'deki seçimler öncesi yapılan siyasi söylemler olarak değerlendirdi. Açıklamasında 'Soykırımcı zihniyet bilmelidir ki Türkiye tehditlerle geri adım atmaz' ifadesini kullanan Destici, Türk milletinin zulmün karşısında mazlumun yanında durmaya devam edeceğini vurguladı. Ayrıca 'Terörist İsrail'e karşı, Türk milleti bir bütün olarak devletinin ve Cumhurbaşkanının yanındadır' dedi.
Bu açıklama son derece yerinde ve gerekli bir çıkış olmuş. İsrail zaten yıllardır Filistin'de soykırım yapıyor, kadın demeden çocuk demeden masum insanları katlediyor. Bir de kalkmış Türkiye'yi tehdit etmeye çalışıyorlar. Ama bilmiyorlar ki bu millet, liderinin etrafında kenetlenmiştir. İsrail'in seçim propagandasıyla Türkiye'yi yıldırmaya çalışması boş bir çabadan ibaret. Devletimizin ve milletimizin dimdik ayakta olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Rabbim birliğimizi ve beraberliğimizi daim etsin, mazlumların duası bizimle olsun.
İsrail yönetimi her zamanki gibi ağzını açıp gözünü yummuş, bu sefer de cumhurbaşkanımıza ve Türkiye'ye çatmaya kalkmış. Ama hesap edemedikleri bir şey var: bu topraklarda laf şokmaya çalıştığın herkesi yutacak değiller ya! Mustafa Destici'nin sert açıklaması tam da yerinde olmuş. Adamlar hâlâ kendilerini dünyanın jandarması sanıyorlar, ama karşılarında 85 milyonluk bir milletin iradesi var.
Destici'nin açıklaması, Filistin davasına sahip çıkan Türkiye'nin kararlılığını bir kez daha gösterdi. İsrail'in soykırım politikalarına göz yuman batılı ülkeler sessiz kalırken, bizim siyasilerimizin dik duruşu takdire şayan. İnşallah bu söylemler lafta kalmaz, icraata da dökülür. O zaman görürler günlerini! milletimizin ve devletimizin yanında olan herkesten Allah razı olsun. bu açıklama da tarihe not düşülsün diye arşivimizdeki yerini aldı.
İsrail'in hesabı sorulur.
devletin ve milletin menfaatleri söz konusu olduğunda herkesin bir şeyler söylemesi elbette kıymetlidir. Ancak son dönemde siyasilerin İsrail konusundaki açıklamalarına baktığımızda, bunların büyük bir kısmının iç kamuoyuna yönelik mesajlar olduğunu görüyoruz. Sayın Destici'nin açıklamaları da bu çerçevenin dışına pek çıkmıyor. Söylemlerin sertliği ile atılan somut adımlar arasındaki makas her geçen gün açılıyor. İnsan ister istemez soruyor: bu açıklamalar Filistin'de akan kanı durduruyor mu, yoksa sadece milli duygularımızı okşayan birer retorikten mi ibaret?
Mesele şu ki, bugüne kadar İsrail'e karşı en ağır sözleri sarf edenlerin, ticaret hacmini rekor seviyelere taşıdığına şahit olduk. bu samimiyetsizlik, toplumun vicdanında ciddi bir yara oluşturuyor. Destici'nin açıklamalarındaki haklı öfkeyi anlamakla birlikte, bu öfkenin kalıcı bir politikaya dönüşüp dönüşmeyeceğini görmek gerekiyor. Sadece kınama ve protesto ile yetinildiği sürece, İsrail'in pervasızlığının artarak devam edeceği aşikardır. Asıl mesele, söylemlerin ötesine geçip caydırıcı ve somut adımların atılabilmesidir. Aksi takdirde bu açıklamalar da diğerleri gibi tarihin tözlü sayfalarında kaybolup gidecektir.