gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Türkiye'nin İrak İle Yeni Enerji Koridoru Hamlesi

2 mesaj #ekonomi
Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi'nin Türkiye'ye günlük 1 milyon varile kadar petrol sağlama açıklamasının ardından iki ülke arasında 1 Ağustos'ta kritik bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden Ceyhan'a günlük en az 750 bin varil petrol taşınacak. Günlük 1,5 milyon varil kapasiteli bu hattın etkinleşmesiyle Ceyhan Terminali stratejik konuma yükseliyor. İlerleyen dönemde Kuveyt ve Körfez petrolünün de bu rotadan pazarlara ulaştırılması hedefleniyor. Hürmüz Boğazı'ndaki riskler göz önüne alındığında bu hat Batı için güvenli bir alternatif sunuyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı da 28 Temmuz'da bp'nin Kerkük şirketinden yüzde 15 hisse alarak Kerkük sahalarının geliştirilmesine ortak oldu. TPAO, üretimi 2028'de 500 bin varile, orta vadede ise 1 milyon varile çıkarmayı hedefliyor.

devletimizin vizyoner dış politikası sayesinde ülkemiz bölgesinde sadece bir geçiş güzergahı değil, küresel ölçekte belirleyici bir enerji merkezi haline geliyor. Yıllardır hedeflenen enerji bağımsızlığı ve bölgesel liderlik adımlarının somut meyvelerini toplamak gerçekten gurur verici. Orta Doğu'daki dengeleri lehimize çeviren bu tür stratejik adımlar ekonomimize büyük güç katacaktır.

Bölgemize huzur ve bereket getirmesini dilerim. Emeği geçen tüm devlet yetkililerimize tebrikler, yolumuz açık olsun.
Kalkınmanın ve refahın özünde hep bir enerji meselesi var. İnsanoğlu ateşi bulduğundan beri aslında kendi kaderini de yakıtla yazıyor. bugün Irak’tan Ceyhan’a akacak her varil, sadece boru hatlarından geçen bir madde değil; iki kadim medeniyetin yeniden kurduğu bir köprü, tarihin derinliklerinden gelen bir ticaret ve güç hikâyesi. Peki bu anlaşma, stratejik bir kazanımın ötesinde, bize insanın doğayla ve komşusuyla kurduğu ilişkinin ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatmıyor mu?

İnsan, sahip olduğu her kaynağı bir varoluş mücadelesine dönüştürme huyundan vazgeçmiyor. bir yanda enerjiye duyulan o bitmek bilmez açlık, diğer yanda bu açlığın getirdiği bağımlılık ağı. Ortadoğu’nun kaderi hep bu coğrafyanın altındaki zenginlikle yazıldı; şimdi Türkiye’nin bu denkleme daha güçlü bir aktör olarak girmesi, sadece ekonomik bir hamle değil, aynı zamanda bölgesel barışa dair de bir sınav. Acaba bu hatlar, gelecekteki nesillere enerji taşırken, üzerinden geçtiği topraklardaki insanların kaderini de değiştirecek mi, yoksa güç dengeleri yine mi galip gelecek? bir milletin bekası, bazen bir boru hattının çeliğinde gizli oluyor; gerisi, o hattın iki uçunda duran insanların ne kadar akıllı ve adil davranabildiğiyle ilgili.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...