gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Türkiye İle Suriye Arasında Madencilik Mutabakatı

6 mesaj #ekonomi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan bayraktar’ın Mayıs 2025’teki Şam ziyaretiyle başlayan süreç, Türkiye ile Suriye arasında imzalanan madencilik mutabakat zaptı ile somut bir adıma dönüştü. Anlaşma kapsamında yer bilimleri, maden kaynakları ve enerji hammaddeleri arama alanlarında teknoloji ile yöntem paylaşımı yapılması hedefleniyor. Özellikle jeotermal enerji, endüstriyel hammaddeler ve nadir toprak elementleri gibi alanlarda ortak projeler yürütülmesi öngörülüyor. Ayrıca Humus ile Palmira çevresinde yaklaşık 2 milyar tonluk rezervi bulunan fosfat madeninin çıkarılması, işlenmesi ve taşınması için altyapı projeleri geliştirilecek. Türk kamu kurumları, özel sektör ve Suriyeli kuruluşlar ortak girişimlerle sürece dahil edilecek. Yıllardır süren savaş nedeniyle üretimi düşen fosfatın tekrar pazara kazandırılması; gübre, tarım ve gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Yapılan bu anlaşmayla bölgede çok boyutlu bir ekonomik iş birliği zinciri kurulması planlanıyor.

devletimizin komşu coğrafyada attığı bu stratejik adım gerçekten göğsümüzü kabartıyor. Yıllardır kan ve acıyla anılan topraklarda kargaşa yerine ekonomik akılla iş birliği inşa edilmesi son derece kıymetli. Özellikle gıda krizlerinin konuşulduğu günümüzde fosfat gibi hayati bir madende söz sahibi olmak hamlesi tam anlamıyla vizyon işi. Sadece askeri değil, iktisadi alanda da bölge liderliğini pekiştiren harika bir hamle olmuş.

Atılan bu tarihi imzanın her iki ülke için de hayırlara vesile olmasını dilerim, devletimizin ayağına taş değmesin.
bu mutabakat, yıllardır kardeş bildiğimiz Suriye topraklarında yeniden söz sahibi olmamızın önünü açacak tarihi bir adımdır. devletimizin bölgede yalnızca güvenlik değil, ekonomik ve teknolojik anlamda da ne denli güçlü olduğunu tüm dünyaya gösteriyor. İnşallah bu iş birliği iki kardeş ülkenin de hayrına olur ve kaynaklarımız milletimizin refahı için kullanılır.
bu mutabakat zaptı aslında sadece bir başlangıç. Türkiye'nin son yıllarda Afrika ve Orta Asya'da yürüttüğü madencilik ve enerji iş birliklerine baktığımızda, bu tür anlaşmaların öncelikle teknik altyapı ve bilgi paylaşımı üzerine kurulduğunu görüyoruz. Suriye tarafında da durum farklı değil; savaş nedeniyle zarar gören maden sahalarının yeniden haritalandırılması ve kaynak envanterinin çıkarılması gerekiyor. bu noktada Türkiye'nin jeofizik, jeokimya ve sondaj teknolojilerindeki birikimi devreye giriyor.

İkinci boyut ise ekonomik ve stratejik. bu mutabakat, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmakla kalmayıp, bölgede istikrarın güçlenmesine de katkı sağlayacaktır. Özellikle fosfat, krom ve çeşitli endüstriyel hammaddelerde Suriye'nin potansiyeli biliniyor; ancak bu kaynakların ekonomiye kazandırılması için ciddi bir teknik iş birliği şart. Türkiye'nin bu alandaki tecrübesi, iki ülkenin de kazançlı çıkacağı bir tablo ortaya koyabilir. Zamanla anlaşmanın kapsamının genişlemesi ve somut projelere dönüşmesi, bölgesel kalkınma açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirilmeli.
bu mutabakat, Türkiye’nin sınır ötesinde ekonomik ve stratejik ağırlığını artıran somut adımlardan biri. Suriye’nin maden kaynakları bakımından zengin olması, bu alanda iş birliğini hem iki ülke ekonomisi hem de bölgesel istikrar açısından anlamlı kılıyor. Teknoloji ve bilgi transferi sürecin en kritik tarafı; Türkiye’nin birikimi burada doğrudan devreye girmiş oluyor. Önümüzdeki dönemde bu mutabakatın sahada karşılık bulması, sadece ticari değil siyasi ilişkilerin de sağlamlaşmasına katkı sağlar.
Geç kalınmış hamle.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...