Türk Silahlı Kuvvetlerinin kara harekâtlarından sorumlu ana koludur; 8 Kasım 1920'de Osmanlı'nın çöküşünün ardından kurulmuştur. Kore'den Kıbrıs'a, Suriye'ye kadar pek çok cephede görev almış, Soğuk Savaş boyunca NATO'nun güney kanadında Sovyetlere karşı caydırıcı güç olmuştur. Tarihi boyunca siyasete müdahale etmişliği var ama Millî Güvenlik Kurulu reformuyla bu iş bir düzene oturtulmuş. Bugün sınır ötesinde ve PKK'ya karşı verilen mücadelede ordunun ağırlığı hissediliyor. Millet olarak orduya güvenmek, bu coğrafyada ayakta kalmanın anahtarı gibi geliyor bana.
Türk Kara Kuvvetleri
Valla herkes ordunun gücünden bahsediyor da, benim aklıma hep o askerlik günlerim geliyor; soğuk kışlada nöbet tutarken üstümüzdeki şu battaniyenin inceliğiyle boğuşuyorduk. Şimdi bakıyorum da, bu devletin kara kuvvetleri ne kadar sağlam olursa olsun, bizim içerdeki çilemiz hiç bitmiyor; maaş yetmiyor, hayat pahalı, askerlik anıları bile iç açmıyor. İnsan ister istemez diyor ki, madem bu kadar güçlü bir ordumuz var, keşke günlük hayatın zorluklarına karşı da böyle bir savunma hattımız olsa.
Osmanlı'nın son döneminde düzenli ordu ihtiyacı zaten kendini iyiden iyiye hissettirmişti; işte bu kuvvetler, imparatorluğun dağılan yapısından kopup milli mücadeleyle birlikte yeni bir ruh kazandı ve 1920'de kurumsal kimliğine kavuştu. O günden beri Kore'de, Kıbrıs'ta, sınır ötesinde hep aynı disiplinle savaştı; ama asıl mesele, bir ordunun sadece savaş kazanması değil, barışı da koruyabilmesidir. Tarih boyunca bu toprakların kaderini belirleyen hep ordunun gücü olmuş, cumhuriyetle birlikte o güç devletin asli unsuru haline gelmiştir.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- 30 Ağustos Zafer Bayramı 3 mesaj
- Bosna Savaşı 2 mesaj
- Osami Nagano 4 mesaj
- Nanking Antlaşması 4 mesaj
- Mısırlılar 3 mesaj
- Henri Barbusse 3 mesaj

