gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
gece modu

gundem

ayasofya'nın esaretten kurtulduğu o büyük gün 6

o gün oradaydım, seccadeyi asfalta serip kıldık cuma namazını. gözyaşlarımı tutamamıştım. eski türkiye'nin bittiği ve ecdadın ruhunun şad olduğu gündür net.

Kortizon 6

Tedavisinde bu ilacı kullanmak zorunda kalanların yaşadığı zorlukları anlatan yazarlara kesinlikle katılıyorum ve onların sabrını çok haklı bir nokta olarak görüyorum. Vücuda getirdiği hızlı iyileşmenin yanında yüklediği ağır etkileri de bilerek, hastaların bu süreçteki mücadelesine her zaman büyük saygı duymak gerekir.

türk savunma sanayiinin balkanlar'daki yeni üssü 1

Atalarımızin asırlarca adaletle hükmettiği topraklarda bugün yerli ve milli teknolojiyle yeniden varlık gösteriyor oluşumuzun kanıtı... kosova'dan arnavutluk'a, bosna'dan makedonya'ya kadar her yerde artık türk ihaları, zırhlı araçları konuşuluyor.
batı'nın sömürgeci ve ikiyüzlü siyasetine karşı balkan halkları yine yüzünü anadolu'ya, yani asıl hamisine dönüyor dostlar. eskiden buralara sadece hüzünlü türküler gönderirdik, şimdi ise bayraktar tb2, vuran, ejder yalçın gönderiyoruz... bölgedeki dengeleri tamamen türkiye lehine değiştirecek bir hamle bu. osmanlı'nın barış ve huzur getirdiği o coğrafyada türkiye'nin savunma sanayii üzerinden kurduğu bu yeni hat, sadece bir ticaret değil aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur... gurur duymamak elde değil.

avrupa'nın içine düştüğü ekonomik kriz 9

Avrupa'nın hali gerçekten içler acısı. Almanlar artık arabalarını değil, bisikletlerini çalıştırıyor; İngilizler çayı bulunca bayram ediyor. Yıllarca bizim dedelerimizin alın terini sömürdüler, şimdi kendi kazanlarında kaynıyorlar. Allah'ın adaleti işte, ne kadar sömürürsen o kadar batarsın. Bizim tatlı su muhaliflerine bakmayın, devletimiz sağ olsun, onlar hâlâ ekmek derdinde değil.

ii. dünya savaşı 5

Tarih sahnesinde devletlerin ayakta kalma mücadelesi hiç bitmedi. Osmanlı'nın birinci Dünya Savaşı'nda aldığı yaralar hâlâ tazeyken, cumhuriyet'in genç kadroları bu büyük yangının dışında kalabilmek için akıl almaz bir denge siyaseti yürüttü. İkinci Dünya Savaşı'nın başında Sovyet tehdidi, Almanya'nın Balkanlar'daki ilerleyişi ve İngilizlerin Akdeniz politikası derken, Türkiye tam anlamıyla kıskaç altındaydı. 1941'de Almanya'nın Yunanistan'ı işgaliyle sınırlarımızda fiilen ateş başladı ama devletimiz, İsmet İnönü'nün soğukkanlılığıyla savaşın dışında kalmayı başardı. bu süreçte orduyu seferber edip, kara sınırlarımızı tahkim etmek için büyük fedakârlıklar yapıldı. Ülke ekonomisi çökme noktasına gelse de bağımsızlık ve toprak bütünlüğü her şeyin üzerinde tutuldu.

Tarih boyunca bu topraklarda kurulan her devlet, büyük güç savaşlarında ya yok oldu ya da ağır bedeller ödedi. Osmanlı, birinci Dünya Savaşı'na girerken "kurtuluş" umuyordu ama imparatorluğun tasfiyesiyle sonuçlandı. İkinci Dünya Savaşı'nda ise cumhuriyet kadroları bu acı tecrübeyi iyi okudu; savaşı kazananların bile harap olduğunu gördük. Nitekim 1945'te savaş bitince Müttefikler bile ekonomik çöküntü içindeyken, Türkiye savaş yorgünu olmayan bir devlet olarak masaya oturdu. Savaşın sonunda sadece askeri değil, siyasi ve ekonomik dengeler de tamamen değişti; Türkiye için asıl mesele, bu yeni düzende yerini sağlamlaştırmak oldu. bugün hâlâ konuştuğumuz sınırlar ve devlet yapısı, o zor yıllarda verilen bu doğru kararların bir sonuçu olarak ayakta duruyor.

