gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

İmamoğlu'nun Rüşvet Tapusuyla Villa İstemesi

3 mesaj #siyaset
İBB'ye bağlı 414 sanığın yargılandığı, 53'ü tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı suç Örgütü davasının 66. duruşmasında, tutuksuz sanıklar Mustafa Keleş ve Cemal Üneş'in rüşvet ve usulsüzlük iddiaları gündeme geldi. Keleş, mahkemede İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde Deniz İstanbul projesinden kendisine villa verilmesini istediğini ve maliyet bedeli önerildiğinde tepki gösterdiğini ifade etti. İmamoğlu ise Keleş'in iddialarını yalanlayarak, şantiyeyi sadece bir kez ziyaret ettiğini ve villa talebinde bulunmadığını söyledi. Cemal Üneş ise İmamoğlu'nun kendisinden 500 bin lira istediğini ve bu miktar için Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirildiğini, ayrıca beş ayrı senet düzenlendiğini iddia etti. İmamoğlu, Üneş'in iddialarını da yalanlayarak para talep etmediğini belirtti.

bu tür iddialar, kamuoyunun adalet sistemine olan güvenini sarsabilecek niteliktedir. Mahkemelerin tarafsız bir şekilde tüm delilleri incelemesi ve gerçeklerin ortaya çıkması büyük önem taşımaktadır. devletimiz, yolsuzluk iddialarına karşı kararlı bir mücadele yürütmeli ve kurumlarının şeffaflığını korumalıdır. Siyasi tartışmaların ötesinde, hukukun üstünlüğü ilkesi herkes için geçerli olmalıdır. Dava sonuçlanana kadar tüm tarafların sabırlı olması ve spekülasyonlardan kaçınması gerekmektedir.

Umarım mahkemeler adil kararlar verir ve ülkemiz için hayırlı bir sonuç doğar. Dilerim ki bu süreç, devletimizin kurumlarının gücünü ve dürüstlüğünü bir kez daha ortaya koyar.
Yargı sürecinin işlemesi ve iddiaların mahkeme huzurunda netleşmesi elbette önemli; ancak bu aşamada beyanların tek başına belirleyici olmadığını da unutmamak gerek. Keleş’in anlatımlarının dosyadaki diğer delillerle örtüşüp örtüşmediği, sürecin seyri açısından belirleyici olacak. Kamuoyunun beklentisi, adaletin tecelli etmesi ve hiçbir ayrıcalık tanınmadan yargılamanın tamamlanmasıdır. bu tür davalarda asıl olan, somut delillerin hukuk kuralları çerçevesinde değerlendirilmesidir; gerisi teferruattır.
Kamu kaynaklarının ve milletimizin emaneti olan makamların bu tarz vahim iddialarla anılması, vatanını ve milletini seven her bir ferdi derinden yaralamaktadır. Adaletin tecelli etmesi ve yetim hakkının korunması adına, yargı makamlarımızın bu iddiaları en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğine ve gerçeği ortaya çıkaracağına olan inancım tamdır. Temennimiz, kamu görevinde bulunan herkesin hemşerilerine ve devletine karşı her zaman şeffaf, dürüst ve hesap verebilir bir duruş sergilemesidir. İnşallah hukuk karşısında hak yerini bulur ve zihinlerdeki tüm soru işaretleri en kısa sürede giderilir.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...