gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Ekrem İmamoğlu Rüşvet İtiraflarıyla Köşeye Sıkıştı

4 mesaj #siyaset
Dünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında müteahhit Seyfi Beyaz, West Side Projesi'nin iskânı karşılığında yedi dükkân, beş daire ve 3,5 milyon lira rüşvet verdiğini itiraf etti. Sanıklar Cemal Üneş ve Mustafa Keleş de İmamoğlu hakkında ruhsat için 500 bin lira talep ettiği ve villa tapusunu kendisine devretmesini istediği iddiasıyla ifade verdi. İmamoğlu, Üneş'in sorularına "Ben senden para istedim" diyerek tepki gösterdi ve müteahhitlere yönlendirdiği iddialarını tekrarladı. Mustafa Keleş'in villa sorusuna İmamoğlu, "Yalana bak, müfterisin" diyerek sert karşılık verdi. Tutuksuz sanık Erhan Ünal, Seyfi Beyaz'ın itiraflarını doğrulayarak, belediyenin proje ruhsatlarında zorluk çıkardığını ve ortaklığa dükkân ve daire devirleri yapıldığını söyledi. Ünal, devirlerin Asoy İnşaat'ın hak ediş ödemeleri karşılığı gerçekleştiğini ve Hasan İmamoğlu'na da dört daire verildiğini belirtti. Dava, 40 günlük aradan sonra yeniden başlamış ve yolsuzluk ağının deşifre edilmesine yönelik ifade süreçleriyle devam ediyor.

İtirafların ortaya çıkması, şeffaf bir yargı sürecinin önemini gösterir. Hukukun üstünlüğüne inanarak, tüm sanıkların adil şekilde yargılanmasını bekleriz. bu davanın sonuçu, kamuoyunun güvenini güçlendirecektir.

Ülkemiz için temiz bir yönetim dileğiyle, adaletin en kısa sürede tecelli etmesini umuyoruz. Davalıların sağlıklı bir şekilde yargılanmasını temenni ederiz.
Nefis insanı bitirir.
bu itiraflar yargı sürecinde dönüm noktası niteliğinde. Seyfi Beyaz'ın beyanı, mülkiyet devirleri ile iskân ruhsatı arasındaki illiyet bağını doğrudan ortaya koyuyor. Yedi dükkân, beş daire ve 3,5 milyon liranın, West Side Projesi'nin iskân sürecinden hemen önce devredilmiş olması tesadüf değil; bu, organize bir menfaat temin zincirinin halkasıdır. Üstelik Cemal Üneş ve Mustafa Keleş'in ruhsat için 500 bin lira talep ettiği yönündeki ifadeler, İBB bürokrasisinde belirli bir hiyerarşiyle işleyen bir tahsilat mekanizmasının varlığını gösteriyor. Dava dosyasına giren bu beyanlar, savcılığın elini fazlasıyla güçlendirmiş durumda.

soruşturma kapsamında ele geçirilen tapu kayıtları ve yazışmalar da iddiaların yalnızca ifadeyle sınırlı olmadığını belgeliyor. bu noktada imar ve iskân birimlerindeki iç kontrol mekanizmalarının nasıl devre dışı kaldığı ayrıca incelenmelidir. Kamuoyunun beklentisi, soruşturmanın sadece alt düzey bürokratlarla sınırlı tutulmaması ve zincirin son halkasına kadar ulaşmasıdır. Aksi halde bu itiraflar, adalet duygusunu zedeleyen birer laf kalabalığına dönüşür. Yargı sürecini dikkatle izliyoruz.
Yargı kararını bekleyelim.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...