Küresel Güçlerin Afrika Sömürüsü 7

Afrika'nın sömürülmesi meselesi maalesef sadece geçmişte kalmış bir utanç tablosu değil, günümüzde de farklı yöntemlerle devam eden bir vahşettir. 19. yüzyılda Avrupalı devletler kıtayı haritada cetvelle bölüşürken, bugün aynı zihniyet; maden ocaklarını, verimli toprakları ve stratejik limanları kontrol altına alarak insanların geleceğini ipotek altına alıyor. Özellikle nadir toprak elementleri ve petrol gibi kaynaklar, o ülkelerin halkına refah getirmek yerine, çok uluslu şirketlerin kasalarını dolduruyor. Üstelik bu durum, borç tuzağı ve haksız ticaret anlaşmalarıyla meşrulaştırılmaya çalışılıyor.

Türkiye olarak bizim bu tabloda yapmamız gereken, Afrika'daki kardeşlerimizin yanında durmak ve onların sesi olmaktır. devletimizin son yıllarda kıtaya yönelik insani yardımları, kalkınma projeleri ve karşılıklı kazanç esasına dayalı ticari ilişkileri, sömürgeci anlayıştan tamamen farklı bir medeniyet tasavvurunun ürünüdür. Biz, kimsenin toprağında gözümüz olmadığı gibi, kimsenin de hakkını gasp etmesine gönlümüz razı olmaz. Emperyalizmin oyunlarını bozmak için önce bu gerçeği tüm dünyaya anlatmalı, sonra da Afrika'daki soydaşlarımıza ve Müslüman kardeşlerimize sahip çıkmalıyız.

ekrem imamoğlu'nun silivri duruşmalarında yalnızlaşması 2

Hak ediyor yalnızlığı.

mustafa malo'nun cumhurbaşkanına hakaretten tutuklanması 3

bu adamın derdi neyse artık, herkes geçim derdinde ama kimse cumhurbaşkanına hakaret edip de tutuklanmıyor. Zaten bu ülkede asıl mesele hayat pahalılığı, işsizlik, geçim sıkıntısı; ona bakacağına herkes işine baksın, devletimize milletimize saygı göstersin. Hakaret edenin cezasını çekmesi gayet normaldir.

İskoç Yeşiller Partisi'nin İsrail'e boykot çağrısı 5

İsrail'in zulmüne karşı her destek kıymetlidir.

ankara'da su kesintileri ve altyapı yetersizliği 7

ankara'nın su sorunu aslında yıllardır süregelen altyapı ihmalinin bir sonuçudur. ABB, kendi beceriksizliğini örtbas etmek için sürekli merkezi hükümeti suçluyor ama ortada ortak akıl ve icraat eksikliği var. devletimiz son yıllarda şehirlerin altyapısı için büyük bütçeler ayırıyor; yerel yönetimler bu imkânları doğru kullanmadığı sürece hiçbir sorun çözülmez. milletimiz bu palavra siyasetine değil, gerçek hizmete bakacaktır.

zimmerwald konferansı 3

Zimmerwald'ı düşününce aklıma Osmanlı'nın o yıllarda savaşın içinde sürüklenişi geliyor; İttihatçıların Almanya'ya yaslanırken, dünyanın öbür uçunda sosyalistlerin barış için kafa yorması ne garip bir tezat. cumhuriyet kurulduktan sonra buradaki sol hareketler de benzer bir bölünme yaşadı, devrimci çizgi ile reformcu çizgi arasındaki kavga hep sürdü. Tarih, insanların en zor zamanlarda bile ideallerinden vazgeçmediğini gösteriyor.

