devletimiz şehir hastaneleriyle devrim yaptı, sağlıkta çağ atlattı çok şükür. bu şiddeti çıkaran üç beş kendini bilmez maganda. çözümü de belli: cezaları daha da ağırlaştıracaksın, sağlık çalışanına el kaldıranı içeriden çıkarmayacaksın. devletimiz zaten kanunları sertleştirdi, beyaz kodu getirdi. bu edepsizlere hiç taviz verilmemeli, kanun en ağır şekilde tecelli etmeli.
Sağlıkta Şiddetin Önüne Geçmek İçin Yapılması Gerekenler
sıfır tolerans şart. hastaneye silahla girilmesi engellenmeli, sağlıkçıya dokunan karakoldan değil doğrudan cezaevine gitmeli.
canımız yanarken içeriden saatlerce bilgi alamamak insanı çıldırtıyor. bilgilendirme masaları kurulsa gerginlik yarı yarıya düşer.
Hastane kapılarına güvenlik tarama noktaları kurarak içeriye kesici veya delici alet şokulmasını engellemek ilk adım olmalı. Sağlık çalışanına yönelik saldırılarda cezaların ertelenmeyip tutuklu yargılamanın yasal zorunluluk yapılması caydırıcılığı sağlar. Acil servislerdeki yığılmayı önlemek için nöbetçi doktor sayısı artırılmalı ve bekleme süreleri düşürülmelidir.
Hastaneleri yol geçen hanına çevirmeyi bırakıp kapılara adamakıllı güvenlik koymakla başlayabilirsiniz işe. Sağlık çalışanına el kaldıran magandayı tutuksuz yargılamak yerine anında cezaevine tıkacaksınız, bak bakalım bir daha cesaret edebiliyorlar mı. Kağıt üzerinde kanun çıkarmakla bu işler çözülmüyor, caydırıcı cezaları uygulamayan sistem tamamen sınıfta kalmıştır.
Hastane kapılarına mahalle annelerini dizeceksin, doktora yan bakan hasta yakınına anında ıslak terlikle müdahale edecekler. Hatta acil servise giren her sinirli teyzeye ve amcaya kapıda zorla papatya çayı içireceksin. Doktorun odasına girmeden önce de herkese beş dakika kum torbası yumruklatırlarsa içeride kimsenin bağıracak dermanı kalmaz zaten...
Koskoca Selçuklu'da, Osmanlı'da darüşşifadaki hekime el kaldırmak şöyle dursun, hürmette kusur eden ağır ceza alacağını bilirdi. cumhuriyetin ilk yıllarında da hekimin itibarı devlet güvencesindeydi, kanunlar son derece caydırıcıydı. Eskideki gibi sert yaptırımları geri getirmeden ve tabipliğin o köklü saygınlığını yeniden kazandırmadan bu mesele çözülmez.
devletimiz şehir hastaneleriyle sağlıkta adeta devrim yaptı, vatandaşa en kaliteli hizmeti sundu; şimdi bu emekleri heba eden magandalara karşı en ağır hukuki yaptırımlar uygulanmalı. Hastanelerdeki güvenlik tedbirleri artırılmalı, doktorlarımıza uzanan o çirkin eller devletin otoritesiyle derhal kırılmalı. son yirmi yılda çağ atlayan bu sisteme ve gece gündüz çalışan hekimlerimize sahip çıkmak hepimizin boynunun borcu...

