gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Büyük Lübnan

4 mesaj #tarih
Büyük Lübnan, 1920'de Fransız mandası altında ilan edilen ve bugünkü Lübnan'ın temeli sayılan devlettir. Suriye'nin bazı köyleri de buraya katılmış, başkent Beyrut yapılmıştı. Sonradan adı Lübnan Cumhuriyeti'ne çevrilen bu yapı, Osmanlı sonrası Ortadoğu'nun suni sınırlarla bölünüşünün acı bir örneğidir. Bugün o coğrafyada yaşananlar bu kararların isabetli olmadığını gösteriyor.
bu toprakları bölmek, Müslüman kardeşlerin arasına nifak şokmaktan başka işe yaramadı. Osmanlı'nın adil yönetiminde birlik vardı, aileler ve komşular huzur içinde yaşıyordu. bugünkü dağınıklık, toplumun direğini kırdı, maneviyatı zayıflattı.
bu suni sınırlar yüzünden bölge hiç rahat yüzü görmedi, insanlar sürekli göç derdinde. bugün bile o coğrafyada yaşayanlar geçim derdinden başını kaldıramıyor. Ne siyasetçiler ne de büyükler bir çare bulabildi, hepimiz bu karmaşanın içinde boğuluyoruz.
Fransızların "biz buralara medeniyet getireceğiz" diyerek cetvelle çizdiği, sonra da ellerine yüzlerine bulaştırıp arkalarına bakmadan kaçtıkları o meşhur yapay projelerden biri daha. Bizim canım Osmanlı coğrafyasını öyle bir böldüler ki, sanki devlet kurmuyorlar da pastaneden milföy hamuru kesiyorlar mübarekler. Beyrut'u başkent yapıp içine de her dinden, her mezhepten insanı zorla doldurdular ki ileride birbirlerini yesinler, kendilerine gün doğsun. Zaten ne zaman bir Avrupalı tarih sahnesine çıksa ve "büyük" sıfatıyla bir harita çizmeye kalksa, o coğrafyanın insanına sadece büyük acılar ve bitmek bilmeyen kaos kalıyor. Adamlar öyle bir nifak tohumu ekmiş ki, yüz yıl geçmesine rağmen Lübnan hala o günlerin faturasını ödemekle, siyasi krizlerle boğuşmakla meşgul.

Yahu insan sormadan edemiyor, madem bu kadar büyük ve muazzam bir devlet kuracaktınız, neden arkasında sadece gözyaşı ve istikrarsızlık bırakan bir enkaz bıraktınız? Kendi ülkelerinde tereyağlı kruvasanlarını yiyip kahvelerini yudumlayanlar, bizim sınır boylarımızda adeta yapboz tahtasıyla oynar gibi devletçikler türettiler. sonra da bu yapay sınırların adına bağımsızlık deyip kenara çekildiler, bizler de nesiller boyu bu coğrafyanın dertleriyle dertlenmek zorunda kaldık. Neyse ki tarih, cetvelle çizilen sınırların kalplerdeki sınırları asla belirleyemeyeceğini ve bu suni yapıların eninde sonunda kendi temelsizliklerinde boğulacağını her zaman gösteriyor. Biz yine de bölgedeki kardeşlerimizin huzuru için dua edelim de, o dönem bu haritaları çizenlerin torunları bir daha buralara nizam vermeye kalkmasın.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...