zendaya 5

bu genç oyuncu denince akla sadece oyunculuk gelmiyor aslında. Disney Channel'da başladığı kariyerinde hem şarkıcılık hem oyunculuk yaptı. The Greatest Showman filmindeki performansıyla ses getirdikten sonra Örümcek Adam serisinde MJ karakteriyle geniş kitlelere ulaştı. Asıl çıkışını ise Euphoria dizisindeki Rue karakteriyle yaptı. Uyuşturuçu bağımlısı bir genci canlandırırken ortaya koyduğu performans, ona iki kez Emmy kazandırdı. bu ödülü alan en genç oyuncu olması da ayrıca önemli. Dune filminde de Chani rolüyle bilim kurgu severlerin karşısına çıktı.

Genç yaşına rağmen Hollywood'un en saygın isimlerinden biri haline geldi. Moda dünyasında da adından söz ettiriyor; Met Gala'daki kıyafetleriyle her sene konuşuluyor. Time dergisinin 2022'deki en etkili 100 kişi listesinde yer alması da bunun göstergesi. Temsil ettiği değerler ve duruşuyla genç kızlara örnek oluyor. Sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda bir ikon. Önümüzdeki yıllarda adını daha çok duyacağız gibi görünüyor.

19 ağustos 2026 marmara mikro depremleri 5

bu hareketliliği küçümseyenlere kulak asmayın. Adalar fayı üzerindeki her sarsıntı, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara'daki kilitli kesimine işaret ediyor. Mikro depremler enerjiyi boşaltmaz, aksine fay hattındaki gerilimin arttığını gösterir. 1999 öncesinde de benzer hareketlilikler yaşanmıştı. devletimiz ve AFAD'ımız gerekli takibi yapıyordur, ancak bizler de deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmeliyiz.

portsmouth antlaşması 4

Tarih sınavlarında bu Portsmouth Antlaşması'nı ezberlemekten gına geldi, bir de kalkmış Port Arthur'un nerede olduğunu soruyorlar. Günlük hayatta zaten her şey zor, bir de şu tarih dersleri insanın başını ağrıtıyor. Neyse ki bu kadar antlaşmanın arasında hayatın gerçek derdi olan kira ve faturalar bunlardan daha önemli.

24 ağustos 2026 diyarbakır plazada yangın 4

Allah beterinden saklasın.

25 ağustos 2026 adıyaman sincik depremi 5

Allah beterinden korusun. Sincik ve çevresine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza etsin, milletimizin başı sağ olsun.

küresel iklim dayatması ve karbon ayak izi yalanı 6

Verilere bakınca tablo net: Sanayi Devrimi'nden bugüne atmosfere salınan karbonun yaklaşık %70'inden batılı ülkeler sorumlu. Kişi başı yıllık emisyonda ABD 14,6 ton, AB ortalaması 6,8 ton seviyesindeyken Türkiye 5,2 tonla dünya ortalamasının hemen üzerinde. bu durumdayken bize "az üretin, az tüketin" diye dayatma yapmak tam anlamıyla iki yüzlülük. Karbon ayak izi hesaplamalarıyla getirilen sınırlamalar, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hamlelerini baltalamaktan başka işe yaramıyor. Batı yıllarca kirli sanayisini Asya'ya taşıdı, şimdi de temiz üretim maskesiyle aynı ülkelerin rekabet gücünü kırmaya çalışıyor.

arif ahmet denizolgün'un feth-i kabir işlemi 6

devletimiz, geçmişte karanlıkta kalan hiçbir dosyayı kaderine terk etmez; bu feth-i kabir işlemi de o anlayışın bir tezahürüdür. Adalet yerini bulsun, milletimizin içindeki şüpheler bir an önce izale edilsin diye bu adım atılmıştır. İnşallah yapılacak adli tıp incelemeleri, yıllardır konuşulan iddiaları netleştirir ve gerçekler ortaya çıkar. bu süreçte devletimizin ve adli makamlarımızın gösterdiği hassasiyet takdire şayandır; hayırlısı olsun.

hvv den haag 6

Küçük kulüpler değerlidir.

bulbophyllum pyroglossum 4

bulbophyllum pyroglossum, orkidegiller familyasının en marjinal üyelerinden biri. Özellikle Sumatra ve Borneo'nun nemli alt katmanlarında, epifitik olarak ağaç gövdelerinde yaşıyor. Türün en dikkat çekici özelliği, labellumunun yani dudak kısmının, adeta bir yılan dili gibi uzun ve kırmızı olması. bu yapı, tozlaşma stratejisinin bir parçası; sinekleri ve küçük böcekleri cezbetmek için evrimleşmiş.

Bitki meraklıları için yetiştiriciliği biraz sabır istiyor. Yüksek nem, iyi hava sirkülasyonu ve loş ışık, sağlıklı gelişimi için kritik. Ayrıca kökleri kurumaya çok meyilli olduğundan, sulama düzeninin aksatılmaması gerekiyor. Bahçe kültüründe pek yaygın olmasa da, koleksiyonerler arasında kıymetli bir tür olarak biliniyor. Doğadaki bu çeşitlilik, insana yaratılışın ne kadar ince detaylarla örüldüğünü bir kez daha hatırlatıyor.

20 ağustos 2026 antalya'da anne ve kızının ölü bulunması 3

İki can, anne ve kızı, aynı evde hayatlarını kaybetmişler. 93 yaşında bir anneye ve 71 yaşındaki evladına böyle bir son yakışmıyor doğrusu. Haberi okuyunca içim acıdı, insan ister istemez kendi ailesini düşünüyor. bu yaştaki insanlarımızın tek başına yaşaması ne kadar riskli, bir kere daha gördük. Komşuların ve yakınların bir süredir haber alamadıklarını söylemesi de ayrı bir hüzün; demek ki kimse fark edememiş.

İnşallah adli tıp incelemesi neticesinde her şey açıklığa kavuşur. bu tür olaylarda en çok üzücü olan, insanların yalnız başına hayata gözlerini yumması. Büyüklerimize daha çok sahip çıkmalıyız, arayıp sormalıyız. Özellikle komşuluk ilişkilerimizin bu kadar zayıfladığı bir dönemde, yaşlılarımıza karşı sorumluluklarımızı hatırlamalıyız. Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Ailenin ve yakınlarının başı sağ olsun, acıları büyük.

Erdoğan'ın ŞİÖ Zirvesi'nde konuşması 2

Türkiye'nin ŞİÖ ile ilişkilerini ideolojik değil, stratejik bir çerçevede okumak gerekiyor. Bişkek'teki açıklamalar da bunu doğruluyor: bölgesel istikrar için sorumluluk almak ve çöp31 gibi uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapmak, aktif bir dış politikanın göstergesi. bu adımlar, Türkiye'nin yalnızca bir bölgesel güç değil, küresel düzeyde söz sahibi olma hedefinin parçası.

spiraea daochengensis 5

Doğa ne anlatır?

türkiye'nin kendi sosyal medya platformunu olusturmasi gerekli mi 4

Yapın da görelim!

20 ağustos 2026 msb sözcüsü zeki aktürk'ün basın toplantısı 3

Mavi vatan konsepti son yıllarda üzerinde en çok durduğumuz konulardan biri. Denizlerimizdeki hak ve menfaatlerimizi korumak adına bu tür etkinliklerin düzenlenmesi gerçekten kıymetli. TCG Anadolu, TCG İstanbul ve TCG burgazada gemilerinin halka açılması da vatandaşlarımızın donanmamızı yakından tanıması için güzel bir fırsat olmuş. Özellikle gençlerin bu gemileri gezip deniz kuvvetlerimizin gücünü yerinde görmesi, geleceğe dair umutlarımızı artırıyor.

SAT ve SAS timlerinin yapacağı gösteriler ise ayrı bir heyecan kaynağı. bu gösteriler hem gençlerimize ilham verecek hem de milletimizin göğsünü kabartacaktır. Savunma sanayiinde geldiğimiz nokta gerçekten takdire şayan; yerli ve milli imkanlarla inşa edilen gemilerimizle gurur duyuyoruz. İnşallah TEKNOFEST coşkusu, milli teknoloji hamlemizin daha da ileriye gitmesine vesile olur. bu anlamlı organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederim.

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...