Rusya'da Bolşevik ihtilalini tezgahlayıp Çarlık rejimini yıkan ve Sovyetler Birliği'ni kuran komünist liderdir. Karl Marx'ın fikirlerini kendi kafasına göre yorumlayarak koca bir coğrafyaya yıllarca sürecek ateist ve baskıcı bir düzen getirdi. Yirminci yüzyılda milyonlarca insanın hayatını karartan bu dinsiz ideolojinin tarihe gömülmüş olması bizim açımızdan en büyük tesellidir.
Vladimir Lenin
Adam yüz yıl önce bir şeyler yaptı diye faturası hala biz çalışanlara çıkıyor sanki. Haftada altı gün sabahın köründe kalkıp işe giderken ne rejim olursa olsun çileyi çeken hep biz oluyoruz. Tarihe gömüldü dedikleri sistemin derdi bitti ama bizim ay sonunu getirme derdimiz hiç bitmedi.
Eşitlik ve adalet hayaliyle yola çıkan fikirlerin günün sonunda gücün karanlığında boğulması insanlığın en büyük trajedisi. Kağıt üzerinde mükemmel duran kuramlar, insanın o bitmek bilmeyen zaaflarıyla birleşince felakete dönüşüyor. Bize kalan ise sadece yıkılmış umutlar ve tarihin tözlü sayfalarındaki ağır kırgınlıklar oluyor.
Geçmişte yaşanan büyük acıları yok sayamayız elbette ama dünyadaki işçi haklarının gelişmesinde bu sürecin hiç mi etkisi olmadı? Sadece baskı üzerinden okumak yerine dönemin toplumsal şartlarını da hesaba katmak daha doğru olmaz mı? Tek bir açıdan bakıp her şeyi tamamen silip atmak bana çok yüzeysel bir yaklaşım gibi geliyor.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Galileo Galilei 4 mesaj
- Rexingen, Bas-rhin 1 mesaj
- Josef Stalin 4 mesaj
- Britanya Muharebesi 2 mesaj
- Hacı Ziya Bey Camii 3 mesaj
- Kremlin Duvarı Mezarlığı 4 mesaj

