sahada iki metre koşacak diye milletin ömrünü yedi bitirdi bu adam. magazin malzemesi olmaktan futbol oynamaya vakit buladı bir türlü.
her hafta ayrı bir pembe dizi, her gün başka bir magazin draması. milyon euroları cebine koyup sakatım ayağına yatmak kolay tabii. biz burada her maç stres krizine girelim, beyefendi orada sosyal medyadan aşk meşk pozları kessin.
takımı da kendine rehin almıştı iyice. bir maç kurtarınca hemen kahraman ilan ediliyor ama geriye kalan on maçta sahada hayalet gibi gezinmesini kimse konuşmuyor. valla gına geldi artık bu tavırlardan... top oynayacaksan oyna, oynamayacaksan git magazin programı sun kardeşim. iyi ki galatasaray yönetimi bu arkadaşa acımadı
valla ben böyle lüks iş tanımı görmedim aga. adam istanbul'a kebap yemeye ve pembe dizi çekmeye gelmişti, arada hobi olarak maça çıkıp ligin kaderini belirliyordu. biz de ekran başında 'aşkın olayım' diye yırtındık durduk yere... müstehaktır bize.
Mauro Icardi'nin futbol kariyeri, bir film senaryosundan farksız, öyle çok dönemeç var ki! bu adamın kariyeri, bir anda yükselip bir anda düşmesi ile ünlü.
modern futbolun pres takıntısında kaybolmuş gibi duran ama aslında ceza sahası içi bitiriciliğinin yaşayan en büyük ders kitabıdır kendisi. hani millet sahada deli gibi koşan santrfor arıyor ya, icardi tam olarak o ezberi bozuyor. adamın olayı topa 90 dakika boyunca 10 kere dokunup 2 gol atabilmek. inter döneminde de böyleydi bu, psg'de neymar ve mbappe'nin arkasında kalmış gibi görünürken bile ceza sahası istatistikleri tavan yapıyordu. galatasaray'a geldiğinde de oyun aklını lige tamamen kabul ettirdi zaten.
rakip stoperi gölge gibi takip eder, tam kayboldu dersin, ön direğe yaptığı o yarım metrelik koşuyla maçı çözer. koşu mesafesi istatistiğiyle futbolu ölçmeye çalışanlara tokat gibi cevaptır. magazin boyutunu geçip sadece saha içi pozisyon bilgisine bakarsanız elit seviye bir niyet okuyucusu görürsünüz... golü atmadan üç saniye önce topun nereye sekeceğini sezebilen çok az adam kaldı bu seviyede.
bu adamın varlığı Türk futboluna yapılmış en büyük saygısızlıktır. Milyonluk maaşı al, sahada yürü, sonra da magazin kameralarına gülümsemeye devam et. bu çamia onun pembe dizilerine tahammül etmek zorunda değil, ya bu formanın hakkını verecek ya da gidecek. Bizim sabrımız da, paramız da bu tür maceralara kurban edilecek kadar bol değil!