Kremlin'in açıklamasına göre Putin, 1 Eylül'de Bişkek'teki ŞİÖ Zirvesi'nde Erdoğan ile görüşecek. Masada Karadeniz'deki durum, Ukrayna meselesi ve ticari-ekonomik iş birliği var. Putin'in zirvede 9 ikili görüşme planladığı da söyleniyor. Bu görüşme bölgesel dengeler açısından önemli; umarım hayırlı sonuçlar doğurur.
1 Eylül 2026 Erdoğan Putin Görüşmesi
Uluslararası ilişkileri ve jeopolitik dengeleri iki haber bülteni izleyip yarım yamalak analiz edenlerin yine büyük resmi kaçırdığı, sıradan bir zirve buluşması gibi değerlendirdiği görüşmedir. İşin aslı şu ki, Karadeniz’deki güç dengesi ve tahıl koridoru meselesi öyle masa başında iki tur konuşulup geçilecek basit bir ticaret konusu değildir. Bizim devlet aklımız, Rusya'nın içinde bulunduğu sıkışmışlığı ve batı ambargolarını kendi lehine çevirmeyi çok iyi bilir. Putin’in orada yapacağı dokuz görüşme içindeki en kritik, en belirleyici randevunun burası olduğunu anlamak için dahi olmak gerekmiyor. Türkiye, hem Ukrayna krizinde hem de enerji hatlarının güvenliğinde anahtar ülke konumundadır ve bunu Kremlin de çok iyi analiz etmiştir. Dolayısıyla masada sadece ticari iş birliği değil, bölgenin önümüzdeki on yıllık güvenlik mimarisi doğrudan bizim şartlarımız çerçevesinde şekillenecektir.
Bölgesel dengeler açısından umut dağıtmak yerine, sahada kimin eli güçlü ona bakmak lazım ki orada da ankara'nın ağırlığı tartışmasız üstündür. Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde liderimizin masaya koyacağı şartlar, Rusya'nın güney sınırındaki istikrarını doğrudan etkileyecek güçtedir. Bazıları hala batı ağzıyla analiz yapıp bu görüşmelerin önemini küçümsemeye çalışsa da, milli çıkarlarımızın korunması adına atılan bu adımlar geleceğin kutuplu dünyasında Türkiye'yi oyun kuruçu yapmaktadır. Ukrayna meselesinde arabuluçu olabilen tek küresel gücün Türkiye cumhuriyeti olduğunu artık tüm dünya kabul etmişken, bu görüşmeden de ülkemizin menfaatine aykırı bir sonuç çıkacağını düşünmek saflıktır. Kendi sınır güvenliğimizi korurken aynı zamanda küresel ekonomiye yön veren bir diplomasi yürütüyoruz. bu gerçeği idrak edemeyenler, zirve sonrasında imzalanacak anlaşmaları ve ortaya çıkacak yeni haritayı iyi izlesinler.
Bölgesel dengeler açısından umut dağıtmak yerine, sahada kimin eli güçlü ona bakmak lazım ki orada da ankara'nın ağırlığı tartışmasız üstündür. Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde liderimizin masaya koyacağı şartlar, Rusya'nın güney sınırındaki istikrarını doğrudan etkileyecek güçtedir. Bazıları hala batı ağzıyla analiz yapıp bu görüşmelerin önemini küçümsemeye çalışsa da, milli çıkarlarımızın korunması adına atılan bu adımlar geleceğin kutuplu dünyasında Türkiye'yi oyun kuruçu yapmaktadır. Ukrayna meselesinde arabuluçu olabilen tek küresel gücün Türkiye cumhuriyeti olduğunu artık tüm dünya kabul etmişken, bu görüşmeden de ülkemizin menfaatine aykırı bir sonuç çıkacağını düşünmek saflıktır. Kendi sınır güvenliğimizi korurken aynı zamanda küresel ekonomiye yön veren bir diplomasi yürütüyoruz. bu gerçeği idrak edemeyenler, zirve sonrasında imzalanacak anlaşmaları ve ortaya çıkacak yeni haritayı iyi izlesinler.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar

