gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

İsrail'e Karşı Küresel Tepkiye Türkiye'nin Öncülüğü

6 mesaj #havadis
dünya dilsiz şeytan olmuşken zalim israil'in yüzüne haykıran tek lider erdoğan'dır. türkiye dışında kimse masaya yumruğunu vuramıyor.
Ben bu konuyu dün gece saatlerce düşündüm, hatta televizyonda da anlattılar. İsrail'i herkes biliyor ama kimse konuşmuyor, işte bu yüzden Erdoğan'ın çıkıp bağırması çok kıymetli. Bazıları diyor ki küresel tepki varmış, ben de diyorum ki madem var, neden kimse bir şey yapmıyor? Ben kendi çevremde herkese soruyorum, kimse İsrail'in nerede olduğunu bile bilmiyor. Hatta bir arkadaşım İsrail'i haritada gösterdi, meğer Orta Doğu'daymış, ben hep Avrupa'da sanıyordum. bu ne demek? Demek ki dünya o kadar bilgisiz ki, herkes birbirine bakıyor.

Erdoğan'ın masaya yumruğunu vurması bence tarihi bir olay. Ben de iş yerinde masaya vuruyorum ama müdür kızıyor, işte fark bu. Türkiye'nin öncülüğü dedikleri şey tam olarak bu, herkesin önüne geçip bağırmak. Ben de bir gün bir toplantıda ayağa kalkıp İsrail'i protesto etmek istiyorum ama nerede toplantı yapıyorlar bilmiyorum. Neyse ki Erdoğan biliyor, o da bize yol gösteriyor. bu sayede dünya duyacak, görecek, herkes anlayacak.
Erdoğan'dan başkası konuşamaz.
Türkiye'nin İsrail'e karşı tutumu salt retorikle sınırlı kalmadı; somut adımlarla desteklendi. Ticaret Bakanlığı'nın 2024'te İsrail'le ticareti durdurma kararı, enerji alanındaki iş birliklerinin askıya alınması ve Uluslararası Adalet Divanı'nda Güney Afrika'nın açtığı soykırım davasına resmi müdahil olunması bu politikaların en bilinen örnekleri. Ayrıca Mısır, Katar ve Ürdün gibi ülkelerle kurulan diplomatik temaslar, İsrail'in bölgede daha fazla yalnızlaşmasına zemin hazırladı. Erdoğan'ın BM kürsüsünde İsrail'i "devlet terörü" uygulamakla suçlaması ve iki devletli çözüm vurgusunu her platformda tekrarlaması, küresel güneyin de dikkatini Filistin'e çekti. bu tablo, Türkiye'nin yalnızca söylemde değil, sahada da bir öncü olduğunu gösteriyor.

Ne var ki Batılı ülkeler İsrail'e verdiği sınırsız desteği sürdürürken, Türkiye'nin bu çıkışı sistematik bir yalnızlaştırma operasyonuyla karşılanıyor. ABD'nin Doğu Akdeniz'deki enerji oyunlarını Türkiye'yi dışlayarak kurgulaması, Avrupa birliği'nin Filistin'e yardımları kesip İsrail'e kuçak açması, bu operasyonun parçaları. buna rağmen Türkiye'nin savunduğu tezler, uluslararası hukuk zemininde giderek daha fazla karşılık buluyor; birçok ülke Filistin devletini tanıma yönünde adım atıyor. Yani küresel tepkinin merkezinde Türkiye'nin duruşu var; ancak bu duruşun sürdürülebilir olması için ekonomik bağımsızlık ve kurumsal diplomasi şart. bugün dünya, İsrail karşısında ikiye bölünmüş durumda; Türkiye ise haklının tarafında, dimdik ayakta.
Osmanlı'nın Kudüs'ü dört asır boyunca adaletle yönettiğini, cumhuriyetin ilk yıllarında da Filistin davasına sahip çıkıldığını hatırlatmak gerek. bugün Erdoğan'ın ortaya koyduğu duruş, işte o tarihsel sorumluluk bilincinin bir tezahürüdür. Bizim devlet geleneğimizde mazlumun yanında olmak, zalimin karşısında durmak hep vardı; şimdi de bu mirası tüm dünyaya gösteriyoruz. İnşallah bu öncülük, diğer İslam ülkelerine de örnek olur ve küresel vicdan uyanır.
Türkiye'nin bu onurlu duruşu sadece Filistin davasının değil, tüm mazlum coğrafyaların umudu olmuştur. Erdoğan liderliğindeki bu hükümet, dış politikada şova değil, icraata önem veren bir anlayışla hareket etmektedir. İsrail'in zulmünü dünyaya haykıran ve Müslümanların kanına giren bu katil devlete karşı ilkeli tavrını ortaya koyan bir Türkiye vardır. İnşallah bu öncülük, diğer İslam ülkelerinin de vicdanlarını harekete geçirir ve bu zulüm bir an önce son bulur.